SON DAKİKA

#Kadın Hakları

HABER DEĞER - Kadın Hakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın Hakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu'na: "Mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyoruz"

Avrupa Parlamentosu'nun taraflı tutumuna tepki Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Avrupa Parlamentosu’nda alınan kararlara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, üçüncü tarafların Kıbrıs konusunda tarihî gerçekleri dikkate alarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanırken, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik mesnetsiz iddiaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Tepkinin odak noktasında, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde anıt projesine kaynak ayrılmasını tavsiye etmesi yer aldı. Açıklamada, "Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonunca, GKRY’nin Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan sözde bir anıt projesine kaynak ayrılmasının tavsiye edilmesi, tarihî gerçekleri çarpıtmaya yönelik taraflı yaklaşımın yeni bir örneğidir." denildi. "Kıbrıs Türk halkını hedef alana karşılığı verme kararlılığımız tamdır" AB ve bağlı kurumlarının 1963-1974 döneminde Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün eylemlerini göz ardı ederek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin tek taraflı söylemlerini esas almasının Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın yegane güvencesi olduğunun altı çizilirken, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan hasmane tutumlara karşı her türlü mukabelede bulunulacağı net bir dille ifade edildi. Açıklamada, "Avrupa Birliği ve kurumlarının, 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türklerine yönelik sistematik saldırıları ve EOKA terör örgütünün insanlık dışı eylemlerini görmezden gelerek GKRY’nin tek taraflı iddia ve söylemlerini esas alması, Kıbrıs Meselesi’nin çözümüne katkı sağlamaktan uzaktır. Üçüncü tarafları, tarihî gerçekler ışığında adil ve tarafsız bir tutum sergilemeye davet ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri, 50 yılı aşkın süredir Ada’daki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme kararlılığımız tamdır." denildi. Suriye'de 'tek devlet, tek ordu' vurgusu MSB açıklamasında ayrıca Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Suriye’nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen sürecin yakından takip edildiği belirtilerek şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Silah ve askerî araçların Suriye ordusuna teslim edilmesi, entegrasyonun ve 'tek ordu' ilkesinin doğal gereğidir. İç savaş döneminde eski rejim unsurlarından kalan ya da terörizmle mücadele gerekçesiyle uluslararası aktörler tarafından sağlanan silah ve askerî araçların Suriye ordusuna devredilmesi, sürecin sağlıklı biçimde ilerlemesine katkı sağlayacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Berdel dayatmasına direnen anne katledildi: Ağrı’daki cinayet çocuk istismarı tartışmasını büyüttü Haber

Berdel dayatmasına direnen anne katledildi: Ağrı’daki cinayet çocuk istismarı tartışmasını büyüttü

Ağrı’nın Patnos ilçesine bağlı Özdemirler köyünde 35 yaşındaki Güler Özkan’ın, 17 yaşındaki kızının “berdel” usulüyle zorla evlendirilmesine karşı çıktığı için eşi tarafından öldürüldüğü iddia edildi. 28 Ocak’ta gerçekleşen olayda sekiz çocuk annesi kadının, kızının rızası dışında evlendirilmesine itiraz ettiği, evde günler süren tartışmaların ardından silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdiği belirtildi. Anne kızını korumaya çalıştı, şiddet tırmandı Kadın hakları savunucularının aktardığı bilgilere göre 17 yaşındaki genç kızın berdel kapsamında akraba biriyle evlendirilmek istendiği, annenin bu duruma karşı çıkması üzerine ev içinde sistematik şiddet ve baskının arttığı ifade edildi. Tartışmaların bir hafta boyunca sürdüğü, cinayetin de bu süreçte yaşandığı bildirildi. “Bu yalnızca bir kadın cinayeti değil” Olayı takip eden hukukçular, yaşananların yalnızca bir kadın cinayeti değil aynı zamanda çocuk yaşta evlendirme ve istismar boyutu taşıdığını vurguladı. Genç kızın uzun süredir fiziksel şiddete maruz kaldığı, evde ağır bir travma ortamının bulunduğu iddiaları soruşturma dosyasına yansıdı. Soruşturma genişletildi, çocuklar koruma altında Cinayetin ardından fail olduğu öne sürülen eş ile birlikte olaya yardım ettiği iddia edilen bir kişinin tutuklandığı, bazı çocukların koruma altına alındığı açıklandı. Baro ve kadın örgütleri, davada berdel dayatması, çocuk yaşta evlendirme ve sistematik şiddet başlıklarının birlikte değerlendirilmesini talep ederek sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan olay, Türkiye toplumunda erken yaşta evlilik, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve geleneksel baskı mekanizmalarının yarattığı riskler konusunda tartışmaları yeniden görünür hale getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eşine şiddet uygulayan Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli hakkında yeni karar! Haber

Eşine şiddet uygulayan Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli hakkında yeni karar!

