SON DAKİKA

#Mehmet Uçum

HABER DEĞER - Mehmet Uçum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Uçum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Parti’den  Mehmet Uçum’a: "Aksatan sen ve senin gibileridir" Haber

DEM Parti’den Mehmet Uçum’a: "Aksatan sen ve senin gibileridir"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği mülakatta yer alan ifadeler, Ankara siyasetinde yeni bir polemiğin fitilini ateşledi. Uçum’un yürütülen adımların klasik bir "çözüm süreci" veya siyasi müzakere olmadığını, devlet inisiyatifiyle şekillenen bir "geçiş süreci" taşıdığını ve DEM Parti içindeki dinamiklerin bu süreci aksattığını savunmasının ardından DEM Parti yönetiminden yanıt gecikmedi. "DEM Parti içindeki pozisyon savaşları süreci baltalıyor" AA’ya yaptığı açıklamalarda DEM Parti’nin önümüzdeki yıl gerçekleştireceği kongreye ve parti içi tartışmalara değinen Mehmet Uçum, DEM Parti'nin "Demokratik Cumhuriyet Hareketi" veya "Yurtsever Sol Demokrasi" gibi arayışlar içinde statü savaşları yaşadığını iddia etmişti. Uçum şu değerlendirmeyi yapmıştı: "DEM’in yeniden yapılanma süreci veya Demokratik Cumhuriyet Hareketi ya da Yurtsever Sol Demokrasi adları altında yeniden bir yapılanmaya girilmesi, pozisyon ve statü savaşlarını tetikliyor olabilir. Bunlar, elbette kendi konularıdır. Nasıl yöneteceklerine kendileri karar verir ancak bu iç çekişmelerin süreç açısından sorun üreten diller kurulmasına, özellikle etnik siyasete savrulmaya sebebiyet verdiği de bir gerçektir. Yine yapıcı demokratik muhalefet yerine yanlış bağlamlarda ve yavan yaklaşımlarla 'Kim devletin genel ve özel uygulamalarına daha fazla itiraz ediyor' yarışına giriliyor. Türkiye’ye yönelik ve süreci de baltalamak isteyen Batıcı ve neoliberal ideolojik saldırıların destekçiliğini yapanlara rastlanıyor." "İlk günden itibaren tahrik edici bir çaba içindesiniz" Saray bürokrasisinden gelen bu iddialara sosyal medya hesabı üzerinden tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, "Aksatan sen ve senin gibileridir. Sürecin yerli yerine oturmaması, karşılıklı barış iradesinin gelişmemesi ve en önemlisi de Kürt halkının ve demokrasi güçlerinin sürece ve müzakerelere konu olan başlıklara dair umudunun gelişmemesi için ilk günden itibaren tahrik edici bir çaba içindesiniz." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel’den Uçum'un erken seçim açıklamasına tepki: "Bir ay önce yapılacak seçimi kabul etmeyiz" Haber

Özel’den Uçum'un erken seçim açıklamasına tepki: "Bir ay önce yapılacak seçimi kabul etmeyiz"

Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, beraberlerindeki heyetle birlikte YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e genel merkez binasında bir ziyaret gerçekleştirdi. Yaklaşık 2 saat süren görüşmenin ardından liderler kameraların karşısına geçerek ortak basın toplantısı düzenledi. "Muhalefetin birlikte göğüslemesi önemli" Açılış konuşmasında muhalefet partileri arasındaki diyaloğun ve dayanışmanın önemine değinen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, mevcut iktidarın demokrasiye bir katkı sunmadığını savundu. Demokrasinin işleyişi için muhalefetin özgürce siyaset yapabilmesi gerektiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Yeni genel merkezimize yapılan ziyaretleri için teşekkür ediyoruz. Bir ülkede demokrasinin var olması muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasına bağlı. İktidarın bu konuya bir katkısı olmadığı açık. Muhalefete düşen de birbirleriyle olan diyaloglarını sağlıklı şekilde