SON DAKİKA

#Ekonomi

HABER DEĞER - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti eski MKYK üyesi Mücahit Birinci: Demokratikleşmezsek ilk seçimde CHP iktidara gelir Haber

AK Parti eski MKYK üyesi Mücahit Birinci: Demokratikleşmezsek ilk seçimde CHP iktidara gelir

AK Parti’nin eski Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Mücahit Birinci, Türkiye’de siyasal sistemin yönü, demokrasi tartışmaları ve ekonomik tabloya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllar partinin farklı kademelerinde görev alan Birinci, AK Parti’nin kuruluş kodlarından uzaklaştığını kabul ederken, yeniden özgürlükçü bir çizgiye dönülmemesi halinde ciddi bir siyasi kırılma yaşanabileceğini ifade etti. AK Parti eski çizgisinden uzaklaştı Birinci, AK Parti’nin kuruluş yıllarında daha özgürlükçü ve sivil bir siyaset anlayışına sahip olduğunu ancak zamanla bu çizgiden uzaklaşıldığını dile getirdi. Özellikle devletçi reflekslerin artmasının partinin toplumsal bağını zayıflattığını belirten Birinci, bu değişimde çeşitli siyasi ve güvenlik süreçlerinin etkili olduğunu ifade etti. Demokratik alan daralıyor Sivil siyasetin alanının daralmasının Türkiye’de demokratik yapıyı zayıflattığını savunan Birinci, aşırı devletçi politikaların yurttaş üzerinde baskı algısı oluşturduğunu söyledi. Ona göre bu durum, sandıkta doğrudan karşılık bulabilecek bir tepkiyi de beraberinde getiriyor. Seçimler yapılmaya devam eder Toplumda zaman zaman dile getirilen “seçimlerin yapılmayacağı” yönündeki kaygıların yersiz olduğunu ifade eden Birinci, Türkiye’nin demokratik seçim geleneğinin güçlü olduğunu vurguladı. Seçimlerin zamanında yapılacağını belirten Birinci, yurttaşların demokrasiye bağlılığının altını çizdi. Ekonomi en büyük sorun Birinci’ye göre yurttaşların temel gündemi siyasal tartışmalardan çok ekonomi. Sahada en çok dile getirilen sorunun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Birinci, mevcut ekonomik politikaların yeterli bulunmadığını açıkça ifade etti. Yargı tartışmaları sürüyor Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Birinci, sürecin siyasi olarak daha iyi yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yargının bağımsızlığına vurgu yapan Birinci, bu tür süreçlerin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine dikkat çekti. Parti muhalif ruhunu kaybetti AK Parti’nin geçmişte sistem karşıtı ve değişim odaklı bir hareket olduğunu hatırlatan Birinci, bu muhalif ruhun kaybedilmesinin oy oranlarını da etkilediğini belirtti. Partinin yeniden bu dinamizme dönmesi halinde eski gücüne ulaşabileceğini ifade etti. Seçim kaybı riski var Birinci, en dikkat çekici değerlendirmesinde ise açık bir uyarıda bulundu. AK Parti’nin demokratikleşme yönünde adım atmaması halinde ilk seçimde iktidarı kaybedebileceğini söyleyen Birinci, bunun Türkiye’de siyasi dengeleri kökten değiştirebileceğini dile getirdi. Değişim iradesi mevcut Parti içinde değişim isteyen kadroların olduğunu ifade eden Birinci, bu iradenin varlığından emin olduğunu ancak ne zaman hayata geçirileceğine dair net bir öngörüsünün olmadığını söyledi. Demokratikleşme ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gerektiğini yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette “ifşa” etkisi zayıflıyor mu? Araştırma verileri ne diyor? Haber

Siyasette “ifşa” etkisi zayıflıyor mu? Araştırma verileri ne diyor?