Kadına yönelik şiddet dosyasında adli süreç yeniden işletildi. Ankara’da eşi Fatma Çakmak’a şiddet uyguladığı iddiasıyla gündeme gelen Cumhurbaşkanı Koruma Dairesi personeli Yasin Çakmak, yeniden gözaltına alınarak tutuklandı. Daha önce adli kontrolle serbest bırakılması kamuoyunda tepkilere neden olan dosyada, yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir aşamaya geçildi. Adli kontrolle serbest bırakılması tepki çekmişti Boşanma aşamasında olduğu eşi Fatma Çakmak’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle hakkında işlem yapılan Yasin Çakmak’ın serbest bırakılması, kadın örgütleri ve siyasetçiler başta olmak üzere geniş kesimlerin tepkisini çekmişti. Tepkilerin ardından dosya yeniden değerlendirildi ve şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Bakan Tunç: Kadına yönelik şiddeti tartışmasız biçimde reddediyoruz Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddetin insanlık onuruna yönelik ağır bir saldırı olduğunu vurguladı. Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kasten yaralama” suçundan adli soruşturma başlatıldığını ve gözaltına alınan şüphelinin nöbetçi sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklandığını açıkladı. Başsavcılık ve emniyet süreci yakından izliyor Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında delillerin değerlendirildiği, olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü de konuyla ilgili idari inceleme başlattı. Emniyet: Müfettiş görevlendirildi Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, olayın tüm boyutlarıyla ve titizlikle incelenmesi amacıyla polis başmüfettişi görevlendirildiği duyuruldu. Açıklamada, eşler arasında yaşanan olayda tarafların karşılıklı şikâyetçi olduğu, ancak adli mercilerce tutuklama kararı verildiği bilgisi paylaşıldı. Dosya kadın hakları mücadelesinin gündeminde Olayın ardından kadın hakları savunucuları ve bazı siyasetçiler, dosyanın cezasızlıkla sonuçlanmaması gerektiğini vurgulayarak sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Fatma Çakmak’ın çeşitli baroların kadın hakları komisyonlarına başvurduğu ve hukuki destek aldığı da öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

