SON DAKİKA

#Özgürlük

HABER DEĞER - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli Haber

İran Komünist Partisi (TUDEH): Savaş durdurulmalı, İran’ın geleceğini halk belirlemeli

Tudeh Party of Iran (TUDEH), İran’a yönelik saldırılar ve bölgede tırmanan gerilim hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ülkenin altyapısını hedef alan bombardımanların ve sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların derhal durdurulması gerektiği ifade edildi. “Savaş İran’ın geleceğini karartıyor” TUDEH açıklamasında, mevcut savaş ortamında İran’da özgürlük ve adalet temelinde bir dönüşümün mümkün olmayacağı belirtildi. Parti, Libya, Suriye, Yemen, Afganistan ve Irak gibi ülkelerde yaşanan gelişmeleri örnek göstererek savaşın ülkeleri parçalanma ve istikrarsızlığa sürüklediğini ifade etti. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: “Bugünkü koşullarda ülkenin kilit altyapısını yok etmeyi hedefleyen ve yüzü aşkın kız öğrenci dahil insanlarımızın hayatını kaybetmesine yol açan bombardımanla sürdürülen savaş durdurulmalıdır.” “Ateşkes için ulusal ve uluslararası çaba gerekli” TUDEH, bölgedeki tüm taraflara çağrıda bulunarak ulusal ve uluslararası çabaların ateşkes sağlanmasına odaklanması gerektiğini belirtti. Açıklamada, hem ABD ve İsrail’in saldırgan politikalarının hem de İran’daki savaş söylemlerinin barışa zorlanması gerektiği ifade edildi. “İran’ın geleceğini yalnız halk belirler” Parti açıklamasında İran’daki mevcut siyasi sistemin sürdürülebilir olmadığı görüşüne de yer verildi. TUDEH, ülkenin geleceğine ilişkin kararın yalnız İran halkına ait olduğunu vurgulayarak şu çağrıda bulundu: İran’ın geleceğini yalnız İran halkı belirleyebilir Tüm siyasal, ideolojik ve sivil tutuklular serbest bırakılmalı Ulusal bağımsızlık ve barış temelinde demokratik bir yönetim kurulmalı “Ulusal ve demokratik bir iktidar çağrısı” Açıklamanın sonunda TUDEH, İran’da ulusal ve demokratik bir iktidarın kurulması gerektiğini savundu. Parti mesajını şu sözlerle tamamladı: “Yaşasın barış ve ulusal bağımsızlık. Ulusal ve demokratik bir iktidarın inşası için ileri.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor Haber

Bağımsızlığın sesi: İstiklal Marşı 104 yıldır antiemperyalist direnişi anlatıyor

12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşı, yalnızca bir milli marş değil; emperyalist işgale karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin şiirle ifadesi olarak tarihe geçti. Şair Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı marş, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik döneminde Anadolu’daki direnişe moral veren bir çağrı niteliği taşıyordu. İstiklal Marşı emperyalizme karşı verilen mücadelenin simgesi oldu Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu’nun birçok bölgesi işgal altındayken, Türkiye halkı bağımsızlık için topyekûn bir direniş başlattı. Bu dönemde açılan yarışmaya gönderilen yüzlerce şiir arasından Mehmet Akif Ersoy’un kaleme aldığı metin seçildi ve 12 Mart 1921’de Meclis’te kabul edildi. Marş, yalnızca bir şiir değil; emperyalist işgale karşı verilen mücadeleyi, halkın inancını ve özgürlük iradesini anlatan bir manifesto olarak görüldü. Mehmet Akif Ersoy marşı milletine armağan etti Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazarken ödül olarak verilen para teklifini kabul etmedi. Marşın bir “millet eseri” olduğunu vurgulayan Ersoy, bu ödülü almamayı tercih ederek bağımsızlık mücadelesinin maddi değil, ahlaki ve tarihsel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. Şairin Ankara’daki Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı marş, kısa sürede Anadolu’daki direniş ruhunun sembolüne dönüştü. İstiklal Marşı bağımsızlık fikrinin şiirsel ifadesi olarak görülüyor İstiklal Marşı, yalnızca bir döneminin değil, Türkiye toplumunun bağımsızlık ideallerinin de simgesi olarak kabul ediliyor. “Korkma” sözüyle başlayan marş, özgürlüğün, direnişin ve bağımsızlığın halkın iradesiyle mümkün olacağını vurgulayan güçlü bir antiemperyalist anlatı olarak değerlendiriliyor. Bugün 12 Mart, yalnızca bir marşın kabul edildiği gün değil; aynı zamanda Türkiye halkının emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin hafızasını canlı tutan tarihsel bir dönüm noktası olarak anılıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz Haber

