Rıza Sümer Haber Değer’e konuştu: Şiddet suçlarında af yok, mutlaka hukuksal karşılığı olmalı!
Rıza Sümer Haber Değer’e konuştu: Şiddet suçlarında af yok, mutlaka hukuksal karşılığı olmalı!
Haber Değer’e konuşan Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer, “Şiddet sadece kan ve gözyaşı değildir; bir insan üzülüyorsa orada da şiddet vardır” diyerek toplumun karşı karşıya olduğu en büyük tehlikeyi anlattı.
Haber Giriş Tarihi: 24.09.2025 14:55
Haber Güncellenme Tarihi: 01.10.2025 11:45
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ÖZEL HABER
“Rüzgarlı Sokak’ta yetişen bir gazeteciyim”
Sümer, çocukluk ve eğitim yolculuğunu şöyle anlatıyor:
“Rize Pazar’ın Atsın köyünde doğdum. Okuma yazmayı bana amcam İsmet öğretti, diğer amcam Ankara’ya getirerek eğitim hayatımı destekledi. Gençlik alanında gönüllü çalışmalarım oldu, gazetecilikte adım Yüksel Büyüklüğün ve Yusuf Ziya Gedikli sayesinde atıldı. Daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda basın danışmanlığı yaptım. Sporda demokrasi kavramını Türkiye’ye ilk kez biz taşıdık. Bugün ise hem gazetecilik hem yazarlık hem de Şiddetsiz Toplum Derneği’nin başkanlığını sürdürüyorum.”
“Şiddet sadece kan değildir, üzülmek de bir şiddettir”
Şiddetsiz Toplum Derneği’nin kuruluş hikayesini şöyle özetliyor:
“Bir insan üzülüyorsa orada şiddet vardır. Eğer adalet yoksa yine şiddet vardır. Şiddet, sadece gözyaşı ve kanla sınırlı değil. Mutsuzluk, dışlanma, haksızlık da bir şiddet türüdür. İşte bu ihtiyaçtan doğan bir farkındalıkla 2015’te derneği kurduk. 8 Mart 2020’de Kuğulu Park’ta, bir erkek olarak, tüm erkekler adına kadınlardan, çocuklardan ve doğadan özür diledim. Af dilemedim; çünkü şiddet suçlarının affı olmaz. Bunun mutlaka hukuksal bir karşılığı olmalıdır.”
“En çok hayvan ve doğa şiddet görüyor”
Türkiye’de şiddetin en yaygın görünümleri hakkında şunları söylüyor:
“Kadına yönelik erkek şiddeti en çok öne çıkıyor ama doğaya ve hayvana yönelik şiddet sayı olarak çok daha yüksek. ‘Sokak hayvanı’ ifadesi bile başlı başına bir hakarettir. Hayvana ve doğaya yönelik şiddet devam ederse insanlık cehenneme doğru hızla gider. Çözüm için birey, aile, toplum ve devlet birlikte hareket etmeli. Eğitimden silahsızlanmaya kadar köklü adımlar şart.”
“Sosyal çürümenin kaynağı sağlıksız öğrenilmiş davranışlardır”
Sümer’e göre sosyal çürümenin temelinde ailede öğrenilen şiddet ve toplumsal eşitsizlikler var:
“İnsanlar küçük yaşlardan itibaren ailede şiddeti görüyor. Eğitimde fırsat eşitsizliği, adaletin zayıflığı, siyasal baskılar bu süreci besliyor. Çözüm için ulusal ve bölgesel kurultaylar öneriyoruz. Sevgi, dostluk, barış ve şefkat kavramlarını merkeze koymalıyız.”
“Cesur olmak zorundayız”
ABD’de metroda genç bir kadının bıçaklanarak öldürülmesi ve çevredeki insanların tepkisizliği üzerine:
“Evet, bu sosyal çürümenin en somut örneği. Türkiye’de de benzer risk var. Ben hayatımda üç defa sokakta şiddet olayına müdahale ettim. Cesaret kıran örnekler de var ama toplumsal cesareti büyütmek zorundayız. İnsanların birbirine güven duyması için örgütlenme ve bilinçlenme şart.”
“Projelerimiz annelerin önderliğiyle büyüyecek”
Sümer, bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları ve iş birliklerini şöyle özetliyor:
“Kamu kuruluşlarıyla ve meslek örgütleriyle iş birliği bizim için çok önemli oldu. Ancak hibeli projelere fazla önem vermedik; emeğimizi parasız ortaya koymayı tercih ettik. Ankara’da toplantılar yaptık, basında gündeme getirdik. Ama asıl hedefimiz annelerin önderliğinde kadın ve erkeklerin birlikte örgütlenmesi. Yakında daha somut projeleri hayata geçirmeyi umuyoruz.”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Rıza Sümer Haber Değer’e konuştu: Şiddet suçlarında af yok, mutlaka hukuksal karşılığı olmalı!
