Ben Gvir’in Resti Netanyahu’nun İktidar İttifakını Sarsıyor
Ben Gvir’in Resti Netanyahu’nun İktidar İttifakını Sarsıyor
İsrail'de seçimler öncesi sağ blokta kriz çıktı. Itamar Ben Gvir, Netanyahu'nun ortak liste teklifini reddederek bağımsız girme kararı aldı. Bu durum, Netanyahu ve müttefiklerinin oy kaybı yaşaması riskini beraberinde getiriyor.
Haber Giriş Tarihi: 30.08.2026 14:22
Haber Güncellenme Tarihi: 30.08.2026 14:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde milletvekili aday listelerinin kesinleşme takvimi daralırken, sağ blokta tansiyonu zirveye taşıyan kapsamlı bir siyasi kriz patlak verdi. Başbakan Benyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı partileri tek çatı altında toplama ve oyların baraj altında kalarak heba olmasını önleme hamlesi, Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) lideri Itamar Ben Gvir’in kesin vetosuna takıldı. Netanyahu’nun sağ oyları konsolide etmek amacıyla Ben Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotriç’i aynı masaya çağırma planı boşa çıkarken, Ben Gvir toplantıyı beklemeden partisinin seçimlere bağımsız bir liste ile katılacağını ilan etti. Bu restleşme, hem iktidar bloğu içindeki dengeleri altüst etti hem de iki lider arasındaki tarihsel güç mücadelesini yeniden alevlendirdi.
Sağda Taktiksel Çıkmaz
Netanyahu cephesi, sağ seçmenin parçalanmasının muhalefetin önünü açacağı uyarısında bulunarak Ben Gvir’i sağ iktidarın geleceğini kişisel hırsları uğruna riske atmakla suçluyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, krizin yalnızca siyasi bir inatlaşmadan ibaret olmadığını, derin oy kaymalarından beslendiğini ortaya koyuyor. Maariv gazetesinin paylaştığı son anket verileri, eski ordu komutanı Ofer Vinter liderliğindeki Amheh Yisrael partisinin parlamentoya 5 vekille güçlü bir giriş yaptığını, buna karşılık Bezalel Smotriç’in Dini Siyonizm partisinin yüzde 3 seviyesinde kalarak seçim barajının altına gerilediğini gösteriyor. Ankette baraj altında kalan sağ eğilimli partilerin toplam oy oranının yüzde 8,1’e ulaşması, yaklaşık 10 milletvekilinin kaybedilme riskini doğuruyor.
Ben Gvir ise yükselen popülaritesini tek başına sandığa yansıtmakta kararlı bir duruş sergiliyor. Otzma Yehudit yönetimi, oyların bölünmesi sorumluluğunun kendilerinde olmadığını savunarak Netanyahu’ya iki seçenek sundu: Küçük sağ partilerin kendi aralarında birleşmesi ya da Likud kontenjanlarının Smotriç ve ekibine tahsis edilmesi. Ben Gvir’in bu stratejisi, Likud içinde de belirgin çatlaklara yol açtı. Likud Milletvekili Tally Gotliv, Ben Gvir’in bağımsız girme hakkını savunarak Smotriç için farklı formüller üretilmesi gerektiğini belirtirken, Başbakan’ın oğlu Yair Netanyahu sert tepki göstererek Ben Gvir’i sağ bloku sabote etmekle itham etti.
Aşırı sağdaki bu sıkışıklık üzerine Smotriç, Zehut partisinin lideri Moşe Feyglin ile doğrudan teknik blok kurma müzakerelerine hız verdi. Masadaki planlar arasında Feyglin’e listenin ikinci sırasının yanı sıra sekizinci ve onuncu sıraların verilmesi tartışılıyor. Olası bir Smotriç-Feyglin uzlaşması, Smotriç’e seçim barajını aşma fırsatı sunarken Netanyahu’nun kendi partisinden kontenjan harcamadan dengeyi korumasına alan açabilir. Tartışmaların harareti karşısında Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. İsrail Aumann da devreye girerek, 1992 seçimlerinde sağ oyların bölünmesiyle yaşanan hezimeti hatırlattı ve küçük aktörlerin ya birleşmesi ya da yarıştan çekilmesi çağrısında bulundu.
Ben Gvir ve Netanyahu Rekabetinin Kökeni
Ben Gvir ile Benyamin Netanyahu arasındaki çekişme, dönemsel bir liste anlaşmazlığının çok ötesinde, köklü bir ideolojik ve pragmatik hesaplaşmaya dayanıyor. Meir Kahane’nin ırkçı ve dışlayıcı Kahanist hareketinden yetişen Ben Gvir, uzun yıllar boyunca İsrail ana akım siyasetinde marjinal, radikal ve hatta dönemin güvenlik kurumlarınca tehlikeli görülen bir figürdü. Netanyahu ise 2019-2021 yılları arasında yaşadığı hükümet kurma krizleri ve hakkındaki yolsuzluk davaları nedeniyle siyasi bekasını korumak için Ben Gvir’i ana akım siyasete taşıyan mimar oldu.
Netanyahu, 2021 ve 2022 seçim süreçlerinde aşırı sağ oyların baraj altında kalmasını önlemek amacıyla Ben Gvir’in Otzma Yehudit partisi ile Smotriç’in Dini Siyonizm hareketini bizzat birleştirdi. Ancak Netanyahu’nun bir "oy devşirme aracı" olarak gördüğü Ben Gvir, 2022 yılı sonunda kurulan koalisyonda Ulusal Güvenlik Bakanlığı gibi kritik bir koltuğu kaparak hükümetin en baskın ve dizginlenemez aktörlerinden birine dönüştü. İkili arasındaki ilk açık karşıtlık, Ben Gvir’in Mescid-i Aksa’ya yönelik provokatif baskınları, Filistinli tutuklulara yönelik aşırı kısıtlamaları ve polisin doğrudan siyasi kontrolüne talip olmasıyla patlak verdi. Netanyahu, uluslararası baskıları ve güvenlik bürokrasisinin uyarılarını gözeterek bu adımları sınırlamaya çalıştıkça, Ben Gvir Başbakan’ı "sağ politikalardan taviz vermekle" ve "sol bürokrasiye boyun eğmekle" suçlamaya başladı.
Gazze Çatışmaları ve İktidar Vesayeti
7 Ekim 2023 sonrası başlayan savaş süreci, Netanyahu ile Ben Gvir arasındaki güç savaşını yapısal bir krize dönüştürdü. Ben Gvir, hükümetin savaş kabinesinden dışlanmasına rağmen koalisyonun sayısal çoğunluğunu elinde tutmanın verdiği şantaj gücünü sürekli olarak kullandı. Ateşkes müzakereleri, rehine takası anlaşmaları ve insani yardım koridorları açılması gibi her diplomatik ve askeri kavşakta Ben Gvir, "hükümeti devirme" tehdidini Netanyahu’nun başında bir kılıç gibi salladı.
Netanyahu, iktidarda kalabilmek için Ben Gvir’in aşırı taleplerine sık sık boyun eğmek zorunda kalırken, Ben Gvir ise Netanyahu’yu sürekli "kararsız ve zayıf" bir lider olarak konumlandırdı. Bu durum, Ben Gvir’in sağ seçmen nezdinde Netanyahu’nun yerini alabilecek daha radikal, "tavizsiz" ve bağımsız bir lider figürü inşa etmesine zemin hazırladı.
Bugün gelinen noktada Ben Gvir, artık Netanyahu’nun yönlendirdiği bir koalisyon ortağı değil; sağın yeni doğal lideri olma iddiasını taşıyan bir rakip konumundadır. Otzma Yehudit’in ortak listeyi reddederek bağımsız girme kararı, Netanyahu’nun vesayetinden tamamen sıyrılma ve seçim sonrasında Başbakan’a karşı pazarlık gücünü en üst düzeye çıkarma stratejisinin bir yansımasıdır. İsrail sağındaki bu derin ayrışma, önümüzdeki seçimlerin sağ kanadın liderlik mimarisini de kökten değiştireceğini gösteriyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ben Gvir’in Resti Netanyahu’nun İktidar İttifakını Sarsıyor
İsrail'de seçimler öncesi sağ blokta kriz çıktı. Itamar Ben Gvir, Netanyahu'nun ortak liste teklifini reddederek bağımsız girme kararı aldı. Bu durum, Netanyahu ve müttefiklerinin oy kaybı yaşaması riskini beraberinde getiriyor.
İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde milletvekili aday listelerinin kesinleşme takvimi daralırken, sağ blokta tansiyonu zirveye taşıyan kapsamlı bir siyasi kriz patlak verdi. Başbakan Benyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı partileri tek çatı altında toplama ve oyların baraj altında kalarak heba olmasını önleme hamlesi, Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) lideri Itamar Ben Gvir’in kesin vetosuna takıldı. Netanyahu’nun sağ oyları konsolide etmek amacıyla Ben Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotriç’i aynı masaya çağırma planı boşa çıkarken, Ben Gvir toplantıyı beklemeden partisinin seçimlere bağımsız bir liste ile katılacağını ilan etti. Bu restleşme, hem iktidar bloğu içindeki dengeleri altüst etti hem de iki lider arasındaki tarihsel güç mücadelesini yeniden alevlendirdi.
Sağda Taktiksel Çıkmaz
Netanyahu cephesi, sağ seçmenin parçalanmasının muhalefetin önünü açacağı uyarısında bulunarak Ben Gvir’i sağ iktidarın geleceğini kişisel hırsları uğruna riske atmakla suçluyor. Ancak kamuoyu yoklamaları, krizin yalnızca siyasi bir inatlaşmadan ibaret olmadığını, derin oy kaymalarından beslendiğini ortaya koyuyor. Maariv gazetesinin paylaştığı son anket verileri, eski ordu komutanı Ofer Vinter liderliğindeki Amheh Yisrael partisinin parlamentoya 5 vekille güçlü bir giriş yaptığını, buna karşılık Bezalel Smotriç’in Dini Siyonizm partisinin yüzde 3 seviyesinde kalarak seçim barajının altına gerilediğini gösteriyor. Ankette baraj altında kalan sağ eğilimli partilerin toplam oy oranının yüzde 8,1’e ulaşması, yaklaşık 10 milletvekilinin kaybedilme riskini doğuruyor.
Ben Gvir ise yükselen popülaritesini tek başına sandığa yansıtmakta kararlı bir duruş sergiliyor. Otzma Yehudit yönetimi, oyların bölünmesi sorumluluğunun kendilerinde olmadığını savunarak Netanyahu’ya iki seçenek sundu: Küçük sağ partilerin kendi aralarında birleşmesi ya da Likud kontenjanlarının Smotriç ve ekibine tahsis edilmesi. Ben Gvir’in bu stratejisi, Likud içinde de belirgin çatlaklara yol açtı. Likud Milletvekili Tally Gotliv, Ben Gvir’in bağımsız girme hakkını savunarak Smotriç için farklı formüller üretilmesi gerektiğini belirtirken, Başbakan’ın oğlu Yair Netanyahu sert tepki göstererek Ben Gvir’i sağ bloku sabote etmekle itham etti.
Aşırı sağdaki bu sıkışıklık üzerine Smotriç, Zehut partisinin lideri Moşe Feyglin ile doğrudan teknik blok kurma müzakerelerine hız verdi. Masadaki planlar arasında Feyglin’e listenin ikinci sırasının yanı sıra sekizinci ve onuncu sıraların verilmesi tartışılıyor. Olası bir Smotriç-Feyglin uzlaşması, Smotriç’e seçim barajını aşma fırsatı sunarken Netanyahu’nun kendi partisinden kontenjan harcamadan dengeyi korumasına alan açabilir. Tartışmaların harareti karşısında Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. İsrail Aumann da devreye girerek, 1992 seçimlerinde sağ oyların bölünmesiyle yaşanan hezimeti hatırlattı ve küçük aktörlerin ya birleşmesi ya da yarıştan çekilmesi çağrısında bulundu.
