İranlılar ABD Yaptırımlarını Aşmak İçin Yurtdışına Nasıl Para Transfer Ediyor?
İranlılar ABD Yaptırımlarını Aşmak İçin Yurtdışına Nasıl Para Transfer Ediyor?
El Cezire’den Tohid Asadi’nin haberine göre; onlarca yıldır süregelen uluslararası yaptırımlar İran’ın küresel finans sistemine erişimini ciddi şekilde kısıtlarken, bireyler ve işletmeler için sınır ötesi ödemeleri son derece zor bir hale getirdi.
Haber Giriş Tarihi: 14.10.2026 13:03
Haber Güncellenme Tarihi: 14.10.2026 13:07
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik devam eden savaşı ve askeri gerilimleriyle birlikte bu yaptırım baskıları daha da artmış durumda. Uluslararası doğrudan bankacılık sisteminden faydalanamayan çok sayıda İranlı, yurt dışındaki mal ve hizmetlerin ödemesini yapabilmek adına alternatif finansal kanallara yönelmek zorunda kalıyor. Ancak uzmanlar ve kullanıcılar, bu yöntemlerin her birinin kendine özgü riskler, yüksek maliyetler ve hukuki güvencesizlikler barındırdığına dikkat çekiyor.
Geleneksel Olmayan Transfer Sistemleri ve Aracılar
İran içinde ve dışında çalışan kayıt dışı döviz büroları ile döviz tüccarları paranın doğrudan ülke sınırlarını geçmesine gerek kalmadan karşılıklı ihtiyaçları eşleştiren geleneksel bir ağ sunuyor. Bu sistemde, İran içerisinde yerel para birimine ihtiyaç duyan bir taraf ile yurt dışında yabancı para birimine ihtiyaç duyan başka bir tarafın talepleri dengeleniyor. Böylece, İran ve yabancı banka hesapları arasında doğrudan bir para akışı gerçekleşmeden işlemler yerel seviyelerde tamamlanıyor.
Bunun yanı sıra, aracı şirketler de döviz tüccarlarına benzer hizmetler sağlıyor. Müşteri, İran’daki aracıya yerel para birimiyle ödeme yapıyor; aracı firma veya bunun yurt dışındaki ortağı ise, kendi bünyesinde tuttukları konvertibl fonları kullanarak yurt dışındaki tedarikçiye ödemeyi aktarıyor.
Sadece kurumlar değil, bireyler de resmi kanalların kapalı olduğu durumlarda tanımadıkları kişilerle özel finansal anlaşmalar yapıyor. Ancak bu yöntem tamamen karşılıklı güvene dayandığı için ciddi riskler taşıyor. Almanya’da çalışan İranlı bilişim müdürü Reza, herhangi bir yasal belge veya kanıt olmadan tamamen tanınmayan kişilerin güvenine dayalı yapılan bu işlemlerin taraflardan birinin vazgeçmesi durumunda büyük maddi kayıplara yol açabildiğini vurguluyor. İranlı ticaret uzmanı Ashkan Bahrami de kayıt dışı havale sistemlerinin fon kayıpları, dolandırıcılık ve aşırı yüksek transfer masrafları gibi ciddi tehlikeler içerdiğini ifade ediyor.
Körfez Hattındaki Aksamalar
İranlıların sıklıkla başvurduğu gayriresmi finansal ağlar, bölgedeki jeopolitik şoklara karşı da oldukça savunmasız bir yapı sergiliyor. Özellikle Basra Körfezi ülkeleri üzerinden yürütülen bazı transfer kanalları, son dönemde tırmanan savaş ve çatışmalar nedeniyle kesintiye uğramış durumda. Bu durum, bu kanallara bağımlı olan işletmeler ve bireyler için ekstra bir belirsizlik katmanı yaratıyor.
Geleneksel bankacılık sisteminin tıkanmasıyla birlikte kripto paralar da uzun süre bir alternatif olarak öne çıktı. Ancak dijital varlıklar da yaptırımlardan tamamen kaçış imkanı sunmuyor. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), yakın dönemde Nobitex, Wallex, Bitpin ve Ramzinex gibi İran’ın önde gelen büyük kripto para borsalarına yaptırım uyguladı.
