SON DAKİKA

Suriye:Devlet Yıkılınca Özgürlük Gelmedi

Yazının Giriş Tarihi: 25.01.2026 13:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.01.2026 16:29

Emperyalizme Karşı Notlar – 3

Suriye bugün yalnızca Suriye değildir. Suriye, bir devletin nasıl sistemli biçimde çökertildiğinin ve bunun bir halka neye mal olduğunun açık bir laboratuvarıdır. “Özgürlük” ve “demokrasi” sloganlarıyla başlatılan süreç, geride milyonlarca mülteci, yıkılmış şehirler ve parçalanmış bir toplum bıraktı.

2011’den itibaren Suriye’de yaşananlar, hiçbir zaman yalnızca bir “iç isyan” olmadı. Daha en başından itibaren emperyalist merkezler, bölgesel aktörler ve istihbarat ağları sürecin içine dâhil oldu. Silahlar aktı, militanlar taşındı, medya dili şekillendirildi. Bir ülkenin kaderi masa başlarında yeniden yazıldı.

Suriye’de halka vaat edilen şey özgürlüktü.
Gelen ise kaostu.

Devlet yapısı bilinçli biçimde zayıflatıldıkça, ortaya çıkan boşluğu halk doldurmadı. Tarikatlar doldurdu, radikal örgütler doldurdu, dış güçlerin vekil yapıları doldurdu. Bugün Suriye haritasına baktığımızda gördüğümüz şey, bir ülke değil; parçalanmış etki alanlarıdır.

Burada temel ders açıktır:
Devlet yıkıldığında özgürlük doğmaz. Güçlünün hukuku doğar.

Suriye örneği, “devletsizleşme” romantizminin nasıl bir felakete dönüştüğünü göstermiştir. Kamu hizmetleri çöktü, eğitim dağıldı, sağlık sistemi yok oldu. Bir zamanlar kendi kendine yeten bir ülke, insani yardımlarla ayakta durmaya çalışan kırılgan bir yapıya dönüştü.

Türkiye açısından Suriye meselesi ayrıca önemlidir.

Milyonlarca insan sınırımıza dayandı. Sosyal dengeler bozuldu, ekonomik yük arttı, toplumsal gerilim derinleşti.Buna rağmen uzun yıllar boyunca yanlış politikalar sorgulanmadı. Dış müdahalelere angaje olan her adım, Türkiye’nin kendi güvenliğini de zayıflattı.

Suriye’de yaşananlar, Türkiye’ye şu dersi verdi:
Komşunun yıkımı, senin istikrarın değildir.

Ne yazık ki Türkiye’de bir dönem, Suriye’deki devlet çöküşü “fırsat” gibi sunuldu. Oysa ortada fırsat değil, büyük bir bölgesel felaket vardı. Bu felaketin bedelini bugün hem Suriye halkı hem de Türkiye toplumu ödemektedir.

Anti-emperyalist tutum, yalnızca dış müdahalelere karşı slogan atmak değildir. Aynı zamanda devletlerin egemenliğini, halkların kendi geleceğini belirleme hakkını savunmaktır. Suriye’ye yapılan müdahale, bu hakkın sistemli biçimde gasp edilmesidir.

Bugün geriye dönüp baktığımızda tablo nettir:
Ne demokrasi geldi.
Ne refah geldi.
Ne barış geldi.
Gelen yalnızca yıkım oldu.

Ve artık şunu açıkça söylemek gerekir:
Bir ülkeyi “kurtarmak” için önce devletini yıkanlar, aslında o ülkeyi teslim alırlar.

Suriye bunun acı kanıtıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.