Mehmet Uçum: Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır
Mehmet Uçum: Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamayı, Kürtlerin Türkiye ve bölgedeki geleceğini ve yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi. Uçum, “Kürtler Türk milletinin asli kurucu unsurudur” vurgusuyla etnik temelli ayrışma projelerine sert eleştiriler yöneltti.
Haber Giriş Tarihi: 01.02.2026 10:08
Haber Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 10:16
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kaleme aldığı kapsamlı analizde, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktayı, Kürtlerin geleceğine ilişkin tartışmaları ve bölgesel dengeleri ele aldı. Uçum, devlet inisiyatifiyle yürütülen sürecin kritik bir eşiğe geldiğini belirterek, etnik kimlik üzerinden yürütülen tartışmaların bilinçli bir manipülasyon olduğunu savundu.
“Terörsüz Türkiye süreci hedefe ulaşmanın eşiğinde”
Mehmet Uçum, 1 Ekim 2024’te başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin, devlet politikası haline geldiğini ve somut aşamalar kaydettiğini ifade etti. Sürecin önemli kilometre taşlarını sıralayan Uçum, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Görünür yönüyle 1 Ekim 2024’ten beri devrede olan Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci, geçen 16 aylık zamanda birçok ilerlemeyle hedefe erişmenin eşiğine ulaştı.”
Uçum’a göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de yaptığı konuşma ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece verdiği destek, devlet iradesinin belirleyici unsurları oldu.
PKK’nin feshi ve silah bırakma süreci
Analizde, 2025 yılı içinde yaşanan gelişmelerin sürecin seyrini köklü biçimde değiştirdiği vurgulandı. Uçum, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın çağrısı, 12 Mayıs 2025’te örgütün fesih kararı ve 11 Temmuz 2025’te yapılan silah yakma merasiminin, sembolik olmanın ötesinde tarihsel anlam taşıdığını belirtti.
“Artık sistematik terör ve elde silah yoluyla bir pratik yürütme imkanları kalmamıştır.” diyen Uçum, örgütün artık unsurlarının yeni bir yol ayrımında olduğunu savundu.
“Kürtlerin geleceği üzerinden karamsarlık üretiliyor”
Uçum, özellikle Suriye’deki gelişmeler üzerinden Kürtlerin geleceğine dair ‘duygusal kopuş’ söylemleri üretildiğini belirterek bu tartışmaları sert bir dille eleştirdi:
“Kürtlerin duygusal kopuş yaşadığı iddia ediliyor ancak ‘nerede ve nasıl?’ sorusuna somut bir cevap verilemiyor.”
Bu söylemlerin, Kürtleri etnik kimlik siyasetine hapsettiğini savunan Uçum, bazı çevrelerin Kürtleri bölgesel güç mücadelelerinin parçası haline getirmek istediğini ileri sürdü.
Suriye’de örgüt ile Kürtler arasındaki kopuş
Analizde, Suriye’deki fiili durumun da ayrıntılı biçimde ele alındığı görülüyor. Uçum’a göre, münfesih terör örgütünün artık unsurları, Kürtlerin değil örgütsel iktidarın peşine düştü ve bu nedenle Kürtlerle bağlarını büyük ölçüde kaybetti:
“Artık örgütün, Kürtlerin bir kısmını dahi temsil kabiliyeti kalmamıştır.”
Uçum, bu unsurların tek çıkış yolunun, Suriye Kürtlerinin haklarını savunmak ve Suriye Devletiyle bütünleşme sürecine katkı sunmak olduğunu ifade etti.
DEM için ‘tarihi fırsat’ uyarısı
Mehmet Uçum, DEM Parti’ye ilişkin değerlendirmelerinde ise dikkat çekici ifadeler kullandı. Son dönemde yapılan bazı açıklamaların ve tutumların ciddi sapmalar içerdiğini belirten Uçum, özellikle bayrak tartışmalarına dikkat çekti:
“Bayrak düşmanlığı devlet düşmanlığıdır. Devlete düşmanlık yapıp, aynı zamanda meşru bir siyasi aktör olunamaz.”
Buna karşın DEM’in önünde önemli bir fırsat olduğunu savunan Uçum, Türkiye partisi olma iddiasının ilk kez bu kadar güçlü bir zemine sahip olduğunu dile getirdi.
