Eski bakan Denizolgun soruşturmasında Başsavcılık ATK'den ek rapor istedi
Eski bakan Denizolgun soruşturmasında Başsavcılık ATK'den ek rapor istedi
Süleymancılar Cemaati'nin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1’nci İhtisas Kurulu Başkanlığı'na resmi yazı göndererek ek rapor talep etti.
Haber Giriş Tarihi: 06.11.2026 13:15
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 13:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli vefatıyla ilgili adli süreç yeni bir boyut kazandı. Soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk otopsi ve fethi kabir değerlendirmelerinin ardından Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) dosyada yer alan kritik noktalara ve soru işaretlerine dair ayrıntılı bir ek rapor hazırlamasını istedi.
Kanamalar, çürüme ve tıbbi müdahale zamanlaması mercek altında
Başsavcılık tarafından ATK’ye iletilen resmi yazıda, maktulün göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın oluşum zamanı ile travmatik bir bulgu niteliği taşıyıp taşımadığına dair netleştirme istendi. Otopsi raporunda organlarda ağır otoliz (çürüme) tespit edildiğine dikkat çekilen yazıda, bu duruma rağmen mikroskobik inceleme sonuçlarının nasıl değerlendirildiğinin ayrıntılandırılması talep edildi. Bunun yanı sıra, maktulün ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılarak öldürülmüş olabileceğine ilişkin delil bulunmadığı yönündeki tespitle ilgili de sorular yöneltildi. Ağız ve burun kapatma eylemlerinde ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığı ve göğüs bölgesindeki kanamaların travmatik bir delil sayılıp sayılamayacağı hususlarına açıklık getirilmesi istendi.
Olay günü Denizolgun'un 6 Eylül 2016 günü saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiği, 7 Eylül saat 19.00 sıralarında ölü bulunduğu ve emniyete ihbarın ancak 8 Eylül saat 00.30'da yapıldığı hatırlatıldı. Başsavcılık, rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının ve ihbarın geç yapılması sebebiyle yaşanan çürümenin delil tespitini engelleyip engellemediğinin raporda açıklanmasını talep etti.
hastalık teşhisi ve ilaç etken maddesi soruldu
Dosyada maktule ait herhangi bir geçmiş tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi sonuç kısmında yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak nitelendirilmesinin dayanağı sorgulandı. Ayrıca Denizolgun’un kanında tespit edilen "metoprolol" etken maddesinin hangi rahatsızlıklarda kullanıldığına ilişkin teknik bilgi istendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mevcut tüm bilgi ve belgelerin yeniden incelenerek yöneltilen sorular çerçevesinde kesin ölüm nedenini belirten detaylı ek raporun hazırlanmasını talep etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Eski bakan Denizolgun soruşturmasında Başsavcılık ATK'den ek rapor istedi
Süleymancılar Cemaati'nin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1’nci İhtisas Kurulu Başkanlığı'na resmi yazı göndererek ek rapor talep etti.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli vefatıyla ilgili adli süreç yeni bir boyut kazandı. Soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk otopsi ve fethi kabir değerlendirmelerinin ardından Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) dosyada yer alan kritik noktalara ve soru işaretlerine dair ayrıntılı bir ek rapor hazırlamasını istedi.
Kanamalar, çürüme ve tıbbi müdahale zamanlaması mercek altında
Başsavcılık tarafından ATK’ye iletilen resmi yazıda, maktulün göğüs bölgesinde tespit edilen kanamanın oluşum zamanı ile travmatik bir bulgu niteliği taşıyıp taşımadığına dair netleştirme istendi. Otopsi raporunda organlarda ağır otoliz (çürüme) tespit edildiğine dikkat çekilen yazıda, bu duruma rağmen mikroskobik inceleme sonuçlarının nasıl değerlendirildiğinin ayrıntılandırılması talep edildi. Bunun yanı sıra, maktulün ağız ve burnunun kapatılması, boynuna bası uygulanması veya göğsüne bastırılarak öldürülmüş olabileceğine ilişkin delil bulunmadığı yönündeki tespitle ilgili de sorular yöneltildi. Ağız ve burun kapatma eylemlerinde ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığı ve göğüs bölgesindeki kanamaların travmatik bir delil sayılıp sayılamayacağı hususlarına açıklık getirilmesi istendi.
Olay günü Denizolgun'un 6 Eylül 2016 günü saat 17.00 sıralarında çiftliğe girdiği, 7 Eylül saat 19.00 sıralarında ölü bulunduğu ve emniyete ihbarın ancak 8 Eylül saat 00.30'da yapıldığı hatırlatıldı. Başsavcılık, rahatsızlandığı ilk anda bulunması halinde acil tıbbi müdahaleyle hayatta kalmasının mümkün olup olmadığının ve ihbarın geç yapılması sebebiyle yaşanan çürümenin delil tespitini engelleyip engellemediğinin raporda açıklanmasını talep etti.
hastalık teşhisi ve ilaç etken maddesi soruldu
Dosyada maktule ait herhangi bir geçmiş tıbbi evrak bulunmamasına rağmen otopsi sonuç kısmında yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak nitelendirilmesinin dayanağı sorgulandı. Ayrıca Denizolgun’un kanında tespit edilen "metoprolol" etken maddesinin hangi rahatsızlıklarda kullanıldığına ilişkin teknik bilgi istendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, mevcut tüm bilgi ve belgelerin yeniden incelenerek yöneltilen sorular çerçevesinde kesin ölüm nedenini belirten detaylı ek raporun hazırlanmasını talep etti.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler