SON DAKİKA

#Kayyum

HABER DEĞER - Kayyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayyum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş 3'üncü dalga operasyonunda 54 gözaltı Haber

Alihan Kuriş 3'üncü dalga operasyonunda 54 gözaltı

Üçüncü Dalga operasyon başlatıldı “Süleymancılar” olarak bilinen cemaatin lideri Alihan Kuriş ve beraberindekilerin “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği”, “nitelikli dolandırıcılık”, “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi suçlamalarla tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ilk iki dalga operasyonunda elde edilen delil ve tespitler doğrultusunda üçüncü dalga operasyon için düğmeye basıldı. Bu kapsamda 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şirket ile 3 derneğe kayyum atanmasına karar verildi. İlk iki dalgada yaşananlar Soruşturmanın ilk aşamasında, Ankara merkezli 17 ilde 13 Ağustos sabahı eş zamanlı polis baskınları düzenlenmişti. Gözaltına alınan Alihan Kuriş ve beraberindeki şüpheliler 16 Ağustos sabahı adliyeye sevk edilmişti. Mahkeme, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 38 şüpheliden 32'sinin tutuklanmasına hükmetmişti. İkinci dalga operasyonlarında ise İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla'da 12 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Bu grupta; soruşturmada örgütün tepe yönetiminin mali, idari ve bilanço hesaplarının yürütüldüğü sistemi kurduğu iddia edilen Osman S. ile bir hastanenin yönetim kurulu üyeleri olarak görev yaptığı belirtilen İsa A. ve Taner Ç. de yer almıştı. Soruşturmanın odak noktası ve suçlamalar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, herhangi bir sosyal veya dini faaliyete değil; iddiaya konu yapılanmanın hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı bir suç yapılanması olarak faaliyet gösterip göstermediğine odaklandığı vurgulanıyor. Soruşturmada adı geçen şüphelilere yolsuzluk, kara para aklama ve yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mühendislikten Medreseye: Alparslan Kuytul’un Furkan Hareketi ile Şekillenen Hayatı Haber

Mühendislikten Medreseye: Alparslan Kuytul’un Furkan Hareketi ile Şekillenen Hayatı

Fikirlerin Doğuşu Alparslan Kuytul’un dinî ve siyasi görüşlerinin temelleri, üniversite yıllarından çok daha öncesine, Adana’nın Karataş ilçesindeki çocukluk ve ilk gençlik yıllarına kadar uzanmaktadır. 1960’ların sonu ve 70’lerin başında, Türkiye’de İslamcı hareketlerin yeniden şekillenmeye başladığı ve çeşitli cemaatlerin Anadolu’ya yayıldığı dönemde, Kuytul henüz bir çocuk olarak bu atmosferin içerisindeydi. Özellikle ortaokul ve lise yıllarında, Adana’nın köklü eğitim kurumlarında okurken okul çıkışlarında ve hafta sonlarında çevresindeki gençlerle bir araya gelerek Kur'an-ı Kerim üzerine yaptığı tefsir okumaları, onun ilerideki "Hocaefendi" kimliğinin nüvelerini oluşturuyordu. O yıllarda Kuytul’un hedefi sadece dinî bir cemaat oluşturmak değil; siyasal ve toplumsal düzenin İslam'ın hükümlerine göre yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan bütüncül bir dünya görüşünü arkadaşlarının zihnine yerleştirmekti. Kökenler ve Değişim: Mühendislikten El-Ezher’e 20 Ağustos 1965 tarihinde Adana’nın Karataş ilçesinde dünyaya gelen Alparslan Kuytul, dokuz çocuklu bir ailenin en küçüğüdür. 1991 yılında Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun olduğunda, önünde teknik bir kariyer yolu vardı. Ancak o, mühendislik yapmayı reddederek hayatının merkezine "İslamcı bir toplumsal hareket" kurma gayesini yerleştirdi. Kuytul’un fikri dünyasını oluşturan en önemli kırılma noktası 1993-1997 yılları arasında Mısır’daki El-Ezher Üniversitesi’nde geçirdiği yıllar oldu. Şeriat Fakültesi İslam Hukuku Bölümü’ndeki bu eğitimi sırasında, İslam hukukuna dair geleneksel metinleri özümsedi ve Orta Doğu’daki siyasi İslamcı hareketlerin organizasyonel modellerini gözlemledi. 1994 yılında, henüz öğrenciliği devam ederken memleketi Adana’da "Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı"nı kurması, bu hareketin kurumsallaşmasının ilk adımıydı. "Furkan Hareketi"nin Temelleri ve Yükselişi Furkan Vakfı, Türkiye'deki birçok cemaat ve tarikatın aksine, klasik bir tarikat silsilesine dayanmıyor. Kuytul, yapısını bir "İslamcı eğitim ve tebliğ hareketi" olarak tanımlayarak, merkeziyetçi bir liderlik modeli üzerine inşa etti. 1980’li yıllarda öğrenci evlerinde başlayan sohbetler, 1988’de açılan "Kardeşler Kitabevi" ile fiziksel bir merkeze kavuşmuş, 1994’te kurulan vakıf ile tam anlamıyla kurumsal bir çehre kazanmıştı. Hareketin üç temel ilkesi olan "Rabbanilik", "ilmîlik" ve "şümullülük"; mensuplarının sadece Kur'an ve hadis değil, dünya siyaseti ve ideolojiler konusunda da eğitilmesini zorunlu kılıyordu. Alparslan Kuytul’un eşi Semra Kuytul ile kurduğu "Hocaefendi" ve "Hocahanım" otoritesi, hareketin kadın ve erkek kolları arasında keskin bir örgütlenme biçimi oluşturdu. Hareketin 2010’lu yıllardan itibaren Furkan TV ve sosyal medya üzerinden dijital alana taşınması, onların Adana yerelinden Türkiye çapına yayılan, görüşleriyle bilinen bir yapı haline gelmesini sağladı. İktidarla Çatışma ve Yargı Süreçleri Kuytul’un kariyerindeki en belirgin özellik, iktidara yönelik sert ve açık eleştirileriydi. Dış politika tercihlerinden bürokratik atamalara kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği bu görüşler, onu uzun yıllardır mercek altına alınan bir figür haline getirdi. 2018 yılından bu yana süregelen süreç; gözaltılar, tutuklamalar ve vakfın kapatılması gibi gelişmelerle dolu bir "yargı trafiğine" dönüştü. Özellikle iş insanı Koray Sarısaçlı’nın alıkonulması davası gibi olaylarla adının yan yana gelmesi, hareketin adli boyutuyla da sorgulanmasına yol açtı. Günümüzün Operasyonu ve İddialar Bugün gerçekleşen operasyon ise doğrudan mali usulsüzlük iddialarına odaklanıyor. 6 ilde 49 adrese yönelik yapılan baskınlar; 5 şirkete kayyum atanması ve 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesiyle sonuçlandı. Soruşturma kapsamında yöneltilen iddialar arasında "suç örgütü kurma ve yönetme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "nitelikli dolandırıcılık", "resmî belgede sahtecilik" ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlamaları yer alıyor. Yetkililer, yürütülen sürecin herhangi bir inancı hedef almadığını, doğrudan tespit edilen mali usulsüzlük iddialarına yönelik olduğunu belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan Alparslan Kuytul'a: "Senin de suyun ısındı" Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan Alparslan Kuytul'a: "Senin de suyun ısındı"

"Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek" Alihan Kuriş yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonları ve atılan adımları eleştiren Alparslan Kuytul'un video kaydını kendi hesabından paylaşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Kuytul'a gözdağı verdi. Saral paylaşımında, "Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!" ifadelerini kullandı. Devletin ve hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Saral, dinî ve mukaddes değerlerin kendi yapılanmalarına kalkan edilemeyeceğinin altını çizdi. FETÖ örneğine dikkat çeken Saral, devletten büyük bir güç olmadığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: "Dini, milleti ve mukaddes değerleri kendi yapılanmalarına kalkan edenler şunu asla unutmasın: FETÖ’nün akıbeti ortadadır. Alihan Kuriş ve avanelerinin bedbaht sonu da aşikârdır. Devletten büyük hiçbir güç yoktur. Kim devlete kafa tutarsa, karşısında milletin iradesini ve hukukun kudretini bulur." Kuytul ne dedi? Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul, Süleymancılar yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonlar ve cemaat yönetimlerine atanan kayyumlara tepki göstermişti. Çektiği video kaydında cemaatlerin teslim olmaması gerektiğini savunan Kuytul, şu iddialarda bulunmuştu: "Eğer suçlularsa olay çıkartmalarına gerek yok, eğer suçsuzlarsa mücadele etmeliler. Suçsuzlarsa mücadele etsinler, teslim olmasınlar. Devlet de hükümet de her cemaati susturamayacağını öğrenmeli, her yere kayyum atayamayacağını öğrenmeli. Cemaatin başına kimin geçeceğine devlet mi karar verecek? Çok fena alıştılar kayyum atamaya. Partilere, belediyelere, fabrikalara kayyum atıyorlar, herkesin işini gücünü mahvediyorlar. Şimdi de cemaate mi kayyum atayacaksınız? Eğer bu kişi cebini dolduran, servet yapan biri değilse, cemaatleri hocalarını savunmalıdır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız" Haber

