Van'da şüpheli şekilde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in soruşturmasında, kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve ölüm anını netleştirecek 'diatom' testinin yapılmadığı ortaya çıktı.
Haber Giriş Tarihi: 21.07.2026 17:38
Haber Güncellenme Tarihi: 21.07.2026 17:50
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Türkiye’nin haftalarca konuştuğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen adli süreçteki ihmaller zinciri derinleşiyor. Dosyaya dahil olan aile avukatının incelemeleri sonucunda, genç kızın üzerindeki elbiselerden aradan geçen zamana rağmen hiçbir DNA örneği toplanmadığı ve kesin ölüm nedenini ortaya koyacak hayati testlerin atlandığı belirlendi.
2 yıl sonra gelen acı gerçek: Deliller toplanmadı
27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılan Kabaiş’in ailesi intihar iddialarını reddederken, yeni avukatın talebiyle soruşturmadaki kritik eksiklikler gün yüzüne çıktı. Cinayet şüphesini aydınlatacak en önemli adımlardan biri olan DNA incelemesine, olay üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yeni onay verildi. Skandalın boyutları bununla da sınırlı kalmadı. Şüpheli boğulma vakalarında kişinin suya canlıyken mi yoksa öldürüldükten sonra mı atıldığını kesin olarak kanıtlayan "diatom (su yosunu) testi"nin de dosyada yer almadığı anlaşıldı.
Baba Kabaiş: "Açıkça olayı örtbas ediyorlar"
Kurumsal ihmallere isyan eden acılı baba Nizamettin Kabaiş, "Şoke olduk, bunlar neden zamanında yapılmamış? Bu açıkça olayı örtbas etmek demektir. İki sene sonra avukatımız talep edince harekete geçiliyor. Kim görevini kötüye kullandıysa Adalet Bakanı'nın derhal devreye girmesi lazım" diyerek tepki gösterdi.
Olay gecesine ait üniversite kameralarının "bozuk" olduğu gerekçesiyle kendilerinden gizlendiğini, ancak resmi yazışmalarda "bozuk kamera yoktur" denildiğini belirten baba, delillerin karartıldığını vurguladı. Adliyedeki mevcut savcının "Benden öncekiler yapmamış" savunması yaptıklarını aktaran aile, hakikat tamamen aydınlatılana kadar hukuki ve kamuoyu mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Rojin Kabaiş soruşturmasında adli skandal yaşanıyor
Van'da şüpheli şekilde hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in soruşturmasında, kıyafetlerinden DNA örneği alınmadığı ve ölüm anını netleştirecek 'diatom' testinin yapılmadığı ortaya çıktı.
Türkiye’nin haftalarca konuştuğu Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen adli süreçteki ihmaller zinciri derinleşiyor. Dosyaya dahil olan aile avukatının incelemeleri sonucunda, genç kızın üzerindeki elbiselerden aradan geçen zamana rağmen hiçbir DNA örneği toplanmadığı ve kesin ölüm nedenini ortaya koyacak hayati testlerin atlandığı belirlendi.
2 yıl sonra gelen acı gerçek: Deliller toplanmadı
27 Eylül 2024’te kaybolan ve 15 Ekim 2024’te Van Gölü kıyısında cansız bedenine ulaşılan Kabaiş’in ailesi intihar iddialarını reddederken, yeni avukatın talebiyle soruşturmadaki kritik eksiklikler gün yüzüne çıktı. Cinayet şüphesini aydınlatacak en önemli adımlardan biri olan DNA incelemesine, olay üzerinden 2 yıl geçtikten sonra yeni onay verildi. Skandalın boyutları bununla da sınırlı kalmadı. Şüpheli boğulma vakalarında kişinin suya canlıyken mi yoksa öldürüldükten sonra mı atıldığını kesin olarak kanıtlayan "diatom (su yosunu) testi"nin de dosyada yer almadığı anlaşıldı.
Baba Kabaiş: "Açıkça olayı örtbas ediyorlar"
Kurumsal ihmallere isyan eden acılı baba Nizamettin Kabaiş, "Şoke olduk, bunlar neden zamanında yapılmamış? Bu açıkça olayı örtbas etmek demektir. İki sene sonra avukatımız talep edince harekete geçiliyor. Kim görevini kötüye kullandıysa Adalet Bakanı'nın derhal devreye girmesi lazım" diyerek tepki gösterdi.
Olay gecesine ait üniversite kameralarının "bozuk" olduğu gerekçesiyle kendilerinden gizlendiğini, ancak resmi yazışmalarda "bozuk kamera yoktur" denildiğini belirten baba, delillerin karartıldığını vurguladı. Adliyedeki mevcut savcının "Benden öncekiler yapmamış" savunması yaptıklarını aktaran aile, hakikat tamamen aydınlatılana kadar hukuki ve kamuoyu mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.
haberdeger.com
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler