SON DAKİKA

#Amerika

HABER DEĞER - Amerika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Amerika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’dan bölge ülkelerine çağrı: ABD’ye güvenmeyin, birleşelim Haber

İran’dan bölge ülkelerine çağrı: ABD’ye güvenmeyin, birleşelim

İran Silahlı Kuvvetleri Kıdemli Sözcüsü Ebulfezl Şikarçi, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada bölge ülkelerinin ABD’ye güvenmemesi gerektiğini savundu. Müslüman ülke liderlerine seslenen Şikarçi, bölgesel güvenliğin dış güçlere bırakılmaması gerektiğini belirterek İslam dünyasını ortak hareket etmeye davet etti. İslam dünyasına birlik çağrısı Şikarçi yaptığı açıklamada bölgedeki Müslüman ülke liderlerini ortak bir duruş sergilemeye çağırdı. İran’a ve bölgedeki Müslüman halklara güvenilmesi gerektiğini savunan Şikarçi, İslam dünyasının birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Şikarçi mesajında, ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını hedef alarak Müslüman ülkelerin kendi güçleriyle güvenliklerini sağlayabileceklerini ileri sürdü. “Amerika’nın sahte gücüne güvenmeyin” ABD’nin bölgesel güvenlik sağlayamayacağını öne süren Şikarçi, bölge liderlerine yönelik uyarılarda bulundu. Şikarçi, Amerika’nın askeri gücünün abartıldığını iddia ederek Müslüman ülkelerin güvenliğini sağlayamayacağını savundu. Açıklamasında, ABD’nin kendi ordusunu dahi korumakta zorlandığını öne süren İranlı yetkili, bu nedenle bölge ülkelerinin güvenlik konusunda dış aktörlere bel bağlamaması gerektiğini dile getirdi. ABD savaş gemisi üzerinden mesaj Şikarçi, ABD’ye ait Abraham Lincoln savaş gemisinin geri çekilmesini de değerlendirdi. İranlı yetkili, bu gelişmenin İran’ın askeri gücünü gösterdiğini ve ABD açısından bir yenilgi olarak tarihe geçtiğini iddia etti. İranlı sözcü, bölge ülkelerinin dış müdahalelere karşı ortak bir tutum sergilemesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BM raporu: Her gün 137 kadın ve kız çocuğu kendi evinde katlediliyor Haber