“Tek devlet, tek millet nesnel gerçektir”
Uçum’un analizinde en güçlü vurgulardan biri, Türkiye’nin üniter yapısı ve millet tanımı oldu. Kürtlerin, Türk milletinin asli unsuru olduğunu belirten Uçum şu ifadeleri kullandı:
“Kürtler, Türk milletinin ayrılmaz parçası ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.”
“Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır.”
Uçum, Türk milletinin etnik temelli değil, cumhuriyet vatandaşlığına dayalı kapsayıcı bir yapı olduğunu vurguladı.
Yeni anayasa ve Kürtçe vurgusu
Analizde, yeni anayasa tartışmalarına da yer verildi. Uçum, Türk vatandaşlığının etnik kökene dayanmadan tanımlanabileceğini, Kürtçeye yönelik özgürlüklerin ise anayasal güvence altına alınabileceğini ifade etti:
“Kürtçenin özgürlüğünü güçlendirmek ve kalıcılaştırmak, Kürtlerin geleceğinin güvencesidir.”
Buna karşın Türkçenin tek resmi dil ve eğitim dili olmasının tartışma konusu yapılamayacağını da net biçimde dile getirdi.
Bölge Kürtleri ve Türkiye’nin rolü
Uçum, Suriye, Irak ve İran’daki Kürtlerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin merkezi rolüne dikkat çekti:
“Türkiye, bölgedeki tüm Kürtlerin en büyük garantörü ve en güçlü destekçisidir.”
Türkiye’nin bölge Kürtlerinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Uçum, Kürtlerin geleceğinin Türkiye’nin geleceğiyle iç içe olduğunu savundu.
Mehmet Uçum’un analizine göre, Terörsüz Türkiye süreci yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yeniden bütünleşme sürecidir. Uçum, etnik temelli ayrışma projelerinin iflas ettiğini savunarak, Türkiye’nin geleceğinin tek devlet, tek millet realitesi içinde şekilleneceğini ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Uçum: Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen aşamayı, Kürtlerin Türkiye ve bölgedeki geleceğini ve yeni anayasa tartışmalarını değerlendirdi. Uçum, “Kürtler Türk milletinin asli kurucu unsurudur” vurgusuyla etnik temelli ayrışma projelerine sert eleştiriler yöneltti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, kaleme aldığı kapsamlı analizde, Terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktayı, Kürtlerin geleceğine ilişkin tartışmaları ve bölgesel dengeleri ele aldı. Uçum, devlet inisiyatifiyle yürütülen sürecin kritik bir eşiğe geldiğini belirterek, etnik kimlik üzerinden yürütülen tartışmaların bilinçli bir manipülasyon olduğunu savundu.
“Terörsüz Türkiye süreci hedefe ulaşmanın eşiğinde”
Mehmet Uçum, 1 Ekim 2024’te başlayan Terörsüz Türkiye sürecinin, devlet politikası haline geldiğini ve somut aşamalar kaydettiğini ifade etti. Sürecin önemli kilometre taşlarını sıralayan Uçum, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Görünür yönüyle 1 Ekim 2024’ten beri devrede olan Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci, geçen 16 aylık zamanda birçok ilerlemeyle hedefe erişmenin eşiğine ulaştı.”
Uçum’a göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TBMM’de yaptığı konuşma ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece verdiği destek, devlet iradesinin belirleyici unsurları oldu.
PKK’nin feshi ve silah bırakma süreci
Analizde, 2025 yılı içinde yaşanan gelişmelerin sürecin seyrini köklü biçimde değiştirdiği vurgulandı. Uçum, 27 Şubat 2025’te Abdullah Öcalan’ın çağrısı, 12 Mayıs 2025’te örgütün fesih kararı ve 11 Temmuz 2025’te yapılan silah yakma merasiminin, sembolik olmanın ötesinde tarihsel anlam taşıdığını belirtti.
“Artık sistematik terör ve elde silah yoluyla bir pratik yürütme imkanları kalmamıştır.” diyen Uçum, örgütün artık unsurlarının yeni bir yol ayrımında olduğunu savundu.
