SON DAKİKA

#Demokrasi

HABER DEĞER - Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi açıldı Haber

"İrade Bizim, Zafer Bizim" sergisi açıldı

VakıfBank Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen sergi, Türk milletinin bağımsızlığına, demokrasisine ve milli iradesine sahip çıkışını gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırlandı. Darbe gecesi kronolojik bir anlatımla aktarılıyor Darbe girişimi gecesini kronolojik bir anlatımla ziyaretçilere aktaran sergi, İstanbul'un 15 Temmuz öncesindeki görüntülerinin yer aldığı iki ekranla başlıyor. Ardından darbe girişiminin hazırlık süreci ve ilk hareket anından itibaren yaşanan gelişmeler, saat saat hazırlanan dijital ekranlar, fotoğraflar ve görsel materyaller eşliğinde sunuluyor. Vatandaşların direnişi ve darbenin püskürtülmesine uzanan süreci ele alan serginin son bölümünde ise "Zafer Sokağı"nda 15 Temmuz şehitlerinin isimleri ve fotoğrafları yer alıyor. "Unutmayacağız, anlatacağız" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katıldığı serginin açılışında konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, 15 Temmuz'un milletin ortak mücadelesi olduğunu belirterek, darbe girişiminin hafızalarda canlı tutulmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkati çekti. Gül, "Üzerinden 10 sene geçti, unutmayacağız, anlatacağız, bu darbeyi Fetullahçılar yaptı. Bu darbeyi bizim içimize sızan bazen komşumuz, bazen akrabamız, bazen arkadaşımız olan insanlar yaptı ve bir daha olmaması için aynı kararlılık, aynı hassasiyetle bunun anlatılması gerekiyor." dedi. "Mücadele ekonomik cephede de sürdürüldü" VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, 15 Temmuz gecesi verilen mücadelenin yalnızca meydanlarda değil, ekonomik cephede de kararlılıkla sürdüğüne işaret ederek, finansal sistemin kesintisiz işlemesi ve piyasaların açık kalması için Türk bankacılık sektörü ile kamu bankalarının büyük bir sorumluluk üstlendiğini belirtti. Arslan, serginin amacının yalnızca fotoğrafları ve belgeleri bir araya getirmek olmadığını, ziyaretçilere o gecenin ruhunu yeniden hissettirebilmek olduğunu ifade etti. Küratör Hasan Mert Kaya ise sergide Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'ten İstanbul'a gelişi, Ömer Halisdemir'in müdahalesi ve halkın demokrasi nöbetleri gibi dönüm noktalarının izleyiciye sunulduğunu, 253 şehidin anıldığı özel bir bölüm ile "15 Temmuz Zafer Sokağı"nın da yer aldığını belirtti. Sergi, bir ay boyunca ziyarete açık olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DEM Parti'den MHP'ye kritik ziyaret: "Terörsüz Türkiye" masada Haber