HİSAR Araştırma tarafından paylaşılan analiz, Türkiye’de seçmen davranışının krizlere nasıl tepki verdiğini ortaya koydu. Verilere göre, siyasi gündemde sıkça yer bulan “ifşa” ve sızıntı iddiaları, geçmişe kıyasla daha sınırlı bir etki yaratıyor. Makro tabloda dengeler değişmedi Araştırmada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelindeki oy oranlarında belirgin bir kırılma olmadığı vurgulandı. Farklı araştırma şirketlerinin verilerine atıfla, kutuplaşmış siyasal ortamda seçmen aidiyetinin yüksek olduğu ve bu nedenle krizlerin “kemik seçmeni” kolay kolay etkilemediği ifade edildi. Seçmenin ana gündemi: Geçim sıkıntısı Saha verilerinin en çarpıcı sonucu ise seçmenin öncelikleri oldu. Araştırmaya göre: Ekonomik kriz Geçim sıkıntısı Erken seçim beklentisi seçmenin temel motivasyonunu oluşturuyor. Bu tabloya göre siyasi tartışmalar, iç çekişmeler ya da “ifşa” iddiaları, ekonomik gündemin gölgesinde kalıyor ve doğrudan oy davranışına dönüşmüyor. Tepki yerelde yoğunlaşıyor Analizde dikkat çeken bir diğer başlık ise krizlerin etkisinin coğrafi dağılımı oldu. Buna göre: Ulusal düzeyde oy oranları büyük ölçüde korunuyor Ancak yerel düzeyde memnuniyet düşebiliyor Seçmen, partiyi genel olarak cezalandırmak yerine, doğrudan olayın yaşandığı bölgedeki yerel aktörlere tepki gösteriyor. “İfşa siyaseti” etkisini kaybediyor Araştırmanın stratejik sonuç bölümünde, geçmişte daha güçlü etki yaratan “rakibi yıpratma” odaklı ifşa stratejisinin artık aynı karşılığı bulmadığı ifade edildi. Uzmanlara göre seçmen: Daha rasyonel Daha gündem odaklı Daha ekonomik gerçekliklerle hareket eden bir davranış sergiliyor. Yeni mücadele alanı: Ekonomi Veriler, Türkiye’de siyasetin ana ekseninin giderek ekonomi merkezli hale geldiğini gösteriyor. Bu durum, siyasi partiler için de yeni bir gerçekliği ortaya koyuyor: Seçmen artık söylemden çok, ekonomik çözüm ve yaşam koşullarındaki iyileşmeye odaklanıyor. Siyasette Kriz ve Sandık: CHP eksenindeki son "ifşa" ve sızıntı iddiaları anketleri nasıl etkiledi? HİSAR Araştırma olarak saha verilerini inceledik. Makro tabloda liderlik artarak sürerken, seçmenin çeşitli krizlere verdiği tepki değişiyor. Verilerle güncel durum analizimiz ⤵️ pic.twitter.com/aMw1ZIPNaw — HİSAR Araştırma (@hisararastirma) April 25, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’dan ekonomi değerlendirmesi Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’dan ekonomi değerlendirmesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Uluslararası Ekonomi Zirvesi kapsamında yaptığı açıklamada Türkiye ekonomisinin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kacır, Türkiye’nin coğrafi avantajlarını etkin kullanarak küresel ticarette kritik bir konuma ulaştığını ifade etti. Kacır, Türkiye’nin Çin’den Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyada rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülkelerden biri olduğunu belirterek, ihracat kabiliyetinde önemli bir sıçrama yaşandığını vurguladı. Savunma sanayisine de değinen Kacır, askerî insansız hava aracı pazarının yaklaşık üçte ikisinin Türk firmalarına ait olduğunu ifade etti. Türkiye’nin birçok sektörde Avrupa’da ilk 5 üretici ülke arasında yer aldığını belirten Kacır, üretim kapasitesinin her geçen gün arttığını söyledi. Türkiye’nin sanayi üretiminde önemli bir büyüme kaydettiğini dile getiren Kacır, otomotiv üretiminin 2002’de 350 bin seviyesinden 1,5 milyon adede ulaştığını ve ülkenin küresel bir üretim merkezi haline geldiğini ifade etti. Enerji ve teknoloji alanındaki hedeflere de değinen Kacır, nükleer enerji yatırımları, yerli reaktör geliştirme çalışmaları ve yüksek teknoloji üretimi ile Türkiye’nin önünde yeni fırsatlar bulunduğunu söyledi. Mobilite ve elektrikli araç dönüşümüne dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin bu alanda da güçlü bir ivme yakaladığını belirterek, yerli otomobil girişimlerinin önemli bir başarı hikâyesi olduğunu ifade etti. Uzay çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Kacır, Türkiye’nin kendi uydularını üretme ve uzaya bağımsız erişim sağlama hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirtti. Bu kapsamda uzay limanı ve yeni projelerin hayata geçirildiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Levent Dölek: NATO işçi sınıfının kanlısıdır Haber