“Kürtlerin geleceği üzerinden karamsarlık üretiliyor”
Uçum, özellikle Suriye’deki gelişmeler üzerinden Kürtlerin geleceğine dair ‘duygusal kopuş’ söylemleri üretildiğini belirterek bu tartışmaları sert bir dille eleştirdi:
“Kürtlerin duygusal kopuş yaşadığı iddia ediliyor ancak ‘nerede ve nasıl?’ sorusuna somut bir cevap verilemiyor.”
Bu söylemlerin, Kürtleri etnik kimlik siyasetine hapsettiğini savunan Uçum, bazı çevrelerin Kürtleri bölgesel güç mücadelelerinin parçası haline getirmek istediğini ileri sürdü.
Suriye’de örgüt ile Kürtler arasındaki kopuş
Analizde, Suriye’deki fiili durumun da ayrıntılı biçimde ele alındığı görülüyor. Uçum’a göre, münfesih terör örgütünün artık unsurları, Kürtlerin değil örgütsel iktidarın peşine düştü ve bu nedenle Kürtlerle bağlarını büyük ölçüde kaybetti:
“Artık örgütün, Kürtlerin bir kısmını dahi temsil kabiliyeti kalmamıştır.”
Uçum, bu unsurların tek çıkış yolunun, Suriye Kürtlerinin haklarını savunmak ve Suriye Devletiyle bütünleşme sürecine katkı sunmak olduğunu ifade etti.
DEM için ‘tarihi fırsat’ uyarısı
Mehmet Uçum, DEM Parti’ye ilişkin değerlendirmelerinde ise dikkat çekici ifadeler kullandı. Son dönemde yapılan bazı açıklamaların ve tutumların ciddi sapmalar içerdiğini belirten Uçum, özellikle bayrak tartışmalarına dikkat çekti:
“Bayrak düşmanlığı devlet düşmanlığıdır. Devlete düşmanlık yapıp, aynı zamanda meşru bir siyasi aktör olunamaz.”
Buna karşın DEM’in önünde önemli bir fırsat olduğunu savunan Uçum, Türkiye partisi olma iddiasının ilk kez bu kadar güçlü bir zemine sahip olduğunu dile getirdi.
“Tek devlet, tek millet nesnel gerçektir”
Uçum’un analizinde en güçlü vurgulardan biri, Türkiye’nin üniter yapısı ve millet tanımı oldu. Kürtlerin, Türk milletinin asli unsuru olduğunu belirten Uçum şu ifadeleri kullandı:
“Kürtler, Türk milletinin ayrılmaz parçası ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.”
“Türkiye Yüzyılı, Türk ve Kürt yüzyılıdır.”
Uçum, Türk milletinin etnik temelli değil, cumhuriyet vatandaşlığına dayalı kapsayıcı bir yapı olduğunu vurguladı.
Yeni anayasa ve Kürtçe vurgusu
Analizde, yeni anayasa tartışmalarına da yer verildi. Uçum, Türk vatandaşlığının etnik kökene dayanmadan tanımlanabileceğini, Kürtçeye yönelik özgürlüklerin ise anayasal güvence altına alınabileceğini ifade etti:
“Kürtçenin özgürlüğünü güçlendirmek ve kalıcılaştırmak, Kürtlerin geleceğinin güvencesidir.”
Buna karşın Türkçenin tek resmi dil ve eğitim dili olmasının tartışma konusu yapılamayacağını da net biçimde dile getirdi.
Bölge Kürtleri ve Türkiye’nin rolü
Uçum, Suriye, Irak ve İran’daki Kürtlerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin merkezi rolüne dikkat çekti:
“Türkiye, bölgedeki tüm Kürtlerin en büyük garantörü ve en güçlü destekçisidir.”
Türkiye’nin bölge Kürtlerinden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Uçum, Kürtlerin geleceğinin Türkiye’nin geleceğiyle iç içe olduğunu savundu.
Mehmet Uçum’un analizine göre, Terörsüz Türkiye süreci yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir yeniden bütünleşme sürecidir. Uçum, etnik temelli ayrışma projelerinin iflas ettiğini savunarak, Türkiye’nin geleceğinin tek devlet, tek millet realitesi içinde şekilleneceğini ifade etti.
En Çok Okunan Haberler