Haber Değer’e konuşan Şiddetsiz Toplum Derneği Başkanı Rıza Sümer, “Şiddet sadece kan ve gözyaşı değildir; bir insan üzülüyorsa orada da şiddet vardır” diyerek toplumun karşı karşıya olduğu en büyük tehlikeyi anlattı.
ÖZEL HABER
“Rüzgarlı Sokak’ta yetişen bir gazeteciyim”
Sümer, çocukluk ve eğitim yolculuğunu şöyle anlatıyor:
“Rize Pazar’ın Atsın köyünde doğdum. Okuma yazmayı bana amcam İsmet öğretti, diğer amcam Ankara’ya getirerek eğitim hayatımı destekledi. Gençlik alanında gönüllü çalışmalarım oldu, gazetecilikte adım Yüksel Büyüklüğün ve Yusuf Ziya Gedikli sayesinde atıldı. Daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda basın danışmanlığı yaptım. Sporda demokrasi kavramını Türkiye’ye ilk kez biz taşıdık. Bugün ise hem gazetecilik hem yazarlık hem de Şiddetsiz Toplum Derneği’nin başkanlığını sürdürüyorum.”
“Şiddet sadece kan değildir, üzülmek de bir şiddettir”
Şiddetsiz Toplum Derneği’nin kuruluş hikayesini şöyle özetliyor:
“Bir insan üzülüyorsa orada şiddet vardır. Eğer adalet yoksa yine şiddet vardır. Şiddet, sadece gözyaşı ve kanla sınırlı değil. Mutsuzluk, dışlanma, haksızlık da bir şiddet türüdür. İşte bu ihtiyaçtan doğan bir farkındalıkla 2015’te derneği kurduk. 8 Mart 2020’de Kuğulu Park’ta, bir erkek olarak, tüm erkekler adına kadınlardan, çocuklardan ve doğadan özür diledim. Af dilemedim; çünkü şiddet suçlarının affı olmaz. Bunun mutlaka hukuksal bir karşılığı olmalıdır.”
“En çok hayvan ve doğa şiddet görüyor”
Türkiye’de şiddetin en yaygın görünümleri hakkında şunları söylüyor:
“Kadına yönelik erkek şiddeti en çok öne çıkıyor ama doğaya ve hayvana yönelik şiddet sayı olarak çok daha yüksek. ‘Sokak hayvanı’ ifadesi bile başlı başına bir hakarettir. Hayvana ve doğaya yönelik şiddet devam ederse insanlık cehenneme doğru hızla gider. Çözüm için birey, aile, toplum ve devlet birlikte hareket etmeli. Eğitimden silahsızlanmaya kadar köklü adımlar şart.”
“Sosyal çürümenin kaynağı sağlıksız öğrenilmiş davranışlardır”
Sümer’e göre sosyal çürümenin temelinde ailede öğrenilen şiddet ve toplumsal eşitsizlikler var:
“İnsanlar küçük yaşlardan itibaren ailede şiddeti görüyor. Eğitimde fırsat eşitsizliği, adaletin zayıflığı, siyasal baskılar bu süreci besliyor. Çözüm için ulusal ve bölgesel kurultaylar öneriyoruz. Sevgi, dostluk, barış ve şefkat kavramlarını merkeze koymalıyız.”
“Cesur olmak zorundayız”
ABD’de metroda genç bir kadının bıçaklanarak öldürülmesi ve çevredeki insanların tepkisizliği üzerine:
“Evet, bu sosyal çürümenin en somut örneği. Türkiye’de de benzer risk var. Ben hayatımda üç defa sokakta şiddet olayına müdahale ettim. Cesaret kıran örnekler de var ama toplumsal cesareti büyütmek zorundayız. İnsanların birbirine güven duyması için örgütlenme ve bilinçlenme şart.”
“Projelerimiz annelerin önderliğiyle büyüyecek”
Sümer, bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları ve iş birliklerini şöyle özetliyor:
“Kamu kuruluşlarıyla ve meslek örgütleriyle iş birliği bizim için çok önemli oldu. Ancak hibeli projelere fazla önem vermedik; emeğimizi parasız ortaya koymayı tercih ettik. Ankara’da toplantılar yaptık, basında gündeme getirdik. Ama asıl hedefimiz annelerin önderliğinde kadın ve erkeklerin birlikte örgütlenmesi. Yakında daha somut projeleri hayata geçirmeyi umuyoruz.”
En Çok Okunan Haberler