Levent Dölek: NATO işçi sınıfının kanlısıdır

Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek, Haber Değer Genel Yayın YÖnetmeni Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladığı canlı yayınında Türkiye’nin NATO üyeliğinden emperyalizme, darbelerden işçi sınıfı mücadelesine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. Dölek, NATO’nun yalnızca askeri bir ittifak olmadığını vurgulayarak, “Bu yapı siyasi, ekonomik ve sınıfsal bir organizasyondur” ifadelerini kullandı. “NATO askeri değil, emperyalist bir organizasyondur” Dölek, NATO’nun kuruluş amacının Sovyet tehdidi değil, kapitalist düzenin devamlılığını sağlamak olduğunu savundu. “NATO bir askeri pakt olmanın ötesinde, komünizme karşı kurulmuş emperyalist bir organizasyondur” diyen Dölek, ittifakın tarihsel rolünü sınıfsal bir perspektifle değerlendirdi. Türkiye’de yaşanan birçok karanlık olayın da bu yapıdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Dölek, şu ifadeyi kullandı: “Maraş’tan 1 Mayıs katliamına kadar birçok olayın arkasında NATO’nun imzası vardır.” “Darbelerin arkasında NATO etkisi var” Dölek, Türkiye’deki askeri darbelerin de NATO’dan bağımsız ele alınamayacağını söyledi. “Bütün darbelerde NATO’nun yönlendirmesi vardır” diyen Dölek, 12 Mart ve 12 Eylül süreçlerine özellikle dikkat çekti. Ayrıca Türkiye’de iktidara gelen tüm siyasi yapıların NATO çizgisine bağlı kaldığını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı: “İktidara gelen herkes programında NATO’ya bağlılık yemini eder.” “Emperyalizm artık tankla değil ekonomiyle geliyor” Dölek’e göre günümüzde emperyalist müdahale klasik askeri yöntemlerden ziyade ekonomik araçlarla gerçekleşiyor. “Türkiye’ye emperyalizm füzelerle değil, ekonomik bağımlılıkla hükmediyor” diyen Dölek, Rahip Brunson krizi üzerinden örnek verdi: “Bir tweetle Türk lirası çöktü. Bu, emperyalist tahakkümün en açık göstergesidir.” “Toplum antiemperyalist ama siyaset manipüle ediliyor” Dölek, Türkiye toplumunun genel olarak emperyalizme karşı olduğunu ancak siyasetin bu duyarlılığı yansıtmadığını ifade etti. “Bu ülkede kimse ‘Amerikancıyım’ diyemez ama siyaset emperyalizm tarafından manipüle edilir” diyen Dölek, farklı ideolojik kesimlerin de bu etki altında kaldığını savundu. “Emperyalizm tüm ideolojilere sızıyor” Dölek’e göre emperyalizm yalnızca sağ siyaseti değil, sol, milliyetçi ve İslamcı akımları da etkiliyor. “Emperyalizm yanlısı solculuk, İslamcılık ve milliyetçilik üretiliyor” diyen Dölek, özellikle uluslararası krizlerde bu etkinin daha görünür hale geldiğini belirtti. “Çözüm işçi sınıfının birleşik mücadelesi” Dölek, çözümün seçim ittifaklarında değil, emek mücadelesinde olduğunu vurguladı. “Gerçek birlik sandıkta değil, fabrikada kurulur” diyen Dölek, farklı siyasi görüşlerden işçilerin ortak mücadelede birleştiğini ifade etti. Ayrıca yaklaşan 1 Mayıs İşçi Bayramı için çağrı yapan Dölek, şu ifadeyi kullandı: “1 Mayıs’a antiemperyalizm ve NATO karşıtlığı damga vurmalı.” “Emperyalizme karşı mücadele sadece askeri değil” Dölek, emperyalizme karşı mücadelenin yalnızca askeri değil, ekonomik ve toplumsal boyutları olduğunu vurguladı: “Emperyalizmi yenmek için işçi sınıfının mücadelesi belirleyicidir.” Analiz: Sınıfsal perspektiften NATO ve siyaset eleştirisi Levent Dölek’in açıklamaları, Türkiye’de NATO ve emperyalizm tartışmalarını klasik güvenlik perspektifinin dışına taşıyarak sınıfsal bir çerçeveye oturtuyor. Dölek, hem sağ hem sol siyaseti kapsayan geniş bir eleştiri yönelterek, emperyalizmin yalnızca dış politika değil, iç siyaset ve ekonomi üzerinden de etkili olduğunu savunuyor. Özellikle “ekonomik bağımlılık” ve “siyasal manipülasyon” vurgusu, güncel tartışmalarda sıkça dile getirilen ancak farklı ideolojik çerçevelerde yorumlanan bir başlık olarak öne çıkıyor. Dölek’in çözüm önerisi ise net: seçim odaklı değil, sınıf temelli bir siyasal hat. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aile Akademi Platformu’ndan 67 bin 754 kişi yararlandı Haber

Aile Akademi Platformu’ndan 67 bin 754 kişi yararlandı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu’ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, Aile Akademi Platformu ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını kaydeden Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı. Göktaş, “Aile Dostu Ekosistem” anlayışıyla; aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. "Aileleri tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" Son yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda Bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz." ifadelerini kullandı. Aile Akademi Platformu'nun, aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu belirten Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de Bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı. Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti: "Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve Bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu'nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, Bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti." "Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" Söz konusu eğitimlerle bireylerin ve Bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, "Vatandaşlara yönelik eğitimlerde; aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu. Aile Akademi Platformu’nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti. Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.