SON DAKİKA

Devletsiz Sol, Sermayenin Soludur

Yazının Giriş Tarihi: 08.01.2026 16:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.01.2026 17:08

Devletsiz Sol, Sermayenin Soludur

Türkiye’de bugün sol adına konuşanların önemli bir kısmı, açıkça söylemese de fiilen şunu savunuyor:
Devlet yıkılsın, sonrası kendiliğinden gelir.
Bu bir siyasal strateji değildir; bu, tarihsel sorumluluktan kaçışın ideolojik kılıfıdır.

Devleti bütünüyle kötülük kaynağı olarak kodlayan bir anlayış, ne emekçiyi koruyabilir ne de ezilenleri özgürleştirebilir. Çünkü devletin geri çekildiği hiçbir alanda boşluğu halk doldurmaz. O boşluğu sermaye doldurur, tarikatlar doldurur, mafya doldurur. Bugün eğitimden sağlığa, barınmadan güvenliğe kadar yaşadığımız çöküşün temelinde tam da bu vardır.

Ben sosyalistim. Ama devletsizliği özgürlük, kuralsızlığı adalet sanan bir çizginin parçası değilim.

Devletçilik, bilinçli biçimde karikatürize ediliyor. Oysa devletçilik; bürokratik tahakküm değil, toplumsal adaletin kurumsallaşmasıdır. Eğitimin piyasanın insafına bırakılmamasıdır. Sağlığın parayla ölçülmemesidir. Adaletin güçlülerin ayrıcalığı olmaktan çıkarılmasıdır. Devletçilik; yoksulun, emekçinin, kimliği ya da varoluşu nedeniyle dışlanan herkesin kamusal güvence altına alınmasıdır.

Üniter devlet yapısını savunmak da çoğu zaman bilinçli olarak çarpıtılır. Üniterlik, inkâr siyaseti değildir. Üniterlik; halkların birbirine düşman edilmediği, eşit yurttaşlık temelinde ortak bir kamusal alanın var edilmesidir. Parçalanmış, piyasalaşmış, yerel güç odaklarına teslim edilmiş bir yapı; özgürlük üretmez, yeni eşitsizlikler üretir.

Kürt siyasal hareketini desteklemek, devleti tümden reddetmeyi zorunlu kılmaz. Tam tersine; devletin tekçi ve baskıcı karakterine karşı onu yeniden tanımlama iradesini gerektirir. Aynı şey LGBT bireyler için de geçerlidir. Haklar, devlet dışı “iyi niyet alanlarında” değil; kamusal hukukta ve anayasal güvence altında gerçek karşılığını bulur.

Bugün solda yaşanan temel sorun cesaret eksikliği değildir. Sorun, devrimci akıl eksikliğidir. Devrimci akıl yalnızca slogan atmaz. Düzen kurar. Yalnızca yıkmaz; yerine ne koyacağını bilir. Devrim, sokakta başlar ama devlette tamamlanır.

Türkiye’nin ihtiyacı ne Batı’dan ithal edilmiş neoliberal reçetelerdir ne de geçmişin donmuş dogmaları. İhtiyacımız olan şey; yerli, halkçı, devletçi, özgürlükçü ve ahlâkî bir siyasal hattır. İnancı siyasetin aracı değil, ahlâkî bir direnç zemini olarak görebilen; halkların eşitliğini savunurken ortak geleceği esas alan bir hat…

Bu yüzden ısrarla söylüyorum:
Ne piyasacı liberalizm, ne otoriter baskı…
Üçüncü bir yol hâlâ mümkündür.

Kolay değildir. Bedelsiz değildir.
Ama bu ülkenin ve bu coğrafyanın halkları için başka bir yol da yoktur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.