SON DAKİKA

#Siyaset

HABER DEĞER - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert sözler: Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Haber

Erdoğan’dan Özgür Özel’e sert sözler: Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada iç siyasete ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Erdoğan, TBMM’de yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan gerginlik üzerinden CHP’ye yüklenirken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e doğrudan hitap etti. “Siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır” Erdoğan, uluslararası alanda Türkiye’nin etkisinin arttığını savunarak “Uluslararası siyasette Türkiye rüzgarı esiyor” dedi. Cumhur İttifakı’nın devletin bekası ile toplumun birlik ve dirliğinin güvencesi olduğunu ifade eden Erdoğan, bugün siyasetin merkezinde bu ittifakın bulunduğunu dile getirdi. Meclis’teki kavga üzerinden muhalefete eleştiri TBMM’de yaşanan yumruklu kavgayı hatırlatan Erdoğan, ana muhalefetin yeni bakanların yeminine engel olmaya çalıştığını öne sürdü. Bu tutumun siyaset kurumuna zarar verdiğini belirten Erdoğan, “Meclis’in vakarına zarar veren, milletimizi rencide eden saldırıları telin ediyor ve reddediyorum” ifadelerini kullandı. Özgür Özel’e doğrudan mesaj Konuşmasında CHP liderine seslenen Erdoğan, “Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür” dedi. Yemin sürecinin tamamlandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, gerginlik yerine demokratik bir ortamın tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Geçmişten örneklerle CHP eleştirisi Erdoğan ayrıca, CHP’nin yaklaşımının yıllar içinde değişmediğini savunarak 1939 Erzincan depremine gönderme yaptı ve muhalefetin belediyecilik anlayışını da hedef aldı. İstanbul’a suyu kendi dönemlerinde getirdiklerini belirten Erdoğan, CHP’nin “faşizan ve kibirli bir zihniyete sahip olduğunu” ileri sürdü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz Haber

Ekrem İmamoğlu’ndan sert tepki: Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Dilek İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya’nın tutuklanması, siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi. Görevden uzaklaştırılan ve tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ailesinin hedef alındığını savundu ve sert ifadeler kullandı. “Onur hedef alınıyor” mesajı İmamoğlu paylaşımında, “Siyasi operasyonlarla, algı oyunlarıyla insanların onurunu hedef alıyorsunuz. Aileme saldırıyorsunuz, yuvamı hedef alıyorsunuz” ifadelerine yer verdi. Açıklamasında, toplumun farklı kesimlerinin korku yoluyla susturulmaya çalışıldığını öne süren İmamoğlu, kendisini ve ailesini koruyanların da hedef haline getirildiğini belirtti. Ali Kaya uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklandı 4 Şubat’ta başlatılan soruşturma kapsamında 27 kişi hakkında “uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kullanılmasını kolaylaştırmak, fuhşa teşvik etmek, aracılık etmek veya yer temin etmek” suçlamalarıyla işlem yapıldı. Operasyonlarda 19 kişi gözaltına alınırken, Ali Kaya’nın da tutuklandığı bildirildi. Dilek İmamoğlu: “Karalama kampanyası yürütülüyor” Dilek İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kardeşinin gözaltına alınmasını “itibar zedelemeye yönelik bir karalama kampanyası” olarak değerlendirdi. “Bir insanı susturmak için ailesini hedef almak adaletin değil, derin bir korkunun göstergesidir” ifadelerini kullanan İmamoğlu, siyasetin dilinin ailelerden uzak tutulması gerektiğini vurguladı. Aile üyeleri daha önce de soruşturmalara konu olmuştu Dilek İmamoğlu’nun diğer kardeşi Cevat Kaya’nın da Nisan 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir soruşturma kapsamında tutuklandığı biliniyor. Ayrıca Kasım 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu’nun “rüşvet ve suç gelirlerini aklama” iddialarıyla ifade verdiği kamuoyuna yansımıştı. Soruşturma süreci devam ederken, yaşanan gelişmelerin hem hukuk hem de siyaset gündemindeki etkisinin sürmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı Haber