DEM Parti'den MHP'ye kritik ziyaret: "Terörsüz Türkiye" masada

"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen sürecin en kritik temaslarından biri olarak değerlendirilen görüşmede, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" çalışmaları ve üzerinde çalışılan 12 maddelik çerçeve yasa taslağı ele alınıyor. Kritik süreçte sona gelindi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleşen görüşmeye, DEM Parti heyetinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar katıldı. Görüşmenin, yasal düzenlemelerle ilgili hazırlıklarda "son viraja" girildiği bir dönemde gerçekleşmesi, temasın önemini artırıyor. MHP lideri Bahçeli'nin yakın dönemde "yasal düzenleme için olumlu bir iklimin oluştuğu" yönündeki açıklamaları, tarafların süreci meclis kapanmadan somut bir noktaya taşıma konusundaki mutabakatını güçlendiriyor. 12 Maddelik çerçeve yasa gündemde Görüşmenin ana omurgasını, yaklaşık 10-12 maddeden oluşması öngörülen çerçeve yasa taslağı oluşturuyor. "Terörsüz Türkiye" konsepti çerçevesinde ele alınan taslakla ilgili görüş alışverişinde bulunulan bu temaslarda, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortaya koyduğu veriler ve sürecin sonraki aşamaları masaya yatırılıyor. Yoğun diplomasi trafiği DEM Parti heyetinin Bahçeli ile gerçekleştirdiği bu görüşme, dünkü temasların devamı niteliğinde. Pervin Buldan ve Mithat Sancar, dün akşam saatlerinde AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Grup Başkanı Abdullah Güler ile bir araya gelmiş, yasal düzenlemelerin detaylarını konuşmuştu. Sürecin taraflar arasındaki diplomasi trafiği hız kesmeden devam ederken, DEM Parti heyetinin görüşme çıkışında yapması beklenen olası açıklamalar siyasetin merkezinde takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mehmet Uçum yazdı: 15-16 Temmuz Milli Demokratik Halk Devrimi Haber

Mehmet Uçum yazdı: 15-16 Temmuz Milli Demokratik Halk Devrimi

İkinci Kurtuluşun ve Milli Egemenliğin İnşası Makalesinde, birinci kurtuluşun Atatürk liderliğinde Anadolu’nun kapsayıcı felsefesine dayandığını hatırlatan Uçum, 15 Temmuz’u Cumhuriyet’in kuruluş felsefesindeki eksiklikleri tamamlayan bir "ikinci kurtuluş mücadelesi" olarak nitelendiriyor. 21. yüzyılın başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, antidemokratik ve vesayetçi rejim içinde bir "demokratik merkez" oluşturma çabası güdüldüğünü belirten Uçum, 15 Temmuz’un aslında bu demokratik merkez ile antidemokratik sistem arasındaki çatışmanın zirve noktası olduğunu ifade ediyor. Ona göre, 15 Temmuz’da halkımız, iç dinamikleri kullanarak ülkeyi işgal etmek isteyen emperyalist odaklara karşı, siyasi ve ekonomik olarak daha güçlü bir konumda verdiği bu mücadeleyle milli iradenin üstünlüğünü tescillemiştir. FETÖ'nün Karanlık Yüzü ve Barışçı Halk Devrimi Uçum, 15 Temmuz’un faillerini "siyasal gerici ve faşist" bir çete olarak tanımlıyor; örgütün ideolojik hattının çeşitliliğe kapalı, siyasal pratiğinin ise totaliter ve faşist karakterde olduğunu vurguluyor. Darbe kalkışmasının bir devirme ve işgal girişimi olduğunu belirten Uçum, bu hain girişimin halkın destansı direnişiyle yerle bir edildiğini kaydediyor. Türkiye demokrasisinin, refah toplumuna dayalı kırılgan Batı tipi demokrasilerden farklı olarak, toplumun kendini özgürce ifade etme ihtiyacından doğan "mayası güçlü" bir yapıya sahip olduğunun altını çizen Uçum, bu devrimci eylemin hiçbir sivil çatışmaya mahal vermeden, barışçı bir karakterle icra edilmesinin dünya siyaset literatürü açısından bir ilk olduğunu vurguluyor. Liderlik Tarzında Dönüşüm: Talep Demokrasisi Analizinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi liderliğine özel bir parantez açan Uçum, Türkiye’de temsil siyasetinin yerini "talep siyasetinin" aldığını savunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "doğrudan ve organik siyasi liderlik" tipini temsil ettiğini belirten Uçum, bu tarzın "tez demokrasisi" yerine halkın doğrudan taleplerine dayanan "talep demokrasisini" merkeze aldığını ifade ediyor. Bu liderlik pratiğinin, Türkiye’de 15 Temmuz sonrası demokrasi kültürünün kalıcı hale gelmesinde ve devlet ile toplum arasındaki temel çelişkilerin çözülmesinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekiliyor. Hukuk İçinde Kalma İlkesi ve Tasfiye Süreci Uçum, 15 Temmuz sonrasındaki tasfiye sürecini, devrimci bir dönemde hukuk devleti ilkelerinden taviz verilmeden yürütülen "hukuk içinde kalma ilkesinin" ilk somut örneği olarak takdim ediyor. Kamu görevinden ihraçlardan örgüt kapatmalarına kadar yapılan işlemlerin, idari ve yargısal süreçler içerisinde yürütüldüğünü belirten Uçum, devletin bürokratik kurumsal egemenliğinin parçalandığını ve halkın devletini inşa etme aşamasına geçildiğini belirtiyor. Makalede paylaşılan verilere göre, 26 gün süren demokrasi nöbetlerine 37,6 milyon kişinin katıldığı ve toplamda 40 milyonu aşkın bir iradenin meydanlarda demokrasiye sahip çıktığı ifade ediliyor. Türkiye’nin artık "Milli Devleti yeniden yapılandırma" döneminde olduğunu belirten Uçum, 15-16 Temmuz’un Türkiye’nin geleceğini şekillendiren en güçlü demokrasi manifestosu olduğunu vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şehitler Köprüsü'nde 10 Yıllık Anma Yürüyüşü: "İrade Bizim, Zafer Bizim" Haber

Şehitler Köprüsü'nde 10 Yıllık Anma Yürüyüşü: "İrade Bizim, Zafer Bizim"

FETÖ’nün ihanetine karşı milletin yazdığı demokrasi destanının 10. yılında, binler 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde buluştu. Köprüde Binlerce Yürek, Tek Bir Ses Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen 'İrade Bizim, Zafer Bizim' yürüyüşü, 10 yıl önce tankların, silahların ve ihanetin gölgesinde kalan o topraklarda, bugün bir demokrasi şölenine dönüştü. Zincirlikuyu’dan başlayan yürüyüş, binlerce vatandaşın ellerinde şanlı Türk bayraklarıyla 4 kilometrelik rotayı adımlamasıyla, 15 Temmuz Şehitler Makamı’nda nihayete erdi. "Unutmadık, Unutturmayacağız" Yürüyüşe Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Davut Gül ve çok sayıda devlet erkanı ile sivil toplum temsilcisi katıldı. 10 yıl önce o köprüde göğsünü siper edenlerin mirası, bugün yine aynı meydanda; birliğin, beraberliğin ve "Milli İrade"nin sarsılmaz gücüyle selamlandı. Yürüyüşün yanı sıra Türkiye Atletizm Federasyonu koordinasyonunda düzenlenen "15 Temmuz Demokrasi ve Şehitleri Anma Koşusu" ile sporcular, ihanete karşı duranların aziz hatırasını bir kez daha yâd etti. Avrupa Yakası'ndan başlayan parkuru zirvede tamamlayan atletler, ellerinde bayraklarla anıta giriş yaptıklarında, orada10 yıl öncesinin destansı ruhu vardı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanlığı'ndan 15 Temmuz'un 10. yılında anma programı Haber