Erdoğan’dan grup toplantısında sert mesaj: Türkiye korkmaz, geri adım atmaz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hem bölgedeki savaşlara hem de Türkiye’nin siyasi duruşuna değinen Erdoğan, Türkiye toplumunun özgürlük ve bağımsızlık konusundaki kararlılığını vurguladı. “Hürriyetimize kimse dokunamaz” Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun özgürlük iradesine dikkat çekerek hiçbir baskının bu iradeyi zayıflatamayacağını söyledi. Türkiye toplumunun tarih boyunca korkmadan mücadele ettiğini ifade eden Erdoğan, bu kararlılığın bugün de sürdüğünü dile getirdi. Erdoğan, Türkiye toplumunun geçmişine ve değerlerine bağlı olduğunu belirterek “Bizi biz yapan değerlere sıkı sıkıya sarılacağız” mesajı verdi. Bölgesel savaşlara dikkat çekti Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Orta Doğu’da büyüyen savaş ve çatışma ortamına da değindi. Bölgenin yeniden yoğun bir çatışma sürecine girdiğini belirten Erdoğan, savaşın etkilerinin yalnızca bölgeyle sınırlı kalmayacağını söyledi. Erdoğan’a göre mevcut çatışmaların ekonomik ve siyasi sonuçları dünya genelinde hissedilecek. Diplomasi çağrısı yaptı Konuşmasında diplomasi vurgusu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti. Çatışmaların çözümü için yeniden diplomasi masasına dönülmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu konuda temkinli ve dikkatli bir politika izlediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin dış politikada dengeli bir tutumla hareket ettiğini ve ülkenin stratejik rotasını korumaya devam ettiğini dile getirdi. İstiklal Marşı vurgusu Erdoğan konuşmasında Türkiye toplumunun tarihsel mücadelesine de değindi. İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümüne dikkat çeken Erdoğan, bu metnin Türkiye toplumunun özgürlük iradesinin bir sembolü olduğunu söyledi. Erdoğan, Mehmet Akif Ersoy’un sözlerine atıfta bulunarak İstiklal Marşı’nın Türkiye toplumunun ortak mirası olduğunu ve bu mirasın korunması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının devamında Türkiye toplumunun tarihsel değerlerine ve bağımsızlık anlayışına bağlı kalmaya devam edeceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DEM Parti’den süreç çağrısı: İktidar elini çabuk tutmalıdır Haber

DEM Parti’den süreç çağrısı: İktidar elini çabuk tutmalıdır

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, iktidarın “elini çabuk tutması” gerektiğini belirterek sürecin yasal güvenceye kavuşturulmadan ilerleyemeyeceğini söyledi. Koçyiğit, demokratik entegrasyonun Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin devreye girmesini zorunlu kıldığını ifade ederek, siyasi partilerin daha fazla sorumluluk alması ve toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir hukuk mimarisinin kurulması gerektiğini dile getirdi. Demokratik siyaset, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasının sürecin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Koçyiğit, “Bugün yaşadığımız pek çok krizin kaynağında demokratik hukukun yokluğu yer almaktadır” dedi. “Tarihi fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini” belirten Koçyiğit, sürecin günlere ve aylara yayılamayacağını ifade ederek barış yasalarının hızla Meclis’e getirilmesi ve yasalaştırılması gerektiğini söyledi. Silah bırakma sürecini kolaylaştıracak ve silah bırakanların siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayacak düzenlemeler yapılmadan sürecin ilerlemesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Koçyiğit, konuşmasında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değindi. Minab kentinde bir ilkokulun bombalanması sonucu çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek sivillere yönelik saldırıları kınadıklarını ifade etti. Dışarıdan yapılan askeri müdahalelerle özgürlük ve demokrasinin getirilemeyeceğini söyleyen Koçyiğit, ABD ve İsrail’in amacının İran’ı özgürleştirmek değil, bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmek olduğunu savundu. Koçyiğit’in açıklamaları, hem iç politikada sürecin geleceği hem de bölgesel gelişmeler açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Alıştığımız dünyaya darbe: Düzeni sarsan 5 kitap önerisi Haber