sürdürmeleridir. Muhalefetin, ülkenin temel meselelerini birlikte göğüslemesi önemlidir. Bu doğrultuda çatışmaların bir daha geri gelmemesi üzerine bitirilmesinin kimseye zararı yoktur." Açıklamasında yargı kararlarına, kayyum uygulamalarına ve medya üzerindeki baskılara da tepki gösteren Özel; "Altına hep birlikte imza attığımız bir komisyon raporu var. Esas olarak raporun yedinci kısmı, demokratikleşme adımları TBMM'de temsilcisi bulunan herkesin adım atmasını gerektiriyor. Seçilmişler hapiste yatıyor, bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor. Sayın Kavala örneğinde olduğu gibi AİHM kararları uygulanmıyor. Sayın Kahraman hakkında verilmiş olan AYM kararı var. Muhalefet eden kim varsa, kimseye hiçbir söz söylemeyen sözler bile saatler içinde erişim engeli kararı veriliyor. Muhalefete en çok alan açan kanal olan Halk TV bugün bant yayını yapıyor." dedi. "Saray’da oturanlar kendini meclis’in üzerinde görmesin" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçimin takvimine ilişkin kamuoyuna yansıyan açıklamaları da toplantıda gündeme geldi. Meclis aritmetiğine işaret ederek iktidarın seçim kararı alabilmek için muhalefet desteğine muhtaç olduğunu söyleyen Özgür Özel, sert bir dille şunları söyledi: "AKP’nin 280 vekili var. MHP’yi ilave ettiğinizde desteğe ihtiyaç duydukları açık. Biz seçimleri 1 ay önceye almayı anayasaya aykırı bir işin arkasından dolanmak olarak gördüğümüz için asla böyle bir işin parçası olmayız. Bunun dışında iki grup kalıyor. Sayın eş genel başkanlar bizim öyle bir gündemimiz yok diyorlar. Sayın Uçum o zaman o tarihi kimden aldığını açıklasın. Mehmet Uçum eğer butlan ile müdahale ettikleri siyasi partinin grubunu söylüyorsa ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu tayin etsin. Sorun Saray’da oturanların kendini Meclis’in üzerinde görmesi. Biz o kurşun askerlerin içinde değiliz, kimin olduğunu merak ediyoruz." DEM Parti: "Biz siyasetçileri muhatap alırız" Erken seçim tartışmalarına dair soru üzerine konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise bürokrat veya danışman açıklamalarını doğrudan muhatap almadıklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Biz cevap vermek için siyasetçileri muhatap alıyoruz. Biz sokakta bulunan bir siyasi partiyiz. Sokakta siyaset yapan bir siyasi partiyiz. Seçim kararı alınırsa en hazır partilerden biriyiz ama şu an öyle bir gündemimiz yok." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı tartışmaları ve muhtemel seçim takvimine ilişkin soruya son noktayı koyan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, iktidarın süreyi yalnızca birkaç hafta öne çekerek anayasal engelleri aşma çabasına geçit vermeyeceklerini açıkladı: "İlkini anayasa değişikliğinden önce kabul ediyorlar. Bizim tutumumuz bu noktada net. Birkaç hafta öne almayı erken seçim olarak görmüyoruz. Ülkeyi yönetememenin kabulü olarak 60 gün sonraya, mart ayına seçim yapalım derlerse onu ben kurullarımla değerlendiririm. Ama kaç kaç kaç, 1 ay önce seçim yap onu kabul etmeyiz o konuda baştan aldığımız bir karar var." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özel'den "Fon krizi" açıklaması: "Yakında bazı isimlere soracağım, hazırlansınlar" Haber

Özel'den "Fon krizi" açıklaması: "Yakında bazı isimlere soracağım, hazırlansınlar"