Ben Gvir ve Netanyahu Rekabetinin Kökeni
Ben Gvir ile Benyamin Netanyahu arasındaki çekişme, dönemsel bir liste anlaşmazlığının çok ötesinde, köklü bir ideolojik ve pragmatik hesaplaşmaya dayanıyor. Meir Kahane’nin ırkçı ve dışlayıcı Kahanist hareketinden yetişen Ben Gvir, uzun yıllar boyunca İsrail ana akım siyasetinde marjinal, radikal ve hatta dönemin güvenlik kurumlarınca tehlikeli görülen bir figürdü. Netanyahu ise 2019-2021 yılları arasında yaşadığı hükümet kurma krizleri ve hakkındaki yolsuzluk davaları nedeniyle siyasi bekasını korumak için Ben Gvir’i ana akım siyasete taşıyan mimar oldu.
Netanyahu, 2021 ve 2022 seçim süreçlerinde aşırı sağ oyların baraj altında kalmasını önlemek amacıyla Ben Gvir’in Otzma Yehudit partisi ile Smotriç’in Dini Siyonizm hareketini bizzat birleştirdi. Ancak Netanyahu’nun bir "oy devşirme aracı" olarak gördüğü Ben Gvir, 2022 yılı sonunda kurulan koalisyonda Ulusal Güvenlik Bakanlığı gibi kritik bir koltuğu kaparak hükümetin en baskın ve dizginlenemez aktörlerinden birine dönüştü. İkili arasındaki ilk açık karşıtlık, Ben Gvir’in Mescid-i Aksa’ya yönelik provokatif baskınları, Filistinli tutuklulara yönelik aşırı kısıtlamaları ve polisin doğrudan siyasi kontrolüne talip olmasıyla patlak verdi. Netanyahu, uluslararası baskıları ve güvenlik bürokrasisinin uyarılarını gözeterek bu adımları sınırlamaya çalıştıkça, Ben Gvir Başbakan’ı "sağ politikalardan taviz vermekle" ve "sol bürokrasiye boyun eğmekle" suçlamaya başladı.
Gazze Çatışmaları ve İktidar Vesayeti
7 Ekim 2023 sonrası başlayan savaş süreci, Netanyahu ile Ben Gvir arasındaki güç savaşını yapısal bir krize dönüştürdü. Ben Gvir, hükümetin savaş kabinesinden dışlanmasına rağmen koalisyonun sayısal çoğunluğunu elinde tutmanın verdiği şantaj gücünü sürekli olarak kullandı. Ateşkes müzakereleri, rehine takası anlaşmaları ve insani yardım koridorları açılması gibi her diplomatik ve askeri kavşakta Ben Gvir, "hükümeti devirme" tehdidini Netanyahu’nun başında bir kılıç gibi salladı.
Netanyahu, iktidarda kalabilmek için Ben Gvir’in aşırı taleplerine sık sık boyun eğmek zorunda kalırken, Ben Gvir ise Netanyahu’yu sürekli "kararsız ve zayıf" bir lider olarak konumlandırdı. Bu durum, Ben Gvir’in sağ seçmen nezdinde Netanyahu’nun yerini alabilecek daha radikal, "tavizsiz" ve bağımsız bir lider figürü inşa etmesine zemin hazırladı.
Bugün gelinen noktada Ben Gvir, artık Netanyahu’nun yönlendirdiği bir koalisyon ortağı değil; sağın yeni doğal lideri olma iddiasını taşıyan bir rakip konumundadır. Otzma Yehudit’in ortak listeyi reddederek bağımsız girme kararı, Netanyahu’nun vesayetinden tamamen sıyrılma ve seçim sonrasında Başbakan’a karşı pazarlık gücünü en üst düzeye çıkarma stratejisinin bir yansımasıdır. İsrail sağındaki bu derin ayrışma, önümüzdeki seçimlerin sağ kanadın liderlik mimarisini de kökten değiştireceğini gösteriyor.
En Çok Okunan Haberler