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı

Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan finansçı Jeffrey Epstein hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan görüntüler, Manhattan’daki Metropolitan Correctional Center (MCC) cezaevinde yaşanan kritik saatlere dair dikkat çekici bilgiler içeriyor. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, güvenlik zafiyetleri ve prosedür ihlalleri kamuoyundaki soru işaretlerini canlı tutuyor. Yüksek riskli mahkûm olarak tutuluyordu 6 Temmuz 2019’da tutuklanan Epstein, ağır suçlamalar ve kamuoyundaki tanınırlığı nedeniyle “yüksek riskli” statüsüne alınmıştı. Psikolojik değerlendirmelerde intihar düşüncesi olmadığını ifade ettiği belirtilse de cezaevi yönetimi, olası risklere karşı özel gözetim uygulamıştı. Hücre arkadaşıyla yaşanan olay dikkat çekmişti 23 Temmuz’da dört cinayetten hükümlü Nicholas Tartaglione ile kaldığı hücrede boynunda kızarıklıklarla yerde bulunması ilk alarmı vermişti. Epstein, hücre arkadaşının kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürerken Tartaglione bu iddiayı reddetti. Kısa süreli gözlemin ardından Epstein tek kişilik hücreye alındı. Son temas: 20 dakikalık telefon görüşmesi 9 Ağustos’ta mahkemeye çıkan Epstein’ın yaklaşık 20 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığı ve bunun dış dünyayla kurduğu son temas olduğu kaydedildi. Protokol ihlali iddiası Resmi kayıtlara göre 10 Ağustos gecesi saat 03.00 ile 05.00 arasında yapılması gereken iki zorunlu hücre kontrolü gerçekleştirilmedi. Bu detay, ölümün ardından başlatılan soruşturmalarda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Dakika dakika ölüm süreci Saat 06.33’te cezaevi personeli tıbbi acil durum bildirimi yaptı ve ilk açıklamalarda Epstein’ın kendini astığı ifade edildi. Nabzı alınamayan mahkûm kısa süre içinde revire götürüldü ve hayata döndürme çalışmaları başlatıldı. Ancak saat 07.36’da hastanede ölüm resmen ilan edildi. Komplo teorileri neden bitmiyor? Yetkililer ölüm nedenini intihar olarak açıklasa da Epstein’ın siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle bağlantıları olduğu iddiaları, olayın yalnızca bireysel bir vakadan ibaret olup olmadığı sorusunu sürekli gündemde tutuyor. Yeni yayımlanan görüntüler, tartışmaları sona erdirmekten çok yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump masum mu? Haber

Trump masum mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen törende basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, yayımlanan belgelerde kendisiyle bağlantılı herhangi bir bulguya rastlanmadığını ileri sürerek masumiyetinin ortaya çıktığını söyledi. “Binlerce, milyonlarca sayfa belge incelendi ve benimle ilgili hiçbir şey bulunamadı” diyen Trump, Epstein tartışmalarının artık geride bırakılması gerektiğini belirtti. Ülkenin yönetimine odaklanmanın daha önemli olduğunu vurgulayan Trump, Epstein ile ilişkili olduğunu iddia ettiği bazı Demokrat isimlere de gönderme yaptı. Epstein dosyaları kapsamında eski ABD Başkanı Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Kongre’de ifade verecek olmasına da değinen Trump, bu durumu “üzücü” olarak nitelendirdi ve Hillary Clinton’ın yetenekli bir siyasetçi olduğunu ifade etti. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki cezaevi hücresinde ölü bulunmuştu. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde Epstein’ın intihar ettiği sonucuna varılmıştı. Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve sanat camiasından birçok tanınmış ismin adı geçse de yetkililer “müşteri listesi” tutulduğuna dair somut kanıt bulunamadığını açıklamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mehmet Uçum: Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır Haber

Mehmet Uçum: Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kaleme aldığı kapsamlı analizde, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktayı, Kürtlerin geleceğine ilişkin tartışmaları ve bölgesel dengeleri ele aldı. Uçum, devlet inisiyatifiyle yürütülen sürecin kritik bir eşiğe geldiğini belirterek, etnik kimlik üzerinden yürütülen tartışmaların bilinçli bir manipülasyon olduğunu savundu. “Terörsüz Türkiye süreci hedefe ulaşmanın eşiğinde” Mehmet Uçum, 1 Ekim 2024’te başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin, devlet politikası haline geldiğini ve somut aşamalar kaydettiğini ifade etti. Sürecin önemli kilometre taşlarını sıralayan Uçum, şu değerlendirmeyi yaptı: “Görünür yönüyle 1 Ekim 2024’ten beri devrede olan Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci, geçen 16 aylık zamanda birçok ilerlemeyle hedefe erişmenin eşiğine ulaştı.” Uçum’a göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de yaptığı konuşma ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece verdiği destek, devlet iradesinin belirleyici unsurları oldu. PKK’nin feshi ve silah bırakma süreci Analizde, 2025 yılı içinde yaşanan gelişmelerin sürecin seyrini köklü biçimde değiştirdiği vurgulandı. Uçum, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın çağrısı, 12 Mayıs 2025’te örgütün fesih kararı ve 11 Temmuz 2025’te yapılan silah yakma merasiminin, sembolik olmanın ötesinde tarihsel anlam taşıdığını belirtti. “Artık sistematik terör ve elde silah yoluyla bir pratik yürütme imkanları kalmamıştır.” diyen Uçum, örgütün artık unsurlarının yeni bir yol ayrımında olduğunu savundu. “Kürtlerin geleceği üzerinden karamsarlık üretiliyor” Uçum, özellikle Suriye’deki gelişmeler üzerinden Kürtlerin geleceğine dair ‘duygusal kopuş’ söylemleri üretildiğini belirterek bu tartışmaları sert bir dille eleştirdi: “Kürtlerin duygusal kopuş yaşadığı iddia ediliyor ancak ‘nerede ve nasıl?’ sorusuna somut bir cevap verilemiyor.” Bu söylemlerin, Kürtleri etnik kimlik siyasetine hapsettiğini savunan Uçum, bazı çevrelerin Kürtleri bölgesel güç mücadelelerinin parçası haline getirmek istediğini ileri sürdü. Suriye’de örgüt ile Kürtler arasındaki kopuş Analizde, Suriye’deki fiili durumun da ayrıntılı biçimde ele alındığı görülüyor. Uçum’a göre, münfesih terör örgütünün artık unsurları, Kürtlerin değil örgütsel iktidarın peşine düştü ve bu nedenle Kürtlerle bağlarını büyük ölçüde kaybetti: “Artık örgütün, Kürtlerin bir kısmını dahi temsil kabiliyeti kalmamıştır.” Uçum, bu unsurların tek çıkış yolunun, Suriye Kürtlerinin haklarını savunmak ve Suriye Devletiyle bütünleşme sürecine katkı sunmak olduğunu ifade etti. DEM için ‘tarihi fırsat’ uyarısı Mehmet Uçum, DEM Parti’ye ilişkin değerlendirmelerinde ise dikkat çekici ifadeler kullandı. Son dönemde yapılan bazı açıklamaların ve tutumların ciddi sapmalar içerdiğini belirten Uçum, özellikle bayrak tartışmalarına dikkat çekti: “Bayrak düşmanlığı devlet düşmanlığıdır. Devlete düşmanlık yapıp, aynı zamanda meşru bir siyasi aktör olunamaz.” Buna karşın DEM’in önünde önemli bir fırsat olduğunu savunan Uçum, Türkiye partisi olma iddiasının ilk kez bu kadar güçlü bir zemine sahip olduğunu dile getirdi. “Tek devlet, tek millet nesnel gerçektir” Uçum’un analizinde en güçlü vurgulardan biri, Türkiye’nin üniter yapısı ve millet tanımı oldu. Kürtlerin, Türk milletinin asli unsuru olduğunu belirten Uçum şu ifadeleri kullandı: “Kürtler, Türk milletinin ayrılmaz parçası ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.” “Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır.” Uçum, Türk milletinin etnik temelli değil, cumhuriyet vatandaşlığına dayalı kapsayıcı bir yapı olduğunu vurguladı. Yeni anayasa ve Kürtçe vurgusu Analizde, yeni anayasa tartışmalarına da yer verildi. Uçum, Türk vatandaşlığının etnik kökene dayanmadan tanımlanabileceğini, Kürtçeye yönelik özgürlüklerin ise anayasal güvence altına alınabileceğini ifade etti: “Kürtçenin özgürlüğünü güçlendirmek ve kalıcılaştırmak, Kürtlerin geleceğinin güvencesidir.” Buna karşın Türkçenin tek resmi dil ve eğitim dili olmasının tartışma konusu yapılamayacağını da net biçimde dile getirdi. Bölge Kürtleri ve Türkiye’nin rolü Uçum, Suriye, Irak ve İran’daki Kürtlerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin merkezi rolüne dikkat çekti: “Türkiye, bölgedeki tüm Kürtlerin en büyük garantörü ve en güçlü destekçisidir.” Türkiye’nin bölge Kürtlerinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Uçum, Kürtlerin geleceğinin Türkiye’nin geleceğiyle iç içe olduğunu savundu. Mehmet Uçum’un analizine göre, Terörsüz Türkiye süreci yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yeniden bütünleşme sürecidir. Uçum, etnik temelli ayrışma projelerinin iflas ettiğini savunarak, Türkiye’nin geleceğinin tek devlet, tek millet realitesi içinde şekilleneceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.