Türkiye’de evlenme çağında olup hiç evlenmemiş yurttaşların sayısı 20 milyona ulaştı. Ekonomik koşullar, yaşam maliyetleri ve toplumsal dönüşüm, evlilik oranlarındaki düşüşte belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.
Haber Giriş Tarihi: 16.02.2026 10:02
Haber Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 10:06
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
Toplumun temel dinamiklerinden biri olarak görülen evlilik kurumunda dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.
Türkiye’de evlenme çağında olup hiç evlenmemiş yurttaşların sayısının 20 milyona ulaştığı bildirildi. Açıklanan veriler, ülkede evlilik oranlarının düşüş eğilimini sürdürdüğünü ve demografik yapıda önemli bir değişimin yaşandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekonomik koşullar, yaşam standartları, kariyer öncelikleri ve toplumsal dönüşümün bu artışta belirleyici rol oynadığını değerlendiriyor.
Evlilik oranlarındaki düşüş demografik yapıyı etkiliyor
Son yıllarda Türkiye genelinde evlilik sayılarında belirgin bir azalma gözlenirken, evlenme çağındaki bireyler arasında hiç evlenmemiş olanların sayısının 20 milyona ulaşması dikkat çekti. Bu durum, yalnızca bireysel tercihlerin değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal şartların da evlilik kararını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Artan konut fiyatları, düğün maliyetleri ve geçim sıkıntısı, gençlerin evlilik planlarını ertelemesine ya da tamamen vazgeçmesine neden oluyor.
Ekonomik koşullar evlilik kararında belirleyici oluyor
Uzmanlara göre özellikle genç yurttaşlar arasında iş güvencesi ve gelir istikrarı sağlanmadan evlilik adımı atılmıyor. Büyükşehirlerde yaşam maliyetlerinin yükselmesi, kira fiyatlarının artışı ve temel ihtiyaç harcamalarındaki yükseliş, evlilik kararını doğrudan etkiliyor. Ekonomik bağımsızlık sağlanmadan kurulan birlikteliklerin sürdürülebilirliğine dair kaygılar da evlilik yaşını yukarı çekiyor.
Toplumsal dönüşüm bireysel tercihleri öne çıkarıyor
Öte yandan, değişen toplumsal değerler ve bireyselleşmenin artması da evlilik oranlarını etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. Kariyer planlaması, kişisel gelişim hedefleri ve özgür yaşam tercihleri, özellikle büyük şehirlerde evliliğin zorunlu bir yaşam aşaması olarak görülmemesine yol açıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte benzer eğilimlerin yaşandığını belirtiyor.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye toplumunun demografik ve sosyolojik açıdan yeni bir eşikten geçtiğine işaret ediyor. Evlilik kurumundaki bu değişimin uzun vadede nüfus artış hızına ve aile yapısına nasıl yansıyacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Türkiye’de sessiz bir kırılma mı yaşanıyor?
Türkiye’de evlenme çağında olup hiç evlenmemiş yurttaşların sayısı 20 milyona ulaştı. Ekonomik koşullar, yaşam maliyetleri ve toplumsal dönüşüm, evlilik oranlarındaki düşüşte belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor.
Toplumun temel dinamiklerinden biri olarak görülen evlilik kurumunda dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı.
Türkiye’de evlenme çağında olup hiç evlenmemiş yurttaşların sayısının 20 milyona ulaştığı bildirildi. Açıklanan veriler, ülkede evlilik oranlarının düşüş eğilimini sürdürdüğünü ve demografik yapıda önemli bir değişimin yaşandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekonomik koşullar, yaşam standartları, kariyer öncelikleri ve toplumsal dönüşümün bu artışta belirleyici rol oynadığını değerlendiriyor.
Evlilik oranlarındaki düşüş demografik yapıyı etkiliyor
Son yıllarda Türkiye genelinde evlilik sayılarında belirgin bir azalma gözlenirken, evlenme çağındaki bireyler arasında hiç evlenmemiş olanların sayısının 20 milyona ulaşması dikkat çekti. Bu durum, yalnızca bireysel tercihlerin değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal şartların da evlilik kararını doğrudan etkilediğini gösteriyor. Artan konut fiyatları, düğün maliyetleri ve geçim sıkıntısı, gençlerin evlilik planlarını ertelemesine ya da tamamen vazgeçmesine neden oluyor.
Ekonomik koşullar evlilik kararında belirleyici oluyor
Uzmanlara göre özellikle genç yurttaşlar arasında iş güvencesi ve gelir istikrarı sağlanmadan evlilik adımı atılmıyor. Büyükşehirlerde yaşam maliyetlerinin yükselmesi, kira fiyatlarının artışı ve temel ihtiyaç harcamalarındaki yükseliş, evlilik kararını doğrudan etkiliyor. Ekonomik bağımsızlık sağlanmadan kurulan birlikteliklerin sürdürülebilirliğine dair kaygılar da evlilik yaşını yukarı çekiyor.
Toplumsal dönüşüm bireysel tercihleri öne çıkarıyor
Öte yandan, değişen toplumsal değerler ve bireyselleşmenin artması da evlilik oranlarını etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. Kariyer planlaması, kişisel gelişim hedefleri ve özgür yaşam tercihleri, özellikle büyük şehirlerde evliliğin zorunlu bir yaşam aşaması olarak görülmemesine yol açıyor. Uzmanlar, bu dönüşümün yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını, küresel ölçekte benzer eğilimlerin yaşandığını belirtiyor.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye toplumunun demografik ve sosyolojik açıdan yeni bir eşikten geçtiğine işaret ediyor. Evlilik kurumundaki bu değişimin uzun vadede nüfus artış hızına ve aile yapısına nasıl yansıyacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler