SON DAKİKA

Rusya Korkusu Lahey'i Kuşattı: Putin'i Yargılayacak Mahkemenin Bedeli Büyüyor

Lahey'de kurulacak 'Putin Mahkemesi', Rusya'nın saldırı suçlarını yargılamayı hedeflerken güvenlik riskleri ve finansman kriziyle karşı karşıya. Hollanda, Rus tehdidine karşı artan güvenlik maliyetleri için ek bütçe talep ediyor.

Haber Giriş Tarihi: 15.06.2026 10:29
Haber Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 10:32
Kaynak: Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Rusya Korkusu Lahey'i Kuşattı: Putin'i Yargılayacak Mahkemenin Bedeli Büyüyor

Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılını aşan yıkımı, uluslararası hukuk tarihinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hollanda'nın Lahey kentinde kurulması planlanan ve kamuoyunda "Putin Mahkemesi" olarak anılan Ukrayna'ya yönelik saldırı suçunu yargılayacak özel mahkeme, henüz faaliyete geçmeden ciddi bir güvenlik ve finansman krizinin merkezine oturdu. Intelligence Online'ın haberine göre, Hollanda hükümeti artan Rus tehdidi nedeniyle mahkemenin güvenlik bütçesinin genişletilmesini talep ediyor. İstihbarat servislerinin sabotaj, siber saldırı ve casusluk ihtimallerine ilişkin değerlendirmeleri, mahkemenin maliyetlerini beklenenden çok daha yukarı taşıyor.

Bu gelişme, aslında savaşın hukuk salonlarında ve istihbarat koridorlarında da sürdüğünü gösteriyor.

Lahey, uluslararası adaletin sembolik başkentlerinden biri olarak biliniyor. Ancak kurulacak bu mahkeme, geçmişteki Yugoslavya veya Ruanda mahkemelerinden farklı bir karakter taşıyor. Çünkü ilk kez Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan nükleer bir gücün liderliği, "saldırı suçu" nedeniyle özel bir yargı mekanizmasının hedefi haline geliyor.

Avrupa Konseyi öncülüğünde oluşturulan ve 36 ülkenin destek verdiği mahkeme, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın siyasi ve askeri karar alıcılarını yargılamayı amaçlıyor. Mahkemenin statüsü Mayıs ayında Moldova'da kabul edildi. Avrupa Birliği de sürece siyasi ve mali destek sundu.

Ancak daha kuruluş aşamasında ortaya çıkan sorunlar, uluslararası adalet idealinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor.

En dikkat çekici meselelerden biri güvenlik. Ukraynalı yetkililer ve Hollandalı güvenlik kurumları, mahkemenin Rusya kaynaklı hibrit saldırıların hedefi haline gelebileceğini düşünüyor. Olası tehditler arasında siber operasyonlar, bilgi sızdırma girişimleri, tanıkların hedef alınması ve hatta yüksek profilli sanıklara yönelik suikast ya da kaçırma teşebbüsleri bulunuyor.

Bu nedenle Hollanda yönetimi mevcut adliye altyapısının yeterli olmayacağını savunuyor. Yeni ve yüksek güvenlikli bir kompleks inşa edilmesi gündeme gelmiş durumda. Ukrayna kaynakları da bu tercihin maliyetleri ciddi biçimde artırdığını belirtiyor.

Bir başka tartışma ise finansman konusunda yaşanıyor. Avrupa Konseyi, mahkemenin giderlerinin üye devletler tarafından karşılanacağını açıklasa da kesin bütçe hâlâ belirlenebilmiş değil. Avrupa Birliği ilk etapta 10 milyon avroluk destek sözü verdi. Ancak bunun başlangıç maliyetlerini karşılamaya yetmeyeceği açık.

Bu nedenle Ukrayna tarafı, Batı ülkelerinde dondurulan Rus varlıklarının mahkemenin finansmanında kullanılmasını savunuyor. Bu öneri Avrupa kamuoyunda destek bulsa da hukuki ve siyasi sonuçları nedeniyle tartışmalı olmaya devam ediyor.

Asıl mesele ise bu mahkemenin uluslararası hukuk açısından ne ifade ettiği.

Uluslararası Ceza Mahkemesi daha önce Vladimir Putin hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı. Ancak ICC'nin yetki alanı "saldırı suçu" konusunda sınırlı kaldı. Çünkü Rusya Roma Statüsü'ne taraf değil ve Güvenlik Konseyi vetosu nedeniyle yeni bir süreç işletilemiyor.

İşte özel mahkeme bu boşluğu doldurmayı hedefliyor. Avrupa'nın bakış açısına göre bu girişim, Nürnberg'den sonra devlet liderlerinin savaş başlatma kararlarının cezalandırılmasına yönelik en önemli adımlardan biri. Eski İngiltere Başbakanı Gordon Brown'ın ifadesiyle bu süreç, "uluslararası hukukun hâlâ bir anlam taşıdığını göstermeyi" amaçlıyor.

Buna karşılık eleştiriler de az değil. Moskova, girişimi tamamen siyasi olarak tanımlıyor. Rus yetkililere göre Batı, uluslararası hukuku seçici biçimde kullanıyor. Irak işgali, Afganistan müdahalesi ya da Libya operasyonlarında benzer mekanizmaların devreye sokulmaması, Kremlin'in en güçlü argümanlarından biri haline geliyor.

Pek çok devlet, uluslararası ceza adaletinin yalnızca Batı'nın rakiplerine karşı işletildiği kanaatini taşıyor. Eğer Lahey'deki yeni yapı evrensel bir hukuk normu oluşturmak istiyorsa, bu seçicilik eleştirilerine ikna edici cevaplar vermek zorunda kalacak.

Asıl soru şu:

Büyük güçler gerçekten hukukun üstünde mi?

Eğer cevap hayır ise, bunun maliyeti yalnızca milyonlarca avroluk güvenlik bütçeleriyle ölçülemez. Eğer cevap evet ise, uluslararası hukuk büyük ölçüde zayıf devletlerin uymak zorunda olduğu bir kurallar manzumesine dönüşmüş demektir.

Bir tarafta adalet arayışı, diğer tarafta güç siyaseti.

Bir tarafta savaş mağdurlarının hesabını sorma iradesi, diğer tarafta yeni bir Soğuk Savaş'ın istihbarat savaşları.

Sonuçta Putin Mahkemesi'nin kaderi, 21. yüzyılda uluslararası düzenin nasıl şekilleneceğinin de göstergesi olacak. Mahkeme başarılı olursa, dünyanın en güçlü liderlerine bile dokunabilen yeni bir hukuk anlayışının önü açılabilir. Başarısız olması halinde ise Lahey'in koridorlarında yankılanacak olan şey, adaletten öte küresel güç dengelerinin sesi olacaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.