Alıştığımız dünyaya darbe: Düzeni sarsan 5 kitap önerisi

Günlük hayatın değişmeyeceğine inanmak güven verici olsa da edebiyat çoğu zaman bu konforu sarsıyor. Bireysel vazgeçişlerden toplumsal çöküş senaryolarına kadar uzanan anlatılar, kurulu sandığımız dünyaların ne kadar hassas olduğunu gözler önüne seriyor. Hafta sonu için derlenen beş kitap, gerçekliğin sınırlarını ve alışılmış düzeni sorgulayan hikâyeleri bir araya getiriyor. Ölümsüzlüğün yükünü anlatan bir savaşçı hikâyesi öne çıkıyor Keanu Reeves ve China Miéville imzalı Öteyer Kitabı, binlerce yıl yaşamış bir savaşçının ölümsüzlüğün bedeliyle yüzleşmesini merkezine alıyor. Tanrılarla yapılan bir anlaşma sonucu hayatta kalan karakter, son bir görev karşılığında ölme ihtimaliyle karşı karşıya kalırken roman mitoloji ile modern şiddeti buluşturuyor ve sonsuz yaşamın bir güçten çok ağır bir yük olabileceğini vurguluyor. Modern hayatın görünmeyen yüklerini anlatan bir kaçış hikâyesi dikkat çekiyor Hyunam-Dong Kitabevi, dışarıdan “doğru” görünen bir hayatın içinde kendini kaybeden Youngju’nun küçük bir kitabevi açarak yeniden başlama kararını konu alıyor. Roman yalnızca bireysel dönüşümü değil, kitabevine yolu düşen farklı karakterler üzerinden modern hayatın sıkışmışlık hissini ve görünmeyen yüklerini anlatıyor. Felaket sonrası toplumun kırılganlığı sorgulanıyor John Wyndham’ın Triffidlerin Günü adlı romanı, kitlesel körlük ve yürüyebilen zehirli bitkilerle değişen dünyayı anlatırken medeniyetin ne kadar hızlı çözülebileceğini tartışmaya açıyor. Eserde dayanışma, güç ve hayatta kalma gibi kavramlar felaketin ortasında yeniden tanımlanıyor. Aile ve annelik fikri karanlık bir atmosferde ele alınıyor Joy Williams’ın Diğer Çocuk romanı, izole bir adada belirsizlik içinde yaşayan karakterler üzerinden aile kavramını sorguluyor. Olaydan çok atmosferin ön planda olduğu anlatı, özgürlük ile tehlike arasındaki ince çizgiyi ve yetişkinlerin dünyasının güvenilirliğini tartışmaya açıyor. “Normal” ve “anormal” sınırını tartışan bir bilim kurgu klasiği listede yer alıyor Philip K. Dick’in Alfa Ayının Kabileleri adlı eseri, akıl hastalarının sürgün edildiği bir gezegende kurulan yeni toplumsal düzeni konu alıyor. Roman, gerçekliğin kim tarafından üretildiği ve hangi gerçeğin geçerli sayıldığı sorusunu gündeme getirirken bilim kurguyu bugünün toplumsal yapısına ayna tutan bir araç olarak kullanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekran başında yeni bir evren açılıyor: 2025’in en çarpıcı dizileri açıklandı Haber