Özel'den 'Çerçeve Yasa' kararı: "Barışın önünde durmayacağız"

YENİ Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen ve kamuoyunun yakından takip ettiği kapalı grup toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel, Meclis'te görüşülen "Çerçeve Yasa" teklifine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında meselenin adının Kürt meselesi, özgür siyaset ve barış içinde yaşama olduğunu belirten Özel, sorunun seçim takvimine göre değil, milletin rızası ve demokrasinin meşruiyetiyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Sürecin iktidar tarafından özensiz yürütüldüğünü ve toplumsal fırsatın kısmen heba edildiğini savunan Özel, "Bir panikle son sürece girilmiştir. Toplumsal uzlaşma yangından mal kaçırır gibi yapılmaz. Millet bu sürecin sahibidir" dedi. "Metne kefil olmadan sorumluluk alıyoruz" Teklifin içeriğindeki eksikliklere ve eleştirilere dikkat çeken Özgür Özel, Can Atalay, Demirtaş, cezaevindeki seçilmiş siyasetçiler ve gazeteciler konusunda atılmayan adımların eksikliğini hissettiklerini belirtti. Vatandaşlardan gelen itirazları ve "Bu yasa 'Erdoğan'a yeniden seçilme yolu açacak bir döneme yol açacak' eleştirilerini görüyorum" diyerek kaygıları anladığını ifade eden Özel, şunları kaydetti: "Erdoğan mecbur kaldığı için barıştan yanaymış gibi yapandır. Biz iktidarın samimiyetine güvenmiyoruz. Gelecekte vereceği sözlere güvenmiyoruz. Biz rüzgara göre şekil değiştirenlerden değiliz. Bizi uyaran yurttaşların seslerini duyuyorum. Bu itirazı ciddiye alıyorum." Konuşmasında silahların bırakılmasına kapı aralandığını belirten Özel, "Barışın önünde durmayacağız. Erdoğan iktidarını başaramadığı adaleti biz başaracağız. Bu iktidarın bunu yapmaya niyeti yok. Bir ülkeye bu kadar kötülük yapan bir iktidarın barışın sahibi olmasını beklemiyorduk. Barışın sahibi bu millettir" ifadelerini kullandı. "Atatürk ve Cumhuriyet kırmızı çizgimizdir" Komisyona konulan imzanın arkasında durduklarını belirten YENİ Parti lideri, kayyum uygulamalarının ve hukuksuz tutuklulukların takipçisi olacaklarını yineledi. Şehit ailelerine de seslenen Özel, kimsenin onların hatıralarını siyasete alet edemeyeceğini belirterek, "Kırmızı çizgilerimiz net, Atatürk, cumhuriyetin temel değerleri bunlar pazarlık konusu yapılamaz. İktidara değil ama milletimize güvenerek bu metne kefil olmadan barışın sorumluluğunu taşıyarak ben ve yönetici arkadaşlarım bu yasaya evet diyeceğiz" diyerek partisinin kararını ilan etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek açıkladı: 13 şirkete kayyum Haber

Bakan Gürlek açıkladı: 13 şirkete kayyum

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınırken, sektörün önde gelen 13 şirketine denetim kayyumu atandı. Bakan Gürlek’ten "Piyasa Düzeni" Vurgusu Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun temel gıda tedarik zincirinin korunması ve vatandaşların ekonomik haklarının güvence altına alınması amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bakan Gürlek, "Vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir" açıklamasında bulundu. Denetim Altına Alınan Şirketler Soruşturma çerçevesinde faaliyetlerinin hukuka uygunluğunu denetlemek üzere kayyum atanan şirketler şunlar oldu: Şenpiliç, Orvital, AS Ofis, Bakpiliç, Banvit, Bupiliç, Ak Piliç, Er Piliç, Hastavuk, Keskinoğlu, Abalıoğlu Lezita, Ay-Pi ve Gedik Tavukçuluk. 32 Üst Düzey Yönetici ve Şüpheliye İşlem Operasyon, Rekabet Kurumu, MASAK ve emniyet birimlerinin koordineli çalışmasıyla yürütüldü. Aralarında Banvit CEO’su Tolga Gündüz, Akpiliç Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fahrettin Aksoy ve Lezita Yönetim Kurulu Üyesi Ergun Abalıoğlu gibi sektörün önemli isimlerinin de bulunduğu 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulandı. Yetkililer, gıda tedarik zincirinde aksama yaşanmaması adına kayyumların sadece denetim yetkisiyle şirket faaliyetlerini takip edeceğini ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesinin hedeflendiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

