Şam’da Kritik Operasyon: Esad Döneminden Kalan Kimyasal Silah Kalıntıları Ele Geçirildi
Şam’da Kritik Operasyon: Esad Döneminden Kalan Kimyasal Silah Kalıntıları Ele Geçirildi
Suriye'deki geçiş yönetimi, Beşar Esad döneminden kalan gizli kimyasal silah programına ait mühimmatlar ve sarin gazı maddeleri ele geçirdiğini açıkladı. Üst düzey isimlerin gözaltına alındığı operasyon, uluslararası tasfiye tartışmalarını yeniden açtı.
Haber Giriş Tarihi: 27.05.2026 10:50
Haber Güncellenme Tarihi: 27.05.2026 10:54
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Suriye’de iç savaşın en karanlık dosyalarından biri yeniden açıldı. Şam’daki geçiş yönetimi, Beşar Esad döneminden kaldığı belirtilen gizli kimyasal silah programına ait yeni mühimmatlar, sarin gazı üretiminde kullanılan kimyasal maddeler ve depolama sistemleri ele geçirildiğini açıkladı. Operasyon teknik ekipmanlarla sınırlı kalmadı; eski rejimin kimyasal silah ağında görev aldığı ileri sürülen üst düzey askeri ve teknik isimlerin de gözaltına alındığı bildirildi.
Ortaya çıkan tablo, yıllardır “Suriye’nin kimyasal silah kapasitesi tamamen tasfiye edildi” yönündeki uluslararası açıklamaların gerçeği tam olarak yansıtmadığı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Çünkü bulunan mühimmatların bir kısmının, 2013 Guta saldırısı ve 2017’deki Han Şeyhun benzeri saldırılarda kullanılan sistemlerle benzer özellikler taşıdığı ifade ediliyor. Özellikle sarin üretiminde kullanılan “hexamine” adlı kimyasal dengeleyicinin ele geçirilmesi dikkat çekti. Bu madde daha önce uluslararası soruşturmalarda da Esad rejiminin kimyasal saldırılarıyla ilişkilendirilmişti.
Suriye iç savaşı boyunca kimyasal silah meselesi küresel jeopolitik bir kriz başlığına dönüştü. 2013 yılında Şam yakınlarındaki Guta’da yüzlerce kişinin öldüğü sarin saldırısı dünya kamuoyunda büyük şok yaratmış, dönemin ABD Başkanı Barack Obama “kırmızı çizgi” açıklaması yapmıştı. Ardından Rusya arabuluculuğunda Suriye’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne katılması sağlandı ve yaklaşık 1300 tonluk stokun imha edildiği duyuruldu. Ancak sonraki yıllarda klor gazı ve sarin kullanımına dair yeni raporların ortaya çıkması, rejimin gizli depoları sakladığı iddialarını güçlendirdi.
Bugün ortaya çıkan yeni bulgular da tam olarak bu şüpheleri yeniden alevlendirdi. Analizlere göre Suriye’de açıklanmamış onlarca, hatta yüzü aşkın kimyasal tesis bulunabileceği düşünülüyor. OPCW’ye bağlı ekipler son aylarda özellikle kıyı bölgeleri, eski askeri üsler ve merkezi depolama alanlarında incelemeler yürütüyor. Şam yönetiminin son dönemde uluslararası denetçilere daha fazla erişim izni vermesi, yıllardır kapalı kalan bazı dosyaların açılmasını sağladı.
Batılı güvenlik çevrelerinde özellikle eski rejime bağlı silahlı ağların yeniden organize olmaya çalıştığı ve depolardaki bazı materyallerin kaçırılmış olabileceği yönünde ciddi kaygılar bulunuyor. Bu nedenle son operasyonların sadece bir başlangıç olduğu değerlendiriliyor.
Suriye’deki geçiş yönetimi ise bu dosyayı kapatmanın ülkenin uluslararası sisteme yeniden entegre olabilmesi açısından kritik olduğunu düşünüyor. Çünkü Batılı devletler ve OPCW, yaptırımların hafifletilmesi ve diplomatik normalleşme için Şam’dan tam şeffaflık talep ediyor. Mart ayında başlatılan yeni uluslararası plan kapsamında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve Kanada destekli bir görev gücü oluşturuldu. Türkiye’nin de bu teknik sürece dahil olduğu açıklandı.
Ancak asıl soru hâlâ cevapsız: Esad rejiminin gizli kimyasal envanterinin ne kadarı gerçekten ortadan kaldırıldı? Çünkü savaş boyunca yeraltına taşınan bazı laboratuvarların ve mobil üretim ağlarının izine hâlâ tam anlamıyla ulaşılamadığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler ve OPCW raporlarında da yıllardır Suriye’nin yaptığı resmi beyanların “eksik ve tutarsız” olduğu vurgulanıyordu.
Ortaya çıkan son görüntüler ve ele geçirilen mühimmatlar, Suriye savaşının yıkılmış şehirlerden ibaret olmadığını yeniden gösteriyor. On yılı aşkın savaşın ardından ülkenin toprağında hâlâ görünmeyen bir savaşın kalıntıları bulunuyor: Gizli depolar, kayıp mühimmatlar ve hesabı kapanmamış kimyasal saldırılar…
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Şam’da Kritik Operasyon: Esad Döneminden Kalan Kimyasal Silah Kalıntıları Ele Geçirildi
Suriye'deki geçiş yönetimi, Beşar Esad döneminden kalan gizli kimyasal silah programına ait mühimmatlar ve sarin gazı maddeleri ele geçirdiğini açıkladı. Üst düzey isimlerin gözaltına alındığı operasyon, uluslararası tasfiye tartışmalarını yeniden açtı.
Suriye’de iç savaşın en karanlık dosyalarından biri yeniden açıldı. Şam’daki geçiş yönetimi, Beşar Esad döneminden kaldığı belirtilen gizli kimyasal silah programına ait yeni mühimmatlar, sarin gazı üretiminde kullanılan kimyasal maddeler ve depolama sistemleri ele geçirildiğini açıkladı. Operasyon teknik ekipmanlarla sınırlı kalmadı; eski rejimin kimyasal silah ağında görev aldığı ileri sürülen üst düzey askeri ve teknik isimlerin de gözaltına alındığı bildirildi.
Ortaya çıkan tablo, yıllardır “Suriye’nin kimyasal silah kapasitesi tamamen tasfiye edildi” yönündeki uluslararası açıklamaların gerçeği tam olarak yansıtmadığı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Çünkü bulunan mühimmatların bir kısmının, 2013 Guta saldırısı ve 2017’deki Han Şeyhun benzeri saldırılarda kullanılan sistemlerle benzer özellikler taşıdığı ifade ediliyor. Özellikle sarin üretiminde kullanılan “hexamine” adlı kimyasal dengeleyicinin ele geçirilmesi dikkat çekti. Bu madde daha önce uluslararası soruşturmalarda da Esad rejiminin kimyasal saldırılarıyla ilişkilendirilmişti.
Suriye iç savaşı boyunca kimyasal silah meselesi küresel jeopolitik bir kriz başlığına dönüştü. 2013 yılında Şam yakınlarındaki Guta’da yüzlerce kişinin öldüğü sarin saldırısı dünya kamuoyunda büyük şok yaratmış, dönemin ABD Başkanı Barack Obama “kırmızı çizgi” açıklaması yapmıştı. Ardından Rusya arabuluculuğunda Suriye’nin Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’ne katılması sağlandı ve yaklaşık 1300 tonluk stokun imha edildiği duyuruldu. Ancak sonraki yıllarda klor gazı ve sarin kullanımına dair yeni raporların ortaya çıkması, rejimin gizli depoları sakladığı iddialarını güçlendirdi.
Bugün ortaya çıkan yeni bulgular da tam olarak bu şüpheleri yeniden alevlendirdi. Analizlere göre Suriye’de açıklanmamış onlarca, hatta yüzü aşkın kimyasal tesis bulunabileceği düşünülüyor. OPCW’ye bağlı ekipler son aylarda özellikle kıyı bölgeleri, eski askeri üsler ve merkezi depolama alanlarında incelemeler yürütüyor. Şam yönetiminin son dönemde uluslararası denetçilere daha fazla erişim izni vermesi, yıllardır kapalı kalan bazı dosyaların açılmasını sağladı.
Batılı güvenlik çevrelerinde özellikle eski rejime bağlı silahlı ağların yeniden organize olmaya çalıştığı ve depolardaki bazı materyallerin kaçırılmış olabileceği yönünde ciddi kaygılar bulunuyor. Bu nedenle son operasyonların sadece bir başlangıç olduğu değerlendiriliyor.
Suriye’deki geçiş yönetimi ise bu dosyayı kapatmanın ülkenin uluslararası sisteme yeniden entegre olabilmesi açısından kritik olduğunu düşünüyor. Çünkü Batılı devletler ve OPCW, yaptırımların hafifletilmesi ve diplomatik normalleşme için Şam’dan tam şeffaflık talep ediyor. Mart ayında başlatılan yeni uluslararası plan kapsamında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve Kanada destekli bir görev gücü oluşturuldu. Türkiye’nin de bu teknik sürece dahil olduğu açıklandı.
Ancak asıl soru hâlâ cevapsız: Esad rejiminin gizli kimyasal envanterinin ne kadarı gerçekten ortadan kaldırıldı? Çünkü savaş boyunca yeraltına taşınan bazı laboratuvarların ve mobil üretim ağlarının izine hâlâ tam anlamıyla ulaşılamadığı belirtiliyor. Birleşmiş Milletler ve OPCW raporlarında da yıllardır Suriye’nin yaptığı resmi beyanların “eksik ve tutarsız” olduğu vurgulanıyordu.
Ortaya çıkan son görüntüler ve ele geçirilen mühimmatlar, Suriye savaşının yıkılmış şehirlerden ibaret olmadığını yeniden gösteriyor. On yılı aşkın savaşın ardından ülkenin toprağında hâlâ görünmeyen bir savaşın kalıntıları bulunuyor: Gizli depolar, kayıp mühimmatlar ve hesabı kapanmamış kimyasal saldırılar…
En Çok Okunan Haberler