SON DAKİKA

Putin'i yenmenin yolu var ama nasıl?

The Guardian'da Timothy Garton Ash, Putin'in asıl yenilgisinin demokratik ve başarılı bir Ukrayna olduğunu savundu. Analiz, Avrupa'nın stratejik sabırla Ukrayna'yı desteklemesi ve kendi demokratik dayanıklılığını artırması gerektiğini vurguluyor.

Haber Giriş Tarihi: 24.05.2026 00:04
Haber Güncellenme Tarihi: 24.05.2026 00:14
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Putin'i yenmenin yolu var ama nasıl?

İngiliz gazetesi The Guardian’da yayımlanan kapsamlı analizde, Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa’nın gelecekte nasıl bir siyasi ve güvenlik düzenine sahip olacağını belirleyecek tarihsel bir kırılma noktasına dönüştüğü savunuldu. Tarihçi ve siyaset yorumcusu Timothy Garton Ash yazıda, Vladimir Putin’in Avrupa Birliği’nin dayanıklılığını, NATO’nun caydırıcılığını ve liberal demokratik düzenin psikolojik direncini test ettiği vurgulandı.

Guardian’daki değerlendirmeye göre Batı’da savaşın ilk dönemlerinde yaygın olan “Putin yakında çöker”, “Rus ekonomisi kısa sürede dağılır” ya da “Kremlin içerden sarsılır” yönündeki beklentiler büyük ölçüde gerçekçi değildi. Analizde, Putin yönetiminin baskıcı devlet yapısı, güvenlik bürokrasisi üzerindeki hâkimiyeti ve savaş ekonomisine geçiş kapasitesi sayesinde beklenenden daha dirençli çıktığı ifade edildi. Ancak yazıya göre bu durum, Rusya’nın stratejik olarak kazanacağı anlamına da gelmiyor.

Guardian analizinin merkezindeki temel tez şu: Putin’in gerçek yenilgisi Moskova’da rejim değişikliği yaşanması değil, Ukrayna’nın Rusya’nın kontrol edemeyeceği şekilde ayakta kalması olacaktır. Yazıda, Kremlin’in temel hedeflerinden birinin Ukrayna’yı tamamen işgal etmekten çok onu işlevsiz, parçalanmış, ekonomik olarak çökertilmiş ve sürekli kriz yaşayan bir tampon devlete dönüştürmek olduğu savunuluyor. Buna karşılık Avrupa’nın ve Batı ittifakının amacı ise Ukrayna’yı güvenli, demokratik, ekonomik olarak yaşayabilir ve Avrupa kurumlarına entegre olmuş bir devlet haline getirmek olmalı.

Analize göre savaşın gerçek sonucu cephe hattındaki ilerlemelerle ölçülmeyecek. Eğer Ukrayna savaş sonrasında Avrupa Birliği ile bütünleşmiş, yeniden inşa edilmiş ve güvenlik garantileri altına alınmış bir ülke haline gelirse, Putin askeri olarak bazı bölgeleri elinde tutsa bile stratejik anlamda başarısız sayılacak. Guardian yazısında bu durum açık biçimde “Putin’in asıl korkusu demokratik ve başarılı bir Ukrayna’dır” yaklaşımıyla ele alınıyor.

Yazıda dikkat çeken bölümlerden biri de Avrupa’nın psikolojik yorgunluğu meselesi oldu. Analize göre Kremlin’in en büyük hesaplarından biri, savaşın uzamasıyla birlikte Avrupa toplumlarının Ukrayna desteğinden sıkılması. Özellikle enerji fiyatları, ekonomik baskılar, göç krizleri, iç siyasi kutuplaşmalar ve aşırı sağ hareketlerin yükselişi üzerinden Avrupa kamuoyunda “yorulma” duygusunun büyümesinin hedeflendiği ifade ediliyor.

Guardian’daki değerlendirmeye göre Moskova, askeri cephede kesin bir zafer kazanamasa bile Batı toplumlarının siyasi iradesini aşındırmayı başarı olarak görüyor. Bu nedenle savaş medya operasyonları, dezenformasyon kampanyaları, siber saldırılar, enerji politikaları ve Avrupa iç siyasetini etkilemeye dönük hibrit stratejiler üzerinden yürütülüyor.

Analizde özellikle Avrupa’daki aşırı sağ partiler ve popülist hareketler üzerinden oluşan kırılganlığa da dikkat çekiliyor. Bazı Avrupa ülkelerinde Ukrayna’ya verilen desteğin sorgulanmaya başlamasının Kremlin tarafından dikkatle takip edildiği belirtilirken, Rusya’nın uzun vadeli stratejisinin “Batı’nın kendi içinde bölünmesini beklemek” olduğu ifade ediliyor.

Guardian yazısında NATO’nun geleceği de önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Analize göre Kremlin, doğrudan NATO ile büyük ölçekli savaşa girmek istemese de ittifakın kararlılığını test edecek sınırlı hamleler yapabilir. Özellikle Baltık hattı, Doğu Avrupa ve siber güvenlik alanlarında oluşabilecek krizlerin NATO’nun iç uyumunu sınayabileceği belirtiliyor.

Bu noktada yazının en dikkat çekici uyarılarından biri, Avrupa’nın güvenlik konusunda hâlâ büyük ölçüde ABD’ye bağımlı olması. Guardian analizine göre Donald Trump’ın yeniden güç kazandığı Amerikan siyasetinde, gelecekte Washington’un Avrupa güvenliğine yaklaşımının değişmesi ihtimali Avrupa başkentlerinde ciddi bir endişe yaratıyor. Bu nedenle Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırması, ortak güvenlik mekanizmalarını güçlendirmesi ve uzun vadeli askeri hazırlıklarını hızlandırması gerektiği savunuluyor.

Analizde ayrıca Rusya ekonomisine yönelik yaptırımların etkisine dair de kapsamlı değerlendirmeler yer aldı. Guardian’a göre yaptırımlar Rus ekonomisini tamamen çökertmedi ancak Kremlin’in uzun vadeli kapasitesini aşındırmaya başladı. Özellikle teknoloji erişimi, savunma sanayi üretimi, enerji gelirleri ve uluslararası finans ağları üzerindeki baskının zaman içinde daha belirgin sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

Bununla birlikte yazıda Batı’nın mevcut yaptırım rejiminde hâlâ ciddi boşluklar bulunduğu ifade edildi. Özellikle Rus petrolünün üçüncü ülkeler üzerinden küresel piyasalara ulaşmasını sağlayan “gölge filo” sisteminin Kremlin’e önemli gelir sağlamaya devam ettiği vurgulanıyor. Guardian’daki değerlendirmeye göre Avrupa’nın önümüzdeki dönemde enerji ve finans alanında daha sert ve koordineli adımlar atması gerekecek.

Analizin dikkat çeken yönlerinden biri de savaşın tarihsel ve medeniyet düzeyinde bir mücadele olarak görülmesi. Yazıya göre Putin yönetimi Sovyet sonrası dönemde kaybedilen nüfuz alanlarını yeniden kurmaya çalışırken, Avrupa ise Soğuk Savaş sonrası oluşan liberal düzeni koruma mücadelesi veriyor.

Guardian yazısı, Batı’da zaman zaman yükselen “barış için taviz” çağrılarına da eleştirel yaklaşıyor. Analize göre Ukrayna’nın zorla toprak kaybını kabul etmeye yönlendirilmesi, uzun vadede Rusya’nın revizyonist politikalarını daha da cesaretlendirebilir. Bu nedenle Kremlin’in saldırganlığının ödüllendirilmemesi gerektiği savunuluyor.

Yazının sonunda ise en önemli vurgulardan biri “stratejik sabır” kavramı oldu. Timothy Garton Ash’e göre liberal demokrasiler hızlı sonuç almak isteyen siyasi kültürleri nedeniyle uzun savaşlarda zorlanabiliyor. Ancak Putin yönetiminin hesap ettiği şey de tam olarak bu: Batı’nın zamanla dikkatini kaybetmesi ve iç bölünmeler nedeniyle geri çekilmesi.

Guardian analizine göre Putin’i yenmenin yolu kısa süreli askeri başarılar değil; Avrupa’nın uzun yıllar boyunca siyasi kararlılığını koruması, Ukrayna’yı ekonomik ve askeri olarak desteklemeye devam etmesi ve kendi demokratik dayanıklılığını güçlendirmesi. Yazı, “Bu savaşın sonucu yalnızca Ukrayna’nın değil, Avrupa’nın nasıl bir kıta olacağını belirleyecek” değerlendirmesiyle sona eriyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.