İran FinTek Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alireza Yaghoubi, blokzincir üzerindeki kripto işlemlerinin izinin sürülebildiği hususunda uyarıda bulunuyor. Yaghoubi, ister bireylere, ister Merkez Bankası’na veya diğer kurumlara ait olsun, İran bağlantılı çok sayıda cüzdanın yaptırım listelerine alınmasının kullanıcıları mağdur ettiğini belirtiyor. Sürekli yaşanan internet kesintileri de eklendiğinde kripto paralar güvenilir bir liman olmaktan uzaklaşıyor.
Tedarik Zincirleri ve Lojistik Krizleri
İranlı işletmeler ödeme yapmanın bir yolunu bulsalar bile, küresel ticarette karşılaştıkları sorunlar sadece finansal süreçlerle sınırlı kalmıyor. ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukası ve savaş kaynaklı kısıtlamalar, lojistik süreçleri ve teslimat sürelerini ağır bir şekilde etkilemiş durumda.
Aron Trading Group CEO’su Arghavan Ghazanfari, İran’a gönderilen malların ana kapısı konumundaki Çin’in Şanghay limanından yapılan sevkiyatlardaki devasa gecikmelere dikkat çekiyor. Normal şartlarda 26 gün süren transit süresinin günümüzde 102 ila 120 güne kadar çıktığını belirten Ghazanfari, müşterilerin artık ithalat yapmaktan vazgeçme noktasına geldiğini ve temel tedarik hatlarının kademeli olarak kesildiğini ifade ediyor.
Paranın Değer Kaybı ve Alım Gücü Eronzyonu
Tüm bu transfer zorlukları ve tedarik gecikmelerinin ötesinde, İran halkı ve tüccarları için en büyük engellerden biri de yerel para biriminin hızla değer kaybetmesidir. İran riyali; ABD doları karşısında sadece son bir ayda %10’dan fazla, son bir yılda %55’ten fazla ve son beş yıllık süreçte ise yaklaşık %90 oranında değer kaybetti.
Bölgedeki askeri tırmanış riski ve ekonomik belirsizlikler göz önüne alındığında, baskının kısa sürede hafifleyeceğine dair bir işaret bulunmuyor. İranlılar için artık mesele sadece sınır ötesine parayı nasıl aktaracakları değil; giderek daralan bu kısıtlayıcı finansal sistem içerisinde daha ne kadar süre ve hangi maliyetlerle ayakta kalabilecekleridir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İranlılar ABD Yaptırımlarını Aşmak İçin Yurtdışına Nasıl Para Transfer Ediyor?
El Cezire’den Tohid Asadi’nin haberine göre; onlarca yıldır süregelen uluslararası yaptırımlar İran’ın küresel finans sistemine erişimini ciddi şekilde kısıtlarken, bireyler ve işletmeler için sınır ötesi ödemeleri son derece zor bir hale getirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik devam eden savaşı ve askeri gerilimleriyle birlikte bu yaptırım baskıları daha da artmış durumda. Uluslararası doğrudan bankacılık sisteminden faydalanamayan çok sayıda İranlı, yurt dışındaki mal ve hizmetlerin ödemesini yapabilmek adına alternatif finansal kanallara yönelmek zorunda kalıyor. Ancak uzmanlar ve kullanıcılar, bu yöntemlerin her birinin kendine özgü riskler, yüksek maliyetler ve hukuki güvencesizlikler barındırdığına dikkat çekiyor.
Geleneksel Olmayan Transfer Sistemleri ve Aracılar
İran içinde ve dışında çalışan kayıt dışı döviz büroları ile döviz tüccarları paranın doğrudan ülke sınırlarını geçmesine gerek kalmadan karşılıklı ihtiyaçları eşleştiren geleneksel bir ağ sunuyor. Bu sistemde, İran içerisinde yerel para birimine ihtiyaç duyan bir taraf ile yurt dışında yabancı para birimine ihtiyaç duyan başka bir tarafın talepleri dengeleniyor. Böylece, İran ve yabancı banka hesapları arasında doğrudan bir para akışı gerçekleşmeden işlemler yerel seviyelerde tamamlanıyor.
Bunun yanı sıra, aracı şirketler de döviz tüccarlarına benzer hizmetler sağlıyor. Müşteri, İran’daki aracıya yerel para birimiyle ödeme yapıyor; aracı firma veya bunun yurt dışındaki ortağı ise, kendi bünyesinde tuttukları konvertibl fonları kullanarak yurt dışındaki tedarikçiye ödemeyi aktarıyor.