BM raporu: Her gün 137 kadın ve kız çocuğu kendi evinde katlediliyor

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) hazırladığı yeni rapora göre, 2024 yılında dünya genelinde neredeyse 50 bin kadın ve kız çocuğu, partnerleri veya aile üyeleri tarafından katledildi. 117 ülkenin verilerine dayanan rapor, resmi istatistiklerdeki açıklar nedeniyle “düşüş gibi görünen tablonun gerçekte kalıcı bir azalma anlamına gelmediğini” vurguluyor. Kadın cinayetlerinin yüzde 60’ı partner ya da aile içinde işleniyor “2024’te kadın cinayetleri: Yakın partner/aile üyesi kadın cinayetlerine ilişkin küresel tahminler” başlıklı BM raporu, geçtiğimiz yıl kasıtlı olarak öldürülen 83 bin kadın ve kız çocuğunun yüzde 60’ının partneri ya da bir aile üyesi tarafından katledildiğini ortaya koyuyor. Bu oran, her gün ortalama 137 kadın ve kız çocuğunun, en yakını sayılan kişiler tarafından hayatının elinden alındığı anlamına geliyor. Rapor, 2023’teki 51 bin 100 “yakın partner/aile” kaynaklı kadın cinayetiyle kıyaslandığında sayının kâğıt üzerinde biraz düşmüş görünse de, bunun çoğunlukla ülke bazlı veri eksikliklerinden kaynaklandığını, yani gerçek şiddet düzeyini yansıtmadığını belirtiyor. Afrika’da kadın cinayeti oranı en yüksek seviyede seyrediyor BM verilerine göre Afrika, 2024 yılında tahmini 22 bin 600 kadın cinayetiyle toplam sayı açısından en yüksek rakama sahip bölge oldu. Kadın nüfusuna oranlandığında da tablo ağır: Afrika’da her 100 bin kadından 3’ü, partneri veya aile üyesi tarafından katlediliyor. Raporda bu durum, “yapısal eşitsizlikler, yoksulluk, silah erişimi, çatışma ortamları ve cezasızlık kültürüyle birleşen cinsiyet temelli şiddetin ağır bir sonucu” olarak tanımlanıyor. BM, kıta genelinde kadınların yaşam hakkını koruyacak yasal ve sosyal mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısı yapıyor. Avrupa ve Amerika’da kadınların çoğu partnerleri tarafından öldürülüyor Rapor, Avrupa ve Amerika kıtasında özel alandaki kadın cinayetlerinin büyük bölümünün doğrudan partner şiddetinden kaynaklandığını ortaya koyuyor. 2024 yılında partneri veya aile üyesi tarafından öldürülen kadınların: Metne göre: Avrupa’da yüzde 64’ü, Amerika’da ise yüzde 69’u, bizzat partnerleri tarafından katledildi. Bu tablo, “ev içi şiddet” denildiğinde yalnızca dar anlamda aileyi ya da “yuva içi sorunları” değil, kadınların yaşam hakkını hedef alan sistematik erkek şiddetini konuşmak gerektiğini bir kez daha gösteriyor. BM: Sadece partnerler değil, geniş aile ilişkileri de risk alanı Rapor, kadın cinayetlerini önlemeye yönelik politika ve yasaların çoğunun sadece partner şiddetine odaklandığına dikkat çekiyor. Oysa 2024 verileri, birçok bölgede kadınların, yalnızca eşi/sevgilisi değil, daha geniş aile bağları içindeki erkekler tarafından da hedef alındığını gösteriyor. Bu nedenle BM, hükümetlere ve dünya toplumlarına şu uyarıyı yapıyor: “Kadınların ve kız çocuklarının maruz kaldığı ölümcül şiddeti sona erdirmek için, hem partner ilişkilerindeki hem de aile içindeki daha geniş güç ilişkilerini dönüştüren, köklü politikalar ve bütüncül önleme programları hayata geçirilmelidir.” Veri eksikliği şiddeti görünmez kılıyor, cezasızlığı büyütüyor BM raporu, birçok ülkede kadın cinayetlerine ilişkin kayıtların hâlâ dağınık, eksik ya da cinsiyete duyarlı sınıflandırmadan yoksun olduğunu vurguluyor. Bu durum, hem gerçek tabloyu görmeyi zorlaştırıyor hem de cezasızlık kültürünü besleyen bir görünmezlik perdesi yaratıyor. Rapor, “Kadın cinayetlerinin sayısını düşürmek için önce bu cinayetleri tam ve doğru biçimde sayabilmemiz gerekiyor” tespitiyle, uluslararası standartlara uygun veri toplama sistemlerinin kurulmasını, cinsiyet temelli şiddetin ayrı bir kategori olarak izlenmesini ve her düzeyde şeffaflık sağlanmasını talep ediyor. 137 kadın ve kız çocuğunun her gün öldürüldüğü dünyada gerçek çözüm: Toplumsal cinsiyet eşitliği BM’nin 2024 raporu, kadın ve kız çocuklarına yönelik şiddetin bireysel “aile dramı” değil, küresel bir insan hakları ihlali olduğunu yeniden hatırlatıyor. Rapora göre, kadın cinayetlerini önlemek için: Toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren yasal ve sosyal politikalar, Şiddete maruz kalan kadın ve kız çocuklarına erişilebilir, ücretsiz ve bütüncül destek mekanizmaları, Failler için ceza adalet sisteminde etkin soruşturma, hızlı yargılama ve caydırıcı yaptırımlar, Erkek şiddetini yeniden üreten kültürel kalıplarla mücadeleyi hedefleyen eğitim ve farkındalık programları hayati önem taşıyor. BM, dünya toplumlarını ve tüm yurttaşları, “her gün 137 kadın ve kız çocuğunun hayatına mal olan bu sessiz katliama karşı harekete geçmeye” çağırıyor.

