SON DAKİKA

Ensarullah'a karşı savaş çoktan kaybedildi mi?

Yemen'de Husilerin stratejik alanları ele geçirmesi, savaşın seyrini değiştirdi. Uzmanlar, askeri yöntemlerin yetersiz kaldığını ve bölgesel dengelerin karmaşıklaştığını vurgularken, krizin tek bir kazananı olmadığını belirtiyor.

Haber Giriş Tarihi: 17.10.2026 17:30
Haber Güncellenme Tarihi: 17.10.2026 17:34
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Ensarullah'a karşı savaş çoktan kaybedildi mi?

Yemen’de Ensarullah (Husiler) hareketinin batı kıyısındaki kritik alanları ele geçirmesi, on yılı aşan çatışma sürecinde yeni bir kırılma noktasına işaret ediyor. Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’ndaki seyrüsefer özgürlüğü ile Suudi Arabistan ve İran-ABD hattındaki bölgesel dengeleri doğrudan etkileyen bu gelişmeler, uluslararası kamuoyunda kritik bir soruyu gündeme taşıdı: Husilere karşı yürütülen savaş kaybedildi mi?

Amwaj.media tarafından hazırlanan kapsamlı analizde, konunun uzmanı üç Yemenli araştırmacı — Avrupa Barış Enstitüsü Kıdemli Yemen Danışmanı Hisham Al-Omeisy, Chatham House Araştırmacısı Mahmoud Shehrah ve Sanaa Stratejik Araştırmalar Merkezi Kıdemli Araştırmacısı Maysaa Shuja Al-Deen — Yemen'in mevcut durumunu ve geleceğini değerlendirdi.

Askeri Çıkmaz

Hisham Al-Omeisy’ye göre savaşın tamamen kaybedildiğini söylemek için henüz erken olsa da Yemen, sürdürülebilir ve adil bir barış kurma şansını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Husilerin askeri hamleleri, uluslararası toplumca tanınan Yemen hükümeti ve onun bölgesel müttefiklerinin yaşadığı derin zafiyeti gözler önüne seriyor.

Askeri güçle Husileri tamamen boyun eğdirmenin imkânsızlığı netleşirken, diplomatik masada da masanın diğer tarafında kimin oturacağı ve meşru hükümetin elinde müzakere kozu olarak ne kaldığı belirsizliğini koruyor. Al-Omeisy, mevcut gidişatın Yemen’i kalıcı bir parçalanmaya ve çözümsüz bir güç dengesine sürüklediğini vurguluyor.

Ayakta Kalmak Stratejik Bir Zafer Sayılır mı?

Mahmoud Shehrah ise konuyu farklı bir boyuttan ele alarak, Husilerin askeri ve siyasi olarak varlığını sürdürebilmesini mutlak bir stratejik zaferle karıştırmamak gerektiğini ifade ediyor. Husiler kontrol ettikleri bölgelerde güç alanlarını genişletip kendilerini kabul ettirmiş olsalar da, uzun vadeli bir devlet yönetimi ve ekonomik sürdürülebilirlik sağlama konusunda ciddi yetersizlikler yaşıyor.

Shehrah’a göre grupların ve aktörlerin sahada hayatta kalması, savaşın nihai kazananı oldukları anlamına gelmiyor. Bölgesel aktörlerin ve uluslararası güçlerin baskısı altında şekillenen bu yapı, Yemen halkının temel ihtiyaçlarına yanıt veremeyen kriz odaklı bir yönetim modeli üretmeye devam ediyor.

Çatışmanın Geleceği

Sanaa Stratejik Araştırmalar Merkezi’nden Maysaa Shuja Al-Deen, mevcut tablonun kısa vadede bir çözüme kavuşmasının zorluğuna dikkat çekiyor. Savaşın halihazırda uzun, çetrefilli ve yıpratıcı bir sürece evrildiğini belirten Shuja Al-Deen, Husilerin hem ülke içinde hem de Kızıldeniz hattındaki küresel denklemde konumlarını pekiştirdiklerini kaydediyor.

Yemen'deki iç güç dengelerinin dış müdahaleler ve bölgesel rekabetlerle karmaşıklaşması, çatışmasızlık ortamının sağlanmasını zorlaştırıyor. Savaşın askeri yollarla bitirilemeyeceği gerçeği netleşse de, taraflar arasındaki uçurum ve bölgesel gerilimler barış masasının kurulmasını engelliyor.

Analiz, Husilerin askeri avantaj sağlamasına rağmen Yemen krizinin tek bir kazananı olmadığını, sürecin tüm taraflar için uzamış bir belirsizlik ve derinleşen bir insani kriz anlamına geldiğini belirtiyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.