SON DAKİKA

İran Meselesi Değil, Emperyalizm Meselesi

Yazının Giriş Tarihi: 11.01.2026 10:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 10:35

Emperyalizme Karşı Notlar – 1

İran bugün yalnızca İran değildir. İran, Ortadoğu’da kimin bağımsız kalabileceği sorusunun adıdır. Bu yüzden İran’a yönelik her tartışma; nükleer başlıklardan, diplomatik manevralardan ya da rejim eleştirilerinden ibaret değildir. Mesele, doğrudan doğruya emperyalizmin sınırları meselesidir.

Batı’nın İran’la ilgili dili yıllardır değişmedi: Tehdit, tecrit, yaptırım ve gerekirse müdahale. Bu dilin arkasında ne demokrasi kaygısı vardır ne de halkların özgürlüğü. Aynı merkezlerin Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da ne yaptığını hatırlamak için hafızamızı çok zorlamaya gerek yok. Emperyalizm hiçbir coğrafyaya özgürlük götürmedi; yalnızca yıkım, parçalanma ve bağımlılık üretti.

Bu noktada net olmak gerekir:
İran’a yönelik emperyalist kuşatmaya karşı çıkmak, İran’daki her uygulamayı savunmak anlamına gelmez.
Bu ikisini bilinçli biçimde birbirine karıştıranlar, tartışmayı baştan sakatlamaktadır.

Türkiye ve İran halkları arasında, bugünkü siyasal gerilimlerin örtemeyeceği kadar derin tarihsel ve kültürel bağlar vardır. Aynı coğrafyanın çocuklarıyız. Benzer dış müdahalelere maruz kalmış, benzer baskı mekanizmalarıyla sınanmış halklardan söz ediyoruz. Sınırlar ayrı olabilir ama kaderlerimiz defalarca aynı merkezlerden çizilmeye çalışılmıştır.

Tarih çoğu zaman Osmanlı–Safevî rekabeti üzerinden okunur. Oysa bu coğrafyanın asıl ortaklığı, dış müdahalelere karşı verilen dirençtir. Türkiye kendi bağımsızlık mücadelesini emperyalizme karşı vermiştir; İran halkı da yüzyıllar boyunca aynı baskılarla yüzleşmiştir. Bugün yaşananlar, bu tarihsel sürekliliğin yeni bir perdesidir.

İran’a uygulanan ambargolar yalnızca bir yönetimi hedef almıyor. Doğrudan halkın yaşamını hedef alıyor. İlaçtan gıdaya, enerjiden eğitime kadar her alanda bedeli sıradan insanlar ödüyor. Emperyalizm, halkları cezalandırarak “özgürlük” getirdiğini iddia eden tek siyasal akıldır.

Türkiye’de bazı çevreler, emperyalist merkezlerin söylemini neredeyse tercüme ederek kullanıyor. İran’a yönelik askeri tehditleri alkışlayan, yaptırımları “hak edilmiş” gören bu dil, farkında olmadan kendi ülkesinin geleceğini de tehlikeye atıyor. Çünkü emperyalizmin dostu yoktur; yalnızca geçici çıkar ortakları vardır.

Anti-emperyalizm, romantik bir slogan değildir. Somut bir siyasal tutumdur. Halkların kendi kaderini tayin hakkını savunmayı, dış müdahalelere karşı net bir duruş almayı gerektirir. Türkiye’nin güvenliği de, bölgenin barışı da; İran’ın, Suriye’nin, Filistin’in parçalanmasından değil, egemenliklerinin tanınmasından geçer.

Türkiye ve İran halkları arasında kurulması gereken bağ, devletler arası geçici ittifaklardan daha derindir. Bu bağ; ortak hafızaya, ortak acılara ve ortak direniş deneyimine dayanır. Bugün bu bağı hatırlamak, yalnızca İran’ı savunmak değil; kendi bağımsızlığımızı da savunmaktır.

Emperyalizm bir ülkede durmaz.
Bir halka yöneltilen tehdit, er ya da geç tüm bölgeye yayılır.

Bu yüzden mesele İran meselesi değil,
emperyalizm meselesidir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.