KILIÇDAROĞLU: CHP devletin âli menfaatleri için risk almak zorundadır Haber

KILIÇDAROĞLU: CHP devletin âli menfaatleri için risk almak zorundadır

Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, X hesabından yayımladığı dikkat çekici mesajda Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel misyonuna ve Türkiye’nin dış politikadaki kritik konumuna dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP’nin hem temiz siyaset hem de devletin ali menfaatlerini koruma görevi gereği, özellikle Orta Doğu’da Türkiye’yi hedef alan tehlikelere karşı sorumluluk almak zorunda olduğunu belirtti. “CHP sıradan bir parti değildir” Kılıçdaroğlu açıklamasında CHP’nin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu partisi olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi sıradan bir parti değildir. Partimizin kodları, geleneği ve iki büyük misyonu vardır. Birincisi siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap sorabilmek için de hesap vermekten kaçınmamak gerekir. Hesap vermek her CHP’linin namus borcudur.” Kılıçdaroğlu, CHP’nin rüşvet, yolsuzluk ve çıkar ağlarıyla yan yana gelmeyeceğini belirterek: “Cumhuriyet Halk Partisi rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleriyle anılmaz. Üzerine iftiralar ve yolsuzluk iddialarıyla yol alamaz. Derhal gereğini yapmalı ve yoluna devam etmelidir,” ifadelerini kullandı. “Devletin yönünü belirlemek CHP’nin görevidir” Kılıçdaroğlu konuşmasının ikinci bölümünde CHP’nin yalnızca iç siyasette değil, devletin dış politikadaki stratejik çizgisinde de sorumluluk sahibi olduğuna vurgu yaptı: “Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizer. Türkiye Cumhuriyeti’nin Orta Doğu’dan Asya’ya, Kafkaslardan Avrupa’ya, Altaylardan Tuna’ya söyleyecek sözü vardır.” “Orta Doğu’da bizi tökezletmek isteyen İsrail ve Amerika belasını bertaraf etmek zorundayız” Kılıçdaroğlu’nun açıklamasındaki en dikkat çeken bölüm ise Türkiye’nin dış politikadaki konumuna ve CHP’nin rolüne ilişkin ifadeler oldu: “Cumhuriyet Halk Partisi, Orta Doğu’da tökezlememizi bekleyen İsrail ve Amerika belasını bertaraf etmek ve devletin âli menfaatleri için sürecin içinde olmak zorundadır. Risk almalıdır ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır.” Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin tarihsel olarak bağ kurduğu bölgelerde yalnızlaştırılamayacağını, CHP’nin de bu süreçlerde millet adına sorumluluk üstlenmekle yükümlü olduğunu söyledi. “Tarihin doğru tarafında yer almak cesaret ister” Kılıçdaroğlu açıklamasının sonunda CHP’nin demokrasi, kardeşlik ve adalet mücadelesine devam edeceğini belirterek: “Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir. Aziz milletimize hak, hukuk ve adalet yürüyüşümüze devam edeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Trump’tan yabancı şirketlere çağrı: Göçmenlik yasalarına uyun, amerikalı işçi çalıştırın Haber

Trump’tan yabancı şirketlere çağrı: Göçmenlik yasalarına uyun, amerikalı işçi çalıştırın