5 Aralık’ın 91 yıllık gerçeği Haber

5 Aralık’ın 91 yıllık gerçeği

5 Aralık’ın tarihi: Sandığa giriş hakka dönüşmedi Türkiye’de kadınlar 1930’da belediye seçimlerine, 1933’te muhtarlığa, 5 Aralık 1934’te ise milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuştu. Bu adım genç Cumhuriyet’in en önemli reformlarından biri olarak tarihe geçti. 1935 seçimlerinde 18 kadın milletvekili Meclis’e girdi ve Türkiye o dönem dünya ortalamasının üzerinde temsil oranına ulaştı. Ancak 91 yıl sonra tablo tam tersine döndü; TBMM’deki kadın oranı hâlâ yüzde 20’nin altında. Türkiye, 185 ülke arasında 126’ncı sıraya gerileyerek, elde ettiği tarihi kazanımı sürdüremeyen ülkeler arasında yer aldı. Bu durum, siyasal hakların kağıt üzerinde tanınmasının gerçek eşitliği yaratmadığını açık biçimde gösteriyor. Türkiye’de kadın hakları: Kazanımların gölgesinde gerileme Kadınlara siyasal hakların erken verilmesi Türkiye açısından önemli olsa da, son yıllarda bu hakların pratik karşılığı zayıfladı. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılması, kadınların yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren bir geri adım olarak değerlendirildi. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri her yıl artarken, ekonomik krizin derinleşmesi kadınların güvencesiz işlerde yoğunlaşmasına yol açtı. Sosyalist-feminist bakış açısıyla bakıldığında, kadınların siyasetten ve ekonomik kararlardan dışlanması tesadüf değil; bakım emeğini ücretsiz sürdüren, düşük ücretli işlerde çalışan, yoksulluğu omuzlayan kadın emeğine bağımlı bir ekonomik düzenin sonucu. Dünya genelinde patriyarka yeni biçim alıyor Uluslararası veriler, sorunun sadece Türkiye’ye özgü olmadığını gösteriyor. Dünya parlamentolarında kadın temsili ortalama yüzde 27 düzeyinde. Kadın siyasetçiler, şiddet, mobbing ve cinsiyetçi saldırılarla karşı karşıya kalıyor. Neoliberal politikaların baskın olduğu bu dönemde kadınların siyasal alandan uzak tutulması, güvencesiz ve düşük maliyetli kadın emeğini artırarak ekonomik düzeni ayakta tutuyor. Sosyalist-feminist teori bu nedenle eşitsizliği sadece kültürel değil, yapısal bir sorun olarak değerlendiriyor. Mücadele olmadan haklar yaşamaz 5 Aralık’ın anlamını büyüten şey, devletin verdiği haklar değil, bu hakların arkasındaki kadın mücadelesi. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kadın hareketi, 1980 sonrası bağımsız feminist örgütlenmeler, 8 Mart ve 25 Kasım yürüyüşleri, İstanbul Sözleşmesi için sürdürülen mücadele; bugün hâlâ Türkiye toplumunun en güçlü demokratik direniş damarını oluşturuyor. Bu miras, hakların ancak örgütlü mücadeleyle korunduğunu bir kez daha kanıtlıyor. 5 Aralık teşekkür günü değil, hesap sorma günüdür 5 Aralık, kadınların siyasal haklarının başlangıç noktası olsa da, gerçek eşitliğin hâlâ kurulmadığını gösteren bir uyarıdır. Kadınların temsil edilmediği bir Meclis, kadınların güvenliğinin sağlanmadığı bir ülke, bakım emeğinin tüm yükünü kadınların sırtına bırakan bir ekonomi; demokratik bir düzen değil, erkek egemen bir yapı yaratır. Sosyalist-feminist bakış açısıyla 5 Aralık, ancak kadınların ekonomik, siyasal ve toplumsal alanda eşitlik mücadelesinin yükseltildiği bir gün olursa gerçek anlamına kavuşabilir.

TMMOB Bursa İKK Kadın Çalışma Grubu’ndan farkındalık çağrısı Haber

TMMOB Bursa İKK Kadın Çalışma Grubu’ndan farkındalık çağrısı

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Kadın Çalışma Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında basın açıklaması yaptı ve panel düzenledi. Etkinlikte, erkek şiddeti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı çağrılar yapıldı. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Kadın Çalışma Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde BAOB Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı, TMMOB Bursa İKK Kadın Çalışma Grubu Temsilcisi Gülsemin Ayyıldız okudu. Ayyıldız, yaptığı açıklamada, 2024 yılında Türkiye’de 40’ın üzerinde çocuğun ve 403 kadının erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybettiği, 259 şüpheli kadının ise adalet bulamadığını belirterek, kadına yönelik şiddetin toplumsal ve yapısal bir sorun olduğunu vurguladı. Şiddetin kökeninde ataerkil yapı ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunduğu; kadınların evde, iş yerinde, sokakta ve dijital dünyada şiddetle karşılaştığı ifade edildi. Ekonomik krizler, yoksulluk ve kurumsal çürüme gibi faktörlerin erkek şiddetini beslediği aktarıldı. Kadınların talepleri ve çağrıları Şiddet faillerinin en ağır yaptırımlarla cezalandırılması, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa etkin şekilde uygulanması ve ekonomik şartlar halk lehine iyileştirilmesini isteyen kadınlar, "Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi zorunlu kılınmalı. Kadın dayanışması güçlendirilmeli; sığınma evleri, psikolojik destek ve ekonomik yardım mekanizmaları yaygınlaştırılmalı. Dijital nefret ve erkek şiddeti örgütlenmeleri takip edilmeli ve engellenmeli" taleplerini de sıraladı. Ayyıldız, kadınların talep ve çağrılarını “Susmayacağız, korkmayacağız, geri adım atmayacağız; birlikte aydınlık yarınlara yol alacağız! Yaşamak istiyoruz, yaşatacağız!” ifadeleriyle mesajını sonlandırdı. Basın açıklaması sonrasında TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Konferans Salonu’nda panel düzenlendi. Moderatörlüğünü Kimya Mühendisi Meral Çoban’ın üstlendiği panelde, Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Bilgen Şentürk, Bursa Veteriner Hekimleri Odası’ndan Özlem Hasanoğlu ve Bursa Eczacılar Odası’ndan Gökçenay Derebaşı Hanlı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, kadınların meslek hayatında karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. Etkinlik, kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmeyi amaçladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.