Krizin gölgesinde sürpriz Çin uçuşu: Masada ne var?
Krizin gölgesinde sürpriz Çin uçuşu: Masada ne var?
Rusya temaslarının ardından rotasını Uzak Doğu'ya çeviren İran Dışişleri Bakanı'nın Çin ziyareti, küresel gerilimin ortasında yeni senaryoları gündeme getirdi.
Haber Giriş Tarihi: 05.05.2026 13:52
Haber Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 13:55
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
ABD ve İsrail ile yaşanan sıcak çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel petrol piyasasını sarsan İran'dan dikkat çekici bir diplomatik hamle daha geldi. Geçtiğimiz hafta Rusya'nın St. Petersburg kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kritik bir görüşme gerçekleştiren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yeni ve stratejik temaslarda bulunmak üzere bugün Çin'e gidiyor. Arakçi'nin bu kritik uçuşu, çıkmaza giren ABD müzakerelerinin ve bölgedeki deniz ablukasının gölgesinde gerçekleşiyor.
Pekin'in ikili stratejisi
Çin'in, tırmanan bu krizde nasıl bir tutum sergilediği ise uluslararası basının merceğinde yer alıyor. ABD merkezli The New York Times gazetesinin analizine göre Çin yönetimi, hem Washington hem de Tahran üzerinden stratejik bir avantaj sağlama peşinde. Analizde, Pekin'in bir yandan İran'ı müzakere masasına oturmaya zorladığı, diğer yandan ise ticari kanalları açık tutarak çift taraflı bir politika yürüttüğü öne sürüldü. ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşan Pekin ziyareti öncesinde, Çinli şirketlerin İran ordusuna fayda sağlayabilecek malzeme ihracatını sürdürmesi de bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Körfez'de sular durulmuyor
Diplomatik trafik hızlanırken, bölgedeki askeri gerilim ekonomik dengeleri altüst etmeye devam ediyor. Şubat ayında başlayan ABD-İsrail ortak saldırıları sonrası İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari geçişlere kapatması, küresel petrol fiyatlarında yüzde 80'e varan devasa bir artışa neden olmuştu. Nisan ayında varılan ateşkesin ardından Pakistan arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin çökmesiyle birlikte ABD, İran'a yönelik sert bir deniz ablukası başlattı. Süreç içerisinde Umman Denizi'nde ABD'nin İran ticari gemilerine el koymasına, Tahran yönetimi İsrail bağlantılı gemilere müdahale ederek karşılık verdi.
Trump o teklifi reddetti
Savaşın sonlandırılması için masaya getirilen son diplomatik çaba da şimdilik duvara çarpmış görünüyor. İran, arabulucu Pakistan üzerinden Washington'a 14 maddelik kapsamlı bir nihai müzakere taslağı iletti. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İsrail devlet televizyonuna yaptığı değerlendirmede Tahran'ın teklifine kapıları kapattı. İran'ın bir anlaşma yapmak istediğinin farkında olduğunu belirten Trump, sunulan 14 maddelik metni bizzat incelediğini vurgulayarak, "İçerisinde kabul edemeyeceğim şeyler var. Bu teklif benim için kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Krizin gölgesinde sürpriz Çin uçuşu: Masada ne var?
Rusya temaslarının ardından rotasını Uzak Doğu'ya çeviren İran Dışişleri Bakanı'nın Çin ziyareti, küresel gerilimin ortasında yeni senaryoları gündeme getirdi.
ABD ve İsrail ile yaşanan sıcak çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel petrol piyasasını sarsan İran'dan dikkat çekici bir diplomatik hamle daha geldi. Geçtiğimiz hafta Rusya'nın St. Petersburg kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kritik bir görüşme gerçekleştiren İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yeni ve stratejik temaslarda bulunmak üzere bugün Çin'e gidiyor. Arakçi'nin bu kritik uçuşu, çıkmaza giren ABD müzakerelerinin ve bölgedeki deniz ablukasının gölgesinde gerçekleşiyor.
Pekin'in ikili stratejisi
Çin'in, tırmanan bu krizde nasıl bir tutum sergilediği ise uluslararası basının merceğinde yer alıyor. ABD merkezli The New York Times gazetesinin analizine göre Çin yönetimi, hem Washington hem de Tahran üzerinden stratejik bir avantaj sağlama peşinde. Analizde, Pekin'in bir