Başkan Bozbey'e ziyaret Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i cezaevinde ziyaret ettiğini aktaran Özel, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Mustafa Bozbey, son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkı ile Bursalıların oylarını vererek Bursa’yı emanet ettikleri Büyükşehir Belediye Başkanı’dır. Ayrıca Bursa’da büyükşehir belediye meclisi oluşurken de yine o gün partimizin aldığı oylar, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin büyükşehir belediye meclisi için, belediye meclisleri için alınan oyların toplamından 60 binden fazladır. Ancak Bursa özel konumu gereğince uzakta, nüfusu daha mütevazı ilçeleri Adalet ve Kalkınma Partisi kazandığı için belediye meclisinde oy sayıları az olmasına rağmen belediye meclisi üyesi sayıları fazladır. Bu durum son örneğini Üsküdar’da gördüğümüz; milletin tercihlerine kafa tutan, millete kafa tutan, ‘Sizin seçtiğiniz değil biz yöneteceğiz’ diyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını iştahlandırmıştır. Maalesef onlar bu belediye meclisindeki üye farklarından dolayı Mustafa Bozbey’i haksız yere, hem de bu dönemde değil çok geçmişle haksız yere ilişkilendirerek önce gözaltına aldılar ve sonra da kendisini tutukladılar. Şimdi böyle bir haksızlığın hüküm sürdüğü yerdeyiz." “Geçmişte bu fonlarda ne işlemler yapıldığı tartışılacak” Özel, fonlarla ilgili yaşanan gelişmelere ilişkin i: “Son günlerde yaşananlarla Türkiye’deki birçok masum, maaşından kıt kanaat artırmış, belki geçinebilmek için, kira ödeyebilmek için umudunu borsada bir şeyler kazanmaya bağlamış insanların canına okudular, kul hakkını yediler. Borsada 7 milyon yatırımcı var. Bunların 3.5 milyonu, yarısı 10 bin lira ve altında işlem yapıyor. Bu ne demek? Bu çaresizlik demek, bu umutsuzluk demek. Bu ‘10 bin liranın altındaki şu küçücük paramı borsada büyütür müyüm?’ umuduyla gelmiş olan kişilerin hakkını yemek demek. Bugün çeşitli yerlerden açıklamalar yapılıyor. Şimdi önümüzdeki dönemde bu devletteki kudretli kişilerin, hem bürokraside hem bakanlıklarda, adalet bürokrasisindeki kudretli kişilerin geçmişte bu fonlarda ne işlemler yaptığı çok tartışılacak. Bugün açıklama duyuyorum. Açıklamada diyor ki ‘Efendim vatandaşımızın hakkını yedirmeyeceğiz, yiyenlerle mücadele edeceğiz.’ Birileri kendi kendileriyle mücadele mi vaat ediyor? O Tera Fon’da, fonun kapalı olduğu dönemde, 948 kat değer kazanırken parasına para katıp, fonu sonra açıp ‘A ne çok değer kazanan fonmuş’ diye biraz da başta yükseklere götürüp ellerindeki yok yere yükselttikleri hisseleri millete çakıp, parayı kapıp kaçanlar bugün devlet adına açıklama yapmaya başlamışlar. ‘Efendim kimsenin hakkını yedirmeyeceğiz’ bilmem ne. Haydi bakalım. Çok net söylüyoruz buradan. Tera Fon kapalıyken, yani kapalı bir fon olarak siz size kapıp kapıp hisseleri yükseltiyorken o fonda kimlerin parası vardı? Açıklayabiliyor musunuz? Amerika’da benzer bir durumda bu açıklandı ve o parayı kazananlardan para alındı, vatandaşa dağıtıldı. Buradan çağrımızdır. Tera Fon vatandaşa kapalı, kendilerine açık dönemde 948 kat değer kazanırken oralarda at oynatanların isimleri, kazandıkları paralar açıklansın. Onlardan bu paralar tahsil edilip açıldıktan sonra vatandaşa satılıp kendileri kaçanların vatandaştan çarptığı paralar vatandaşa verilsin. Yoksa yapılan düzenlemeyle, efendim İş Bankası Tera Fon’u Ziraat Bankası diğer fonu satacakmış, bu parayı bölüştürecek. İhtimal ki bazıları koydukları paranın 40’ta birini bile alamayacaklar. Bazıları hiç alamayacaklar. ‘Fon kapalıyken kimler vardı açıklayamayız. Bu efendim sır. Ticari sır.’ Öyle ticari sır olmaz. Vatandaşın canına okuyan, vatandaşı dolandıranın ticaret sırrı falan olmaz. Hepsi açıklanmalıdır. Yakında bazı isimlere soracağım. ‘Sen hiç Tera Fon’dan işlem yaptın mı? Tera Fon hissesi aldın mı? Ne zaman aldın, ne zaman sattın?’ diye. Bu sorulara hazırlansınlar.” “Milletin ve vekillerinin bileceği iş” Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim açıklamasına ilişkin soruyu yanıtlayan Özel, “ Biz Erdoğan’a aday olacaksan 2,5’uncu senesinde, tam dönemin ortasında ‘Gel seçim yap, erken seçim yapalım’ dedik, kaçtılar. Şimdi başka formüller aramanın ve birtakım hesaplar yapmanın peşinde koşmasınlar. Şunu söyleyeyim. Bu seçimden, bu sandıktan kaçamazlar. Öyle seçimden bir ay önce de ‘Seçimleri aldık, bunun adı erken seçimdir’ falan diye milleti kandıramazlar. Biz o sandığa varacağız ve o seçimi de alacağız arkadaşlar” dedi. “Ne logoda, ne isimde benzerlik var” Özel, partisinde isim değişikliğine ilişkin soruya: “Öyle bir şey yok. Yani şöyle zaten biz ilk gün her ihtimale karşı iki farklı isimle birlikte İçişleri Bakanlığı’na gittik. Başvuruyu yaptık, kabul ettiler. Daha sonra bir başvuru olmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yazdı ‘Değiştirmeyi düşünür müsünüz? İtilaf çıkmasın diye.’ Biz baktık, ne logoda benzerlik var, ne isimde benzerlik var. Anayasa profesörlerinden mütalaa aldık, bu konuyu çalışan. Bir iltibas olmadığını söylediler. Yolumuza devam ediyoruz. Ama Anayasa Mahkemesi görüşür, ‘Bizce iltibas yok’ der. ‘Var’ derse, küçük bir değişiklikle… Ama YENİ Parti’nin adını millet koydu, milletin koyduğu ismi kimseye değiştirmeyiz.” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yeni İnfaz Düzenlemesi geliyor: "Genel Af Değil, Reformist Bir Adım" Haber

Yeni İnfaz Düzenlemesi geliyor: "Genel Af Değil, Reformist Bir Adım"

"Cezaevlerindeki Kalabalıklaşma Sorunu İçin Çalışılıyor" Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen Anadolu Sohbetleri programına katılarak gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, cezaevlerindeki yoğunluk ve yeni infaz düzenlemesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğine dikkat çeken Uçum, kalabalıklaşma sorununu gidermek amacıyla Adalet Bakanlığı ve kurulun yoğun bir çalışma yürüttüğünü belirterek konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "440'ı geçti cezaevlerindeki hükümlü sayısı. Cezaevleri açısından bir kalabalıklaşma sorunumuz var arkadaşlar. Bu kalabalıklaşma sorununu gidermek için Adalet Bakanlığımızın çok yoğun çalışmaları var. Bu Politikalar Kurulumuzla birlikte yaptıkları çalışmalar da var." Terörsüz Türkiye süreciyle bağlantılı özel yasanın başka düzenlemelere emsal teşkil etmemesi gerektiğinin altını çizen Uçum, söz konusu yasadan tamamen bağımsız olarak genel bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışıldığını açıklayarak şunları kaydetti: "Bu kanundan tamamen bağımsız olarak. Bu kanun hiçbir şeye emsal olmasın arkadaşlar. Bu kanun özel bir kanun, kendine özgü bir kanun, asla emsal olabilecek bir kanun değil. Ama genel olarak bir infaz hukuku düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu çok önemli." "Mahkumlar İçin Adil, Mağdurlar İçin Tatminkâr Bir Sistem" Düzenlemenin genel af anlamına gelip gelmediği sorulan Uçum, bunun bir infaz hukuku düzenlemesi olduğunu vurgulayarak yeni sistemin temel ilkesini şu sözlerle açıkladı: "İlkemiz şu: Mahkumlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemine geçiyoruz. Ne mağdurları tatmin etmek konusunda bir zararlandırıcı sonuç doğuracak ne de adil infaz sistemini ihlal edecek uygulamalar yapacağız." İnfaz süresi ve parametrelerine ilişkin iyileştirmelerin gündemde olabileceğini belirten Uçum, "Bu genel bir infaz hukuku düzenlemesi. Burada da yine iyileştirmeler olabilir. Sürelerle ilgili olabilir vesaire. Ama buna ilişkin çalışmaları, parametrelerini Adalet Bakanlığımız zaten çok çalıştı, kurullar çok çalışma yaptı. Önümüzdeki dönemde infaz hukukuna ilişkin reformist bakış açısıyla bunu gündeme getireceğiz" dedi. FETÖ ve Diğer Terör Örgütleri İçin İstisnalar Korunacak Yeni infaz düzenlemesinin kapsamına ve terör suçlarını kapsayıp kapsamayacağına değinen Uçum, genel bir düzenleme yapılsa bile bazı istisnaların olacağını ifade etti. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleri konusundaki devlet hassasiyetlerinin ciddiyetle devam ettiğini vurgulayan Uçum şu değerlendirmelerde bulundu: "Birincisi infaz hukuku düzenlemesi, yani genel düzenleme olsa bile birtakım istisnalar olur değerli arkadaşlar. Özellikle FETÖ ve diğer terör örgütleriyle ilgili devletin hassasiyetleri çok ciddi biçimde devam ediyor. Bu konuda bazı istisnaların korunması beklenir. Suçlar bakımından da istisnalar olabilir. Yani toplumu ciddi biçimde rahatsız eden suçlarla ilgili düzenlemelerde farklı uygulamalar olabilir." Çalışmaların henüz teknik aşamada olduğunu ve somut metin ortaya çıktığında kapsamın daha net tartışılabileceğini belirten Uçum, "Bunlar somut olarak ortaya çıktığında tartışılır. Çünkü bu o kadar teknik, zor ki şu anda bunlara ilişkin somut unsurları ifade etmek çok zor. Ama dediğim gibi FETÖ ve benzeri terör örgütlerine ilişkin istisnalar, kısıtlar konabilir" diye konuştu. Selahattin Demirtaş'ın Durumu ve Sürece Yönelik Değerlendirmeler Selahattin Demirtaş'ın süreçten yararlanıp yararlanamayacağına yönelik soruları da yanıtlayan Uçum, Demirtaş'ın yargılandığı davadan ceza aldığını hatırlatarak, ilgili süreç tamamlandıktan sonra başvuruda bulunmasını engelleyen bir durum olmadığını ifade etti. Uçum konuyla ilgili şunları söyledi: "Şimdi Selahattin Demirtaş sonuçta yargılandığı davadan bir ceza aldı. Cezası infaz edildi. Eğer bu yasayla ilgili Resmi Gazete'de değişme, Meclis Başkanlığı'nın teyidine ilişkin karar ilan edildikten sonra altı aylık süre başladıktan sonra başvurmak isterse başvurmasını sınırlayan bir engel yok. Ama başvuru yaptığında mahkeme dediğim konularda bunun başvurusunu değerlendirecek. Yani örgütsel bakımdan kapsama giriyor mu, kişi bakımından kapsama giriyor mu, suç bakımından kapsama giriyor mu, istisna suçlardan mı değil mi, onlara göre değerlendirecektir. Nihayetinde oradaki kararı ilgili mahkeme verecektir." Demirtaş'ın sürece destek veren açıklamalarını pozitif bir tutum olarak değerlendiren Uçum, buna karşın Milli Güvenlik Kurulu kararlarına yönelik yaklaşımını ise eleştirdi. PKK ile diğer terör örgütlerinin şartlarının niteliksel ve niceliksel açıdan çok farklı olduğunu belirten Uçum, makro ve mikro süreçler arasındaki farka dikkat çekerek devletin koşullara göre farklı yöntemler izleyebileceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uçum'dan Kritik "Terörsüz Türkiye" Açıklaması: "Öcalan Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda Görev Alacak" Haber

Uçum'dan Kritik "Terörsüz Türkiye" Açıklaması: "Öcalan Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda Görev Alacak"