İletişim Başkanlığı'ndan 15 Temmuz'un 10. yılında anma programı

Ankara ve İstanbul merkezli etkinlikler; sergilerden dijital enstalasyonlara, yürüyüşlerden görsel şölenlere kadar geniş bir yelpazede milletin demokrasi mücadelesini taçlandıracak. Merkezi etkinlik: Başkent Millet Bahçesi Anma programlarının ana merkezi Başkent Millet Bahçesi olacak. Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenecek ve yaklaşık 20 bin kişinin katılımının beklendiği büyük buluşmada, 15 Temmuz gecesi gösterilen milli iradeye sahip çıkma kararlılığı bir kez daha vurgulanacak. Şehitlerin rahmetle anılacağı ve gazilere minnetin ifade edileceği program, onuncu yıl anısına ortak hafızayı canlı tutmayı hedefliyor. Şehri saran "Demokrasi Destanı" İletişim Başkanlığı, etkinlikleri Türkiye geneline yaymak adına pek çok yenilikçi projeyi hayata geçiriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işbirliğiyle "İrade Bizim, Zafer Bizim" temasıyla giydirilen 10 tren, hafta boyunca farklı güzergahlarda milyonlarca yolcuya demokrasi mesajı taşıyacak. "Hafıza ve Hatıra: 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi"; Ankara Esenboğa, İstanbul, Sabiha Gökçen, İzmir, Antalya ve Gaziantep havalimanlarında ziyaretçilerini ağırlayacak. Koordinasyon merkezi tarafından tüm illerde kurulacak anma çadırlarında, o gece yaşananları anlatan dijital içerikler vatandaşlarla buluşacak. İstanbul Boğazı'nda görsel şölen 15 Temmuz'un simge mekanlarından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde saat 10.00'da başlayacak Demokrasi ve Şehitleri Anma Yürüyüşü ile binlerce kişi demokrasiye olan bağlılığını haykıracak. Akşam saatlerinde ise İstanbul Boğazı dijital gösterilere sahne olacak. Galata ve Kız Kulesi'nde dijital sanat teknikleriyle demokrasi ruhu yansıtılacak. Saat 22.15’te 15 Temmuz Şehitler Köprüsü üzerinde gerçekleşecek 1500 dronlu ışık gösterisi, gökyüzüne Türk bayrağını ve "İrade Bizim, Zafer Bizim" mesajını yazacak. Dijital Hafıza alanları kurulacak Vatandaşların pasif izleyici değil, toplumsal hafızanın parçası olması için özel alanlar tasarlandı. Üsküdar Meydanı'nda 253 şehidimiz adına hazırlanan alanda, şehitlerimizin bilgileri gelecek nesillere aktarılacak. Üsküdar ve Taksim meydanlarında kurulacak alanlarda vatandaşlar, dokunmatik ekranlar aracılığıyla şehitlere olan duygularını dijital hafızaya işleyebilecek. Ankara Kızılay Meydanı'nda 15-16 Temmuz'da ziyaret edilebilecek tünel, darbe girişiminden Türkiye'nin 10 yıllık savunma sanayisi başarılarına kadar uzanan süreci ses ve ışık teknolojileriyle anlatacak. Türkiye’nin 81 ilinde dağıtılacak "15 Temmuz 10. Yıl Hatıra Rozetleri" ile taçlanacak bu kapsamlı programlar, geçmişe duyulan vefayı geleceğe aktarılan bir demokrasi bilinciyle birleştirmeyi amaçlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi öncesi gözaltılara sert tepki: "Demokratik protesto hakkı engellenemez"

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine gelen Kemal Kılıçdaroğlu, aralarında gazeteciler, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin bulunduğu çok sayıda ismin gözaltına alınmasına tepki göstererek, hükümeti sert bir dille eleştirdi. "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin!" Sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etiketleyerek bir açıklama yayımlayan Kılıçdaroğlu, operasyonların hukuki dayanaklarını sorguladı. Zirve sürecinde yapılan gözaltıları "keyfî" olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen demokratik protesto hakkının engellenmesi kabul edilemez." "Ülkenin itibarına protestolar değil, engellemeler zarar verir" Açıklamasında uluslararası zirvelerin doğasına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, protestoların demokratik bir yaşamın olağan bir unsuru olduğunu hatırlattı. Ülke itibarının zedelenmesinin ancak demokratik hakların kısıtlanmasıyla mümkün olabileceğini belirten CHP lideri, "Dünya liderlerinin katıldığı uluslararası zirvelerde protestolar, demokratik hayatın olağan bir parçasıdır. Bir ülkenin itibarına zarar veren, protestoların varlığı değil; demokratik protesto hakkının engellenmesidir" değerlendirmesinde bulundu. "Gerçeğin sustuğu yerde demokrasi yaşayamaz" Basın özgürlüğünün hukuk devletinin temeli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, muhalif veya tarafsız basının susturulmasının toplumsal bir tehlike olduğuna dikkat çekti: "Basın özgürlüğü bir ayrıcalık değil, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır. Tarafsız basının sustuğu yerde millet gerçeği duyamaz; gerçeğin sustuğu yerde ise demokrasi yaşayamaz." @RTErdogan Gazetecilerin, akademisyenlerin, avukatların ve sivil toplumun üzerinden elinizi çekin! NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek T24 ve Odatv muhabirleri, akademisyenler, avukatlar ve sivil toplum temsilcilerinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Şiddet içermeyen… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) July 5, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