ICE baskını sonrası açıklama ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimleri, 5 Eylül’de Georgia eyaletinde Hyundai-LG ortaklığında işletilen elektrikli araç akü fabrikasına baskın düzenledi. Operasyonda çoğunluğu Güney Koreli olmak üzere 450’ye yakın kişi gözaltına alındı. Trump’tan Truth Social paylaşımı ABD Başkanı Donald Trump, gelişmelerin ardından Truth Social hesabından açıklama yaptı. Yabancı yatırımların ülke açısından önemli olduğunu belirten Trump, işçi temininde “yasal yolların” tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Trump, “Karşılığında sizden istediğimiz Amerikalı işçileri işe almanız ve eğitmenizdir” ifadeleriyle yabancı şirketlere göçmenlik yasalarına uyma çağrısı yaptı. Güney Kore’den tepki Güney Kore Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lee Jae-woong, ICE baskınına ilişkin “endişe ve üzüntü” duyduklarını açıkladı. Seul yönetimi, ABD’deki şirketlerinin ekonomik faaliyetlerinin ve vatandaşlarının haklarının ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Gözaltındakiler için girişimler Güney Kore Devlet Başkanlığı Ofisi, gözaltına alınan vatandaşların serbest bırakılması için görüşmelerin tamamlandığını duyurdu. İdari işlemlerin bitmesinin ardından özel bir uçağın ABD’ye gönderilerek vatandaşların geri getirileceği bildirildi.

Barrack’tan Suriye’ye yeni model önerisi Haber

Barrack’tan Suriye’ye yeni model önerisi

ABD’den çarpıcı açıklama ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye’de artan mezhep çatışmalarının ardından ülkenin geleceğine dair dikkat çeken bir öneri getirdi. Washington Post’un haberine göre Barrack, “Bir federasyon değil ama onun biraz altında, herkesin kendi kültürünü ve dilini koruduğu bir yapı” ifadesini kullandı. Bu açıklama, Trump yönetiminin daha önce güçlü destek verdiği Ahmed eş-Şara’nın merkezi devlet vizyonuna ilk ciddi uluslararası çekince olarak değerlendirildi. Şam’dan sert tepki Suriye lideri Ahmed eş-Şara, devlet medyasında yayımlanan açıklamasında ülkenin bölünmesi ihtimalini kesin bir dille reddetti. “Suriye’yi bölmek isteyenler olabilir, ancak bu mantıken de siyasi olarak da mümkün değil” diyerek merkezi devlet modelinde ısrarını yineledi. Azınlık katliamları baskıyı artırıyor ABD’nin politika değişikliğine işaret eden çıkışın arkasında son aylarda yaşanan kanlı azınlık saldırıları var. Süveyda’da Dürzi sivillere yönelik saldırılarda binden fazla kişi yaşamını yitirdi. Mart ayında sahil bölgesindeki Alevi azınlığa yönelik saldırılarda ise en az 1.400 sivil ve 200 asker öldürüldü. Bu gelişmeler, merkeziyetçi devlet anlayışının ülkedeki farklı etnik ve dini grupları korumakta yetersiz kaldığı eleştirilerini güçlendirdi. SDG ile anlaşmazlıklar sürüyor Rojava ve doğu Suriye’de geniş bölgeleri kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile hükümet arasında mart ayında imzalanan “entegrasyon anlaşması” hâlâ uygulanamadı. En büyük sorun ise SDG bölgelerinin ne kadar özerklik sahibi olacağı meselesi. Bu durum, ABD’nin önerdiği “federasyona yakın model” tartışmalarını daha da kritik hale getiriyor. Uzmanlar: Merkezi devlet modeli çöktü Chatham House uzmanı Haid Haid, son şiddet olaylarının merkezi devlet projesini çıkmaza soktuğunu belirtti: “Hükümetin tüm Suriye üzerinde kontrol kurma hırsı işe yaramıyor. Ulusal diyalog ve güven inşası şart.” Öte yandan Ceble Belediye Başkanı Diya Heyrbeyk, ülkenin bölünmesinin çözüm getirmeyeceğini savundu: “Haseke’nin buğdayına, sahilin balığına ihtiyaç var. Birbirimize muhtacız.” Suriye için yeni bir yol haritası mı? Barrack’ın çıkışı, ABD’nin Suriye politikasında değişim sinyali olarak görülüyor. Bir yanda Şam’ın merkezi devlet ısrarı, diğer yanda ABD’nin federasyona yakın esnek model önerisi var. Ancak artan şiddet, mezhep çatışmaları ve SDG gerilimi, ülkenin geleceğini her zamankinden daha belirsiz hale getiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.