Takip ve Değerlendirme Kurulu ve Alt Komisyonlar Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki altyapısını oluşturan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un rekor bir oyla kabul edilmesinin ardından kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu çalışmalarına hız verdi. Kurulun ilk toplantısında sürecin koordinasyonu ele alınırken, bünyesinde dört ayrı alt komisyon oluşturuldu. Bu kapsamda Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu faaliyete geçirildi. Silah teslimi, doğrulama mekanizmaları ve örgüt mensuplarının hukuki statülerinin sınıflandırılması gibi kritik başlıkların bu alt kurullar aracılığıyla yürütülmesi bekleniyor. "Öcalan Komisyonda Görevlendirilecek, Sağlanan İmtiyaz Değil" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, sürecin detaylarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. PKK'ya kendini feshetme çağrısı yapan Abdullah Öcalan'ın, kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda görev alacağını belirten Uçum, İmralı'daki yeni konutun cezaevine bağlı bir ek ünite olarak inşa edildiğini hatırlatarak "İmralı'daki konut cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildi" dedi. Öcalan'a yönelik bu adımların serbest bırakıldığı anlamına gelmediğini vurgulayan Uçum, süreçle ilgili olarak "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı. İmralı'daki konuttan "Serbest bırakıldı" şeklinde bir sonuç çıkarılamayacağını belirten Uçum, görevlendirme ve çalışma ortamına ilişkin şu açıklamaları yaptı:"Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa feshedecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar. Diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi, daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir, sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir, bunun dışındakiler doğru değildir." Öte yandan, 1 Haziran 2005'ten önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların veya bu suçu işleyenlerin çıkarılan yasa kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle Öcalan ve yönetim kadrosunun yasadan yararlanamayacağını belirten Uçum, "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasfiyesine ilişkin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler, rutin dışı yöntemlerle çözülür" diyerek hükümlü üzerinden yürütülen diyalog mekanizmasının hukuki zeminine dikkat çekti. Uçum'dan Seçim Tarihi Mesajı Açıklamalarında iç siyaset ve seçim takvimine de değinen Mehmet Uçum, olası bir erken seçim veya yenileme kararının tarihine yönelik öngörülerini paylaştı. Meclis'te 360 milletvekilinin kararıyla seçimlerin yenilenmesi durumunda sandıkların 16 Nisan 2028 tarihinde kurulabileceğini belirten Uçum, "360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa 16 Nisan 2028'de seçim yapılacak" dedi. Bu tarihin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişin yıl dönümü olduğuna işaret eden Uçum, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin geçişinin yıl dönümü 16 Nisan" ifadelerini kullandı. Uçum ayrıca, 2027 yılının son çeyreğinde bir seçim yapılabilme ihtimalini düşük gördüğünü belirterek "Seçimlerin mart ya da nisan ayında yapılabileceğini" dile getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama: Mehmet Uçum’dan Çerçeve Yasa değerlendirmesi Haber

“Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama: Mehmet Uçum’dan Çerçeve Yasa değerlendirmesi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yürürlüğe giren Çerçeve Yasa’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Uçum, düzenlemenin bir af olmadığını vurgulayarak, devletin “şarta bağlı bir yeniden başlama imkânı” sunduğunu belirtti. Uçum, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un olağan bir terörle mücadele düzenlemesi olmadığını, temel hedefinin sistematik terörün kalıcı biçimde sona erdirilmesi olduğunu söyledi. Kanunun 