SON DAKİKA

Muhalefete iktidar, iktidara muhalif Devlet Bahçeli

Yazının Giriş Tarihi: 25.01.2026 13:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.01.2026 13:44

Devlet Bahçeli, muhalefet ile iktidar arasında iktidar görünümlü bir muhalefet pozisyonu alarak, doğru hamlelerle siyasetin gündemini belirlemeye devam ediyor. Alışılagelmiş siyasi konfor alanlarının dışına çıkan bu tutum, onu hem destekleyenleri hem de karşıtlarını yeniden düşünmeye zorluyor.

Değişimi son derece değerli bir başlıkta başlattı; öyle ki bu adım toplumsal barışın zemininin oluşmasına ve yeniden yeşermesine katkı sundu. Siyasi partilere ve hatta zaman zaman kamuoyuna rağmen risk alarak, eylem iradesi göstererek ve kararlılıkla hareket etti. Bu üç unsuru bir araya getirerek elli yıllık Kürt meselesini yeniden müzakere edilebilir bir alana taşıdı. Öcalan’a “önder” diye hitap etmesi, meselenin ideolojik değil, politik bir gerçeklik olarak ele alındığını ve ne denli ciddiye alındığını gösterdi. Erdoğan süreç boyunca suskun kalırken, Bahçeli gündemi belirleyerek hem süreci taşıdı hem de ortağını rahatlattı.

Uzun süredir HDP’ye selam sabahı kesen çevreler varken, Bahçeli’nin bu alanda temasın ve sözün önünü açması, televizyon ve program özgürlüklerine alan tanıması dikkat çekiciydi. Ahmet Özer, Ahmet Türk ve CHP’li olup tutuklanan belediye başkanları konusunda ise, iktidar ortağı olmasına rağmen “ben buradayım” demeden açık bir şerh koyabilmesi, pozisyonunun netliğini gösterdi.

Muhalefetin gündeme taşıdığı başlıklarla o da ilgilenerek zaman zaman muhalefetle paralel bir tutum aldı. Ancak bunu yaparken iktidar ortağına yönelik fırsatçılığa da izin vermedi. Bu denge, Bahçeli’nin siyaset tarzının temel karakterini oluşturuyor.

Örneğin Venezuela’da yaşanan ve Maduro’nun ABD tarafından fiilen derdest edilmesine varan süreçte, sol-sosyalist ve sağ-muhafazakâr çevrelerden yalnızca cılız tepkiler gelirken, Bahçeli’nin meseleyi en sert biçimde ele alması, anti-emperyalist refleksin kimlikler üstü bir yerde durabileceğini gösterdi.

Ve şu noktada bizi ikna etti:
Ortadoğu’da yeni dönemin ilişkileri artık örgütler üzerinden değil, doğrudan aktörler üzerinden yürüyecek. Bu aynı zamanda siyasetin uzlaşının sanatı olduğunu kabul eden yeni bir devrin başladığı anlamına geliyor. Bunu kolay sananlar, “zaten olması gereken buydu” diyebilir. Oysa bunu yapmak, tasfiye edilmeyi göze almak demektir.

Bu nedenle Devlet Bahçeli’yi tebrik ediyor, bu süreçteki samimiyetine inandığımı ifade ediyor ve muvaffakiyetler diliyorum.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.