33 yıldır sönmeyen ateş: Madımak Katliamı nasıl gerçekleşti? Haber

33 yıldır sönmeyen ateş: Madımak Katliamı nasıl gerçekleşti?

Şenliklere katılan aydınlar, sanatçılar ve akademisyenlerin bulunduğu Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu 33’ü aydın olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti. Aydınlar Sivas'a davet edilmişti Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nce organize edilen ve Sivas Valiliği'nin bilgisi dahilinde gerçekleşen şenliklere edebiyatçılar, sanatçılar ve akademisyenler katıldı. Aziz Nesin, Metin Altıok, Behçet Aysan, Asım Bezirci, Hasret Gültekin ve Muhlis Akarsu gibi isimlerin etkinlikte yer alması, İslami çevrelerin tepkisini çekti. Aziz Nesin’in "Şeytan Ayetleri" kitabına yönelik tutumu üzerinden hedef gösterilmesiyle başlayan süreç, katliama zemin hazırladı. Protestolar saldırıya dönüştü Cuma namazı çıkışı toplanan kalabalık, Kültür Merkezi’ne yürüyerek "Sivas laiklere mezar olacak" sloganları attı. Otel önüne gelen saldırganların sayısı saatler içinde 15 bine ulaştı. Güvenlik güçleri saatlerce süren saldırıyı durdurmadı, itfaiye ekipleri ise müdahale etmekte gecikti. Otelin ateşe verilmesiyle içeride mahsur kalanlar hayatını kaybetti. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin ise saldırganların müdahalesiyle yere düşürüldü ve güçlükle uzaklaştırıldı. Başkan Karamollaoğlu hakkında tartışmalar Katliam sırasında Sivas Belediye Başkanı olan Temel Karamollaoğlu, kalabalığı kontrol etmeye çalıştığını savundu. Ancak Aziz Nesin ve tanıklar, Karamollaoğlu’nu saldırgan grubu kışkırtmakla suçladı. İddialara göre Karamollaoğlu, kalabalığa "Gazanız mübarek olsun" diye seslendi. Söz konusu iddiaları reddeden Karamollaoğlu, yıllar içinde katliama karşı net tavır almadığı gerekçesiyle eleştirilmeye devam etti. Hukuki süreç zaman aşımına uğradı Katliam davasında 124 kişi yargılandı ve ağır cezalar verildi. Ancak sanıkların birçoğu zamanla tahliye edildi, firari 5 sanığın davası 2012’de zaman aşımına uğradı. 2014 yılında ise dava tamamen kapandı. Mahkeme heyeti, suçun "insanlık suçu" sayılmadığına hükmederek davanın düşmesine karar verdi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, kararı "hayırlı olsun" diyerek karşıladı ve yargılamaları tek taraflı bularak eleştirdi. Hükümlüler için af yetkisi kullanıldı Katliamın son firari sanık davası da 2023 yılında düşmeyle sonuçlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Madımak katliamı hükümlülerinden Ahmet Turan Kılıç ve Hayrettin Gül’ün cezalarını, "sürekli hastalık" gerekçesini öne sürerek af yetkisiyle kaldırdı. Bu kararlar kamuoyunda ciddi tepkilere yol açtı. Katledilenlerin İsim listesi Yangın ve linç sonucu hayatını kaybeden 35 kişinin isimleri şöyledir: Muhlis Akarsu, Muhibe Akarsu, Gülender Akça, Metin Altıok, Mehmet Atay, Sehergül Ateş, Behçet Sefa Aysan, Erdal Ayrancı, Asım Bezirci, Belkıs Çakır, Serpil Canik, Muammer Çiçek, Nesimi Çimen, Carina Cuanna Thuijs, Serkan Doğan, Hasret Gültekin, Murat Gündüz, Gülsüm Karababa, Uğur Kaynar, Asaf Koçak, Koray Kaya, Menekşe Kaya, Handan Metin, Sait Metin, Huriye Özkan, Yeşim Özkan, Ahmet Özyurt, Nurcan Şahin, Özlem Şahin, Asuman Sivri, Yasemin Sivri, Edibe Sulari, İnci Türk, Ahmet Alan ve Kenan Yılmaz. Madımak Katliamı, 33 yılın ardından sTürkiye'de adalet ve demokrasi mücadelesinin en önemli sembollerinden biri olmaya devam ediyor. Katledilenlerin isimleri, bugün hala "İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz" diyerek adalet arayışını sürdüren milyonların vicdanında yaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz Haber

AYM’den kritik karar: CMP’nin amblemi hükümsüz

CHP'nin, isim ve amblem benzerliği nedeniyle seçmen nezdinde karışıklık yaratıldığı gerekçesiyle yaptığı başvuruyu değerlendiren yüksek mahkeme, isim konusunda reddedilen talebi amblem açısından kabul etti. İsim benzerliği iddiasına "Cumhuriyet" vurgusu Başvuruyu değerlendiren AYM, parti isimlerinde kullanılan "cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi" gibi temel kavramların siyasi partilerin kendi değerlerini yansıtmak amacıyla kullanabileceğine dikkat çekti. Kararda, söz konusu kelimelerin başka partilerce de kullanılabileceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Siyasi partilerin seçmenlere verecekleri mesajları daha anlamlı kılmak ve hitap ettikleri seçmen kitlesinin önemsediği değerlere sahip çıktıklarını göstermek için 'cumhuriyet, millet, adalet, demokrasi, özgürlük, milli ve hak' gibi kelimeleri, söz konusu kelimeler siyasi parti siciline kayıtlı başka bir siyasi parti isminde yer alsa dahi, parti isimlerinde karışıklığa yol açmamak kaydıyla kullanabilecekleri kabul edilmelidir." Bu gerekçeyle, CMP isminin CHP ile karışıklığa yol açacak bir benzerlik taşımadığına hükmeden mahkeme, isim yönünden hükümsüzlük talebini reddetti. "Altı ok" benzerliği amblemi geçersiz kıldı Amblem açısından yapılan incelemede ise CHP'nin iddialarını haklı bulan AYM, her iki parti logosunda da merkezi figür olarak "altı ok" unsurunun öne çıktığını tespit etti. "CHP" ve "CMP" rumuzlarının yarattığı benzerlik ve amblemin seçmen nezdinde yanılgıya açık olması nedeniyle şu sonuca varıldı: "Her iki logoda da öne çıkan unsurun 'altı ok' figürü olduğuna dikkat çekilerek, CHP ve CMP rumuzlarının da benzerlik taşıması sebebiyle amblemin seçmende yanılgıya yol açabileceği sonucuna varılmıştır." Bu tespitler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyetçi Milletin Partisi'nin ambleminin hükümsüzlüğüne ve siyasi parti sicilinden terkin edilmesine karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise daha önce taraflar arasında karışıklığa yol açacak bir benzerlik bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.