10 Ağustos 2026’da TBMM’de kabul edildiğini, 18 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Düzenlemenin ceza ve infaz hükümlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, kanunun sonucunun teknik veya genel anlamda bir af olmayacağını savundu. Uçum’a göre devlet, milli ve kamusal yarar amacıyla muhataplara “şarta bağlı bir yeniden başlama imkânı” sunuyor. Uçum, gerekli süreç tamamlandığında ve kişisel şartlar yerine getirildiğinde pozitif hukuki sonuçların, şartların gerçekleşmemesi halinde ise negatif hukuki sonuçların ortaya çıkacağını ifade etti. Kanun kapsamında, üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infazın 5 yıl; 15 yıldan fazla hapis ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren kapsamdaki suçlarda ise 10 yıl ertelenmesi öngörülüyor. Ancak düzenlemede belirtilen istisna suçlar bu mekanizmanın dışında tutuluyor. Erteleme döneminde kişinin terör suçu işlemesi halinde erteleme kararının kaldırılması öngörülüyor. Sürenin yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanması halinde ise soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına, devam eden kovuşturmada düşmeye karar verilecek; ertelenen ceza da infaz edilmiş sayılacak. Kimler kapsam dışında? Uçum’un aktardığı çerçeveye göre örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları zaman sınırı olmaksızın istisna kapsamında. Ayrıca 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar için de istisna bulunuyor. Başvurular otomatik olarak kabul edilmeyecek; her dosya kişi bazında yargı mercilerince incelenecek. Uçum açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreçteki liderliğine vurgu yaparken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de “cesur çıkışlarla pratik sürecin önünü açtığını” ifade etti. Uçum, bundan sonraki aşamada sürecin pratik adımlarının öne çıkacağını belirterek, “Buna direnenler ise kaybedecek ve Türkiye’nin demokratik siyasi geleceğinde yeri olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı  Erdoğan üçüncü kez aday mı olacak? Başdanışmanı 6 Nisan'ı işaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan üçüncü kez aday mı olacak? Başdanışmanı 6 Nisan'ı işaret etti

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün bir programda yaptığı açıklamalara sosyal medya hesabından çok sert tepki gösterdi. Özkök’ün ifadelerini eleştiren Uçum, kendisini "elitist faşist" olarak nitelendirdi. "Erdoğan'ın liderliğini anlayabilecek çapa sahip değiller" Özkök’ün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İspanya’daki Franco diktatörlüğü arasında kurduğu benzetmeye tepki gösteren Uçum, şu ifadeleri kullandı: "Nerede olursa olsun elitist faşistler demokrat olamaz. Dertleri demokrasiyi savunmak değil kendilerine avantajlı pozisyon sağlamak için demokrasiyi kullanmaktır... Bu elitist faşistler aynı zamanda batıcılıkla zihinleri asimle edilmiş, batı fetişisti hatta zihnen batıcılığın kölesi olan tiplerdir. Dolayısıyla batının örtük ama giderek açığa çıkan polis devletlerini demokrasi diye yere göğe sığdıramazlar. Gösteriş düşkünü oldukları için batıdaki parıltılı demokrasi makyajlarına hayran olurlar. Dökülmeye başlamış o makyajın altındaki çirkinliği (İslam ve yabancı düşmanlığını, ırkçılığı, sosyal devletin yok olmaya gittiğini, geleneksel aileyi ve insan doğasını tehdit eden saldırıları) görmezler, görmezden gelirler. Şimdi bunlardan biri İspanya diktatörü Franko’nun döneminin sona ermesinden bahisle Cumhurbaşkanı Erdoğan için mesaj vermeye kalkıyor. Her konuda yavan bilgi çöpüyle, taklite dayalı batıcı şekilcilikle kendilerini güya entelektüel zanneden bu tipler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin özelliklerini, demokratlığını ve hukuka bağlığını asla anlayabilecek bir çapa sahip değildir." 2028 seçimleri için 16 Nisan tarihi Açıklamasının devamında Cumhurbaşkanlığı seçim süreçlerine değinen Mehmet Uçum, anayasal mekanizmalara dikkat çekerek şunları kaydetti: "Gözüken o ki Anayasal bir imkan olan üçüncü kez yani son kez cumhurbaşkanlığı adaylığının yolu TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla açılacaktır. Eminim ki Cumhurbaşkanımız Erdoğan 2028 Nisan ayında, muhtemelen 16 Nisan’da yapılacağı tahmin edilen genel seçimlerde bir kez daha Cumhurbaşkanı seçilecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan YENİ Parti yorumu: "Özgün bir politika üretilemez" Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı'ndan YENİ Parti yorumu: "Özgün bir politika üretilemez"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, CHP'den ayrılan Özgür Özel’in liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Uçum, söz konusu ayrışmanın ülke siyaseti açısından hiçbir önem taşımadığını ve ideolojik temellerden uzak olduğunu belirtti. "Siyasi magazin tartışmasından ibaret" Türkiye'nin gündeminde CHP ve YENİ Parti ayrışmasının genel politikanın ihtiyaçları bağlamında son derece önemsiz olduğunu vurgulayan Uçum, "Türkiye'nin gündeminde CHP ve Yeni Parti ayrışması genel politikanın ihtiyaçları açısından son derece önemsizdir. Çünkü bu ayrılığın dünya görüşü farkıyla hiçbir ilgisi yoktur. Zaten aktüel gündemle ilgilenenler de konuyu siyasi magazin olarak ele alıyor. Bütün tartışmalar kalanların ve ayrışanların kişisel veya grupsal ajandalarına odaklanıyor" ifadelerini kullandı. "CHP'den çıkan 13. Partiden başka bir şey değil" YENİ Parti'nin siyasette yeni bir anlam üretemeyeceğini savunan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, "Aslına bakılırsa konu kaynak parti CHP'den 13. partinin çıkmasından başka bir şey ifade etmez. Nasıl geçmişte ayrışanlardan Demokrat Parti ve (Ecevit etkisiyle) DSP hariç diğerleri bir anlam oluşturmadıysa bu Yeni Parti de bir mana üretemez. Çünkü ayrışma bir genel politika farklılığından değil tamamen subjektif ajandalar üzerinden gerçekleşmiştir" dedi. "Yolsuzluk İşlerine Sahip Çıkanlar Öncülük Etti" Ayrışmanın nedenlerine de değinen Uçum, "Özellikle parti kongre süreçlerindeki ve başta İstanbul olmak üzere yerel yönetimlerin pratiğindeki usulsüzlük ve yolsuzluk işlerine sahip çıkanların bu ayrışmanın öncülüğünü yapması ibretlik durumu ortaya koyuyor. Malum genel kurulun geçersizliği kararı çıkmasaydı bu ayrılanlar CHP'de kalırdı. Geçersizlik kararına karşı hukuka direnme gibi abes bir tavrın sonuç almayacağı görülünce ayrı bir parti seçeneğine sarılmak tercih edilmiş oldu" açıklamasında bulundu. "Özgün bir politika üretilemez" YENİ Parti'nin politik bir tutum üzerinden değil, tamamen kişisel ihtiyaçlar neticesinde kurulduğunu öne süren Uçum, "Nerede politik perspektif farkı, nerede ideolojik ayrılık. Bu Yeni Parti özgün bir politika üretemez. Çünkü politik bir tutum üzerinden değil kişisel ihtiyaçlar üzerinden kurulmuş bir parti oldu. O yüzden ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez" ifadelerini kullandı. Uçum, açıklamasının sonunda CHP'nin bu ayrışmayla birlikte kendi içinde bir temizlenme sürecine girdiğini belirterek, "CHP sonuçta yine CHP'dir. Sel gider kum kalır" değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.