Sadece kurumlar değil, bireyler de resmi kanalların kapalı olduğu durumlarda tanımadıkları kişilerle özel finansal anlaşmalar yapıyor. Ancak bu yöntem tamamen karşılıklı güvene dayandığı için ciddi riskler taşıyor. Almanya’da çalışan İranlı bilişim müdürü Reza, herhangi bir yasal belge veya kanıt olmadan tamamen tanınmayan kişilerin güvenine dayalı yapılan bu işlemlerin taraflardan birinin vazgeçmesi durumunda büyük maddi kayıplara yol açabildiğini vurguluyor. İranlı ticaret uzmanı Ashkan Bahrami de kayıt dışı havale sistemlerinin fon kayıpları, dolandırıcılık ve aşırı yüksek transfer masrafları gibi ciddi tehlikeler içerdiğini ifade ediyor.
Körfez Hattındaki Aksamalar
İranlıların sıklıkla başvurduğu gayriresmi finansal ağlar, bölgedeki jeopolitik şoklara karşı da oldukça savunmasız bir yapı sergiliyor. Özellikle Basra Körfezi ülkeleri üzerinden yürütülen bazı transfer kanalları, son dönemde tırmanan savaş ve çatışmalar nedeniyle kesintiye uğramış durumda. Bu durum, bu kanallara bağımlı olan işletmeler ve bireyler için ekstra bir belirsizlik katmanı yaratıyor.
Geleneksel bankacılık sisteminin tıkanmasıyla birlikte kripto paralar da uzun süre bir alternatif olarak öne çıktı. Ancak dijital varlıklar da yaptırımlardan tamamen kaçış imkanı sunmuyor. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), yakın dönemde Nobitex, Wallex, Bitpin ve Ramzinex gibi İran’ın önde gelen büyük kripto para borsalarına yaptırım uyguladı.
İran FinTek Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alireza Yaghoubi, blokzincir üzerindeki kripto işlemlerinin izinin sürülebildiği hususunda uyarıda bulunuyor. Yaghoubi, ister bireylere, ister Merkez Bankası’na veya diğer kurumlara ait olsun, İran bağlantılı çok sayıda cüzdanın yaptırım listelerine alınmasının kullanıcıları mağdur ettiğini belirtiyor. Sürekli yaşanan internet kesintileri de eklendiğinde kripto paralar güvenilir bir liman olmaktan uzaklaşıyor.
Tedarik Zincirleri ve Lojistik Krizleri
İranlı işletmeler ödeme yapmanın bir yolunu bulsalar bile, küresel ticarette karşılaştıkları sorunlar sadece finansal süreçlerle sınırlı kalmıyor. ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukası ve savaş kaynaklı kısıtlamalar, lojistik süreçleri ve teslimat sürelerini ağır bir şekilde etkilemiş durumda.
Aron Trading Group CEO’su Arghavan Ghazanfari, İran’a gönderilen malların ana kapısı konumundaki Çin’in Şanghay limanından yapılan sevkiyatlardaki devasa gecikmelere dikkat çekiyor. Normal şartlarda 26 gün süren transit süresinin günümüzde 102 ila 120 güne kadar çıktığını belirten Ghazanfari, müşterilerin artık ithalat yapmaktan vazgeçme noktasına geldiğini ve temel tedarik hatlarının kademeli olarak kesildiğini ifade ediyor.
Paranın Değer Kaybı ve Alım Gücü Eronzyonu
Tüm bu transfer zorlukları ve tedarik gecikmelerinin ötesinde, İran halkı ve tüccarları için en büyük engellerden biri de yerel para biriminin hızla değer kaybetmesidir. İran riyali; ABD doları karşısında sadece son bir ayda %10’dan fazla, son bir yılda %55’ten fazla ve son beş yıllık süreçte ise yaklaşık %90 oranında değer kaybetti.
Bölgedeki askeri tırmanış riski ve ekonomik belirsizlikler göz önüne alındığında, baskının kısa sürede hafifleyeceğine dair bir işaret bulunmuyor. İranlılar için artık mesele sadece sınır ötesine parayı nasıl aktaracakları değil; giderek daralan bu kısıtlayıcı finansal sistem içerisinde daha ne kadar süre ve hangi maliyetlerle ayakta kalabilecekleridir.
En Çok Okunan Haberler