SON DAKİKA

ABD’nin İran Hamlesi: Küresel Stratejinin Gösteri Sahnesi ve Bölgesel Dengeler

Yazının Giriş Tarihi: 29.03.2026 10:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.03.2026 10:19

Şu anda izlediğimiz çatışma, göründüğü gibi basit bir savaş değil; ne sadece İran ne de sadece İsrail meselesi… Bu, 21. yüzyılın küçük bir Dünya Savaşı provası ve sahneleri Körfez’de yazılıyor, finali Tayvan’da bitebilir. Amerika, bir rejimi devirmek için değil, yükselen bir güç olan Çin’in geleceğini zayıflatmak için savaşıyor: Petrol akışını kesmek, İpek Yolu’nu engellemek, ekonomiyi boğmak ve ardından büyük darbeyi vurmak.

Bölgesel Dinamikler: Körfez, Mısır ve Türkiye

Sorun şurada başlıyor: İran’daki devrimcilerin çoğu (%85) hedef olarak İsrail’i değil, Washington’un müttefiki Körfez ülkelerini gördü. Bu ülkeler artık gerçek bir koruma olmadan ateş hattında. Suudi Arabistan, İran’ın doğrudan tehdidi altında üretim kısıtlamaları ile karşı karşıya; Körfez ülkeleri Amerikan silah sistemlerine bağımlı hâle geldi.

Mısır, coğrafi olarak önemli bir “hava koridoru” ve Süveyş Kanalı’nın kontrolü ile küresel ticarette stratejik bir nokta. Eğer İran benzeri bir kriz Mısır’ı etkilese, Doğu Akdeniz ve Asya’ya giden ticaret yolları ciddi tehdit altında kalabilir. Bu, hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın enerji ve lojistik güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye ise bölgesel güç olarak hem ABD hem Çin ile dengeli ilişkiler kurmaya çalışıyor; ancak İran, Suriye ve Irak’taki çatışmalar Ankara’nın stratejik manevra alanını daraltıyor.

Stratejik Analiz: ABD’nin Büyük Hamlesi

Trump, son derece gizemli ve öngörülemez bir lider olarak tanımlanıyor; poker oynar gibi yüz ifadeleri okunamıyor. Gerçek savaş İran’da değil; başka bir yerde, farklı iki taraf arasında yaşanıyor ve bu savaşın tek bağlantısı Amerika. Örnekler:
• Venezuela operasyonunda ABD, Çin’e günlük 800 bin varil petrol akışını kesti.
• İran’a saldırıda ABD, Çin’e günlük 1,5 milyon varil petrol kesintisi uyguladı; bu, Çin’in günlük 11 milyon varillik petrol ithalatının %20’sinden fazlası.

Tarih gösteriyor ki yükselen bir güç mevcut bir güce yaklaştığında çatışma kaçınılmazdır: Almanya, İngiltere’yi geçmeye çalışınca I. Dünya Savaşı çıktı; Almanya ve Japonya, İngiltere ve ABD’yi geçmeye çalışınca II. Dünya Savaşı patlak verdi; Sovyetler Birliği ABD’ye yaklaşınca Soğuk Savaş başladı. Şimdi Çin, 20-30 yıl içinde Amerika’ya ekonomik olarak yaklaşacak ve belki de geçecek; bu, ABD için varlık krizi anlamına geliyor.

ABD’nin hesapları Çin’in enerji kaynaklarını ve sanayi için gerekli petrol ve gazı kontrol altına almak üzerine kurulu. Çin dört kaynaktan enerji sağlıyor:
1. Rusya – Ukrayna savaşının gölgesinde, ABD yaptırımlarıyla sınırlı.
2. Venezuela ve İran – Petrol akışı kesilmiş durumda.
3. Suudi Arabistan – İran savaşıyla üretim kısıtlanıyor.

İran savaşı ayrıca İpek Yolu ticaretini aksattı; Çin’in gelecekteki ticaret yolları zorlanıyor. Enerji kaynakları kesildi, ticaret yolları engellendi ve geriye tek sıcak nokta kaldı: Tayvan, 21. yüzyıl teknolojisinin çoğuna hakim bir bölge.

ABD’nin önceki tüm hamleleri Çin’i zayıflatıp Tayvan’a karşı hazırlık niteliğinde. Aynı zamanda Körfez ülkelerinin Amerikan silahlarını artırmasını sağlayarak gelecekten kâr elde edecek.

ABD’nin Beş Hedefi ve Bölgesel Sonuçlar
1. Çin’in enerji ihracatını kesmek
2. Çin’in gelecekteki ticaret yollarını engellemek (İpek Yolu)
3. Orta Doğu’yu kontrol altına almak, İsrail’e bölge liderliği hazırlamak
4. Gelecekte kâr elde etmek ve Körfez ülkelerine savaş maliyetini yüklemek (~2,5 trilyon dolar)
5. Tayvan karşılaşması öncesi Çin’i zayıflatmak

Bölgesel olarak:
• Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, ABD’nin stratejik güvenlik garantilerine bağımlı hâle geldi.
• Mısır, Süveyş Kanalı ve Doğu Akdeniz’in güvenliği açısından potansiyel tehdit altında.
• Türkiye, hem bölgesel güvenlik hem enerji akışları açısından dengeli bir dış politika yürütmek zorunda.

Dini Dayanak ve Büyük Armageddon

Trump, bu savaşa dini bir dayanak ve Netanyahu ile anlaşmalı olarak “Büyük Armageddon Savaşı” adıyla girdi; Büyük İsrail ve kıyamet savaşı hedefleriyle bağlantılı. Başlangıçta amaç İran rejimini değiştirmekti; İsrail’in yönlendirmesiyle İran liderliği hedef alındı (Şeyh Hamenei ve 44 üst düzey asker öldürüldü). Ancak Trump, bu hedefi gerçekleştiremeyeceğini görünce geri çekildi.

Sonraki hedefler: İran’ın nükleer tehdidini engellemek (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı reddetti), füzelerini etkisiz hale getirmek ve marjinal topluluklarda ayaklanmayı tetiklemek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.