55 ilde yasa dışı bahis ve siber suç operasyonu gerçekleştirildi Haber

55 ilde yasa dışı bahis ve siber suç operasyonu gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "sanal bahis belasının kökünü kurutma" talimatları doğrultusunda İçişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde gerçekleştirilen bu dev operasyonlar, 55 ili kapsayan geniş bir ağa ulaştı. Nevşehir merkezli bahis operasyonu Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, vatandaşların banka ve kripto para hesaplarını kullanarak yasa dışı bahis faaliyetleri yürüten şebekeye yönelik büyük bir baskın düzenlendi. 28 ili kapsayan ve 120 adrese eş zamanlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda, hesaplarında 10 milyar TL işlem hacmi tespit edilen 107 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul merkezli dolandırıcılık operasyonu İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yürütülen diğer soruşturmada ise, kurumsal kimlikleri taklit ederek sahte yatırım grupları üzerinden vatandaşları dolandıran bir şebeke hedef alındı. 27 ilde düzenlenen baskınlarda 114 şüpheli hakkında gözaltı işlemi yapıldı. Yapılan teknik incelemelerde, 269 mağdurun yaklaşık 600 milyon TL zarara uğratıldığı ve şüpheli hesaplarda 60 milyar TL’lik işlem hacmi bulunduğu saptandı. Milyarlarca liralık mal varlığına el konuldu Suç gelirleriyle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda, suçtan elde edildiği belirlenen milyarlarca liralık mal varlığına tedbir uygulandı. İstanbul merkezli operasyon kapsamında 4 şirket, 15 akaryakıt istasyonu ve çeşitli taşınmazlara kayyum atanırken, banka hesapları ve kripto varlıklara el konuldu. Bakan Gürlek, "siber alandaki her türlü suç organizasyonuna karşı adli ve idari mekanizmaların tavizsiz şekilde çalışmaya devam edeceğini" vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeniden açıldı Haber

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Cumhurbaşkanlığı kararıyla yeniden açıldı

TMSF denetimine geçen Can Holding’e ait İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasına yönelik adından resmi olarak geri adım atıldı. Yakın tarihte ilan edilen ilk karar doğrultusunda eğitim kurumunun faaliyetlerine son verilmesi ve buradaki öğrencilerin Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne (MSGSÜ) nakledilmesi kararlaştırılmıştı. Protestoların ardından karar yürürlükten kaldırıldı Ancak öğrencilerin geçiş yapacağı MSGSÜ bünyesinde pek çok akademik bölümün, dersliğin ve laboratuvar altyapısının bulunmaması, üniversite bileşenlerinin günlerce süren kitlesel protestolarına ve yoğun tepkilerine yol açtı. Öğrenci eylemlerinin ardından söz konusu karardan vazgeçildi. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasına dair hüküm, Resmi Gazete’de yayımlanan yeni bir Cumhurbaşkanlığı kararı ile resmen iptal edildi ve üniversite yeniden açıldı. İptal hükmü Resmi Gazete'de yayımlandı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de ilan edilen kararda "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin faaliyet izninin kaldırılmasına dair 21/5/2026 tarihli ve 11384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yürürlükten kaldırılmasına, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının yazısı üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir." ifadelerine yer verildi. Gösterilerde yaralanan öğrenciler olmuştu Kapatılma ilanının hemen ardından Bilgi Üniversitesi öğrencileri hak kaybı yaşamamak adına sokaklara çıkmıştı. Günlerce devam eden protesto gösterilerinde emniyet güçleri ile öğrenciler sık sık karşı karşıya geldi. Güvenlik birimlerinin müdahalede bulunduğu eylemlerde bazı öğrencilerin yaralandığı bilgisi basına yansımıştı. Can Holding’e yönelik operasyon geçmişi Eylül 2025 döneminde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında, Can Holding çatısı altında faaliyet gösteren şirketlere TMSF tarafından el konulmuş ve kayyum yönetimi getirilmişti. Gerçekleştirilen bu operasyon operasyon çerçevesinde, yükseköğretim kurumunun bağlı bulunduğu Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nın idari yönetimi de mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılarak, yerlerine YÖK üyelerinin de dahil olduğu yeni bir kayyum heyeti görevlendirilmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.