Ekran başında yeni bir evren açılıyor: 2025’in en çarpıcı dizileri açıklandı

Akıllı evlerin kabusa dönüştüğü distopyalar, zamanın büküldüğü mutfaklar, insanlığı tehdit eden virüsler ve nesiller boyu süren karanlık lanetler… 2025, bilim kurgu ve fantastik dizi dünyasında sınırları zorlayan yapımlarla dikkat çekti. Bantmag’in yayımladığı listede Avrupa, Asya ve Güney Amerika merkezli dizilerin ağırlığı dikkat çekerken, seçkiye yalnızca 2025’te izleyiciyle buluşan yapımlar dahil edildi. Distopya yeniden yükselişte Listenin öne çıkan yapımlarından Cassandra, retro estetiği ve akıllı ev teknolojisi üzerinden kurduğu psikolojik gerilimle modern korkulara ayna tutarken; Pluribus insanlığı sürekli mutluluk halinde tutan bir virüs fikriyle etik ve özgürlük tartışmalarını merkeze aldı. Murderbot ise bir güvenlik androidinin iç monologları üzerinden distopyayı kara mizahla harmanladı. Korku ve fantezi evrenleri genişliyor Stephen King evrenine geri dönüş yapan It: Welcome to Derry, Pennywise’ın kökenine odaklanarak 1960’ların karanlık Amerika’sını sahneye taşıdı. The Mighty Nein ve Devil May Cry ise fantastik ve anime uyarlamalarının 2025’te yeniden ivme kazandığını gösterdi. Bilim kurgu küreselleşiyor Arjantin yapımı The Eternaut, Latin Amerika’dan çıkan en güçlü bilim kurgu uyarlamalarından biri olarak öne çıkarken; Güney Kore yapımı Bon Appétit, Your Majesty zaman yolculuğunu gastronomiyle birleştirerek türler arası cesur bir anlatı sundu. Alien: Earth ise klasik bilim kurgunun karanlık atmosferini günümüz izleyicisiyle yeniden buluşturdu. Eleştirmenlerin ortak görüşü Seçkide yer alan yapımların ortak noktası, yalnızca görsel efektlere değil; politik, etik ve toplumsal meselelere de odaklanmaları oldu. Bantmag’e göre 2025, bilim kurgu ve fantastik diziler için “kaçıştan çok yüzleşme” yılı olarak öne çıkıyor.

PJAK’tan İran’daki protestolara destek! Haber

PJAK’tan İran’daki protestolara destek!

İran genelinde ve Rojhılat’ta (Doğu Kürdistan) 28 Aralık 2025’ten bu yana devam eden protestolara ilişkin açıklama yapan Demokratik Özgür Yaşam Partisi (PJAK), ekonomik ve toplumsal krizlerin kaynağının İran yönetiminin politikaları olduğunu savundu. Parti, halk hareketlerinin “Jin, Jiyan, Azadî” çizgisinin devamı olduğunu belirtti. “Baskı ve sindirme politikaları sonuç vermeyecek” PJAK Meclisi tarafından yapılan açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin yaklaşık yarım asırdır öldürme, baskı ve sindirme politikalarıyla toplumu parçalamaya çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, iktidarın farklı yöntemlerle sosyal krizler üreterek yönetimini sürdürmeye çalıştığı, bunun ise halkı yoksullaştırdığı ve toplumsal gerilimi derinleştirdiği vurgulandı. Ekonomik krizin sorumlusu olarak Tahran yönetimi gösterildi Açıklamada, İran’daki ekonomik krizin temel nedeninin, ülke kaynaklarının halkın ihtiyaçları yerine savaşlara ve başka ülkelerdeki radikal gruplara harcanması olduğu savunuldu. Protestoculara birlikte hareket etme çağrısı yapılırken, Tahran yönetimine ise halkın taleplerini dikkate alma çağrısında bulunuldu. “Tüm demokratik girişimleri destekliyoruz” PJAK, İran toplumunun farklı kesimlerinin baskı ve zulme karşı sesini yükseltmesini meşru gördüğünü belirterek, krizden çıkışın tek yolunun birlik ve ortak mücadele olduğunu ifade etti. Açıklamada, her halk hareketinin “Jin, Jiyan, Azadî Devrimi”nin bir devamı olduğu ve bu mücadelenin özgürlük, eşitlik ve demokrasi talebi taşıdığı kaydedildi. Kadınlar ve gençler ön planda Parti açıklamasında, protestoların sağlıklı ve demokratik bir zeminde ilerlemesi için kadınlar ve gençlerin öncülüğünün hayati önemde olduğu vurgulandı. Kadın özgürlüğü mücadelesinin, kazanımların korunmasının ve özgür bir yaşamın teminatı olduğu belirtildi. Protestolar nasıl başladı? Rojhılat ve İran genelindeki protestolar, 28 Aralık 2025’te ulusal para biriminin ciddi değer kaybı ve artan ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Kapalı Çarşı’da esnafın başlattığı eylemlerle başladı. Kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan gösteriler sırasında can kayıpları ve yaralanmalar yaşandığı bildirildi. PJAK, İran halklarının demokrasi ve özgür yaşam taleplerinden vazgeçmeyeceğini savunarak, “Halkın iradesi karşısında iktidarın boyun eğmekten başka seçeneği yoktur” mesajını verdi. Açıklamada, İran’daki özgürlük mücadelesinin demokratik birlik içinde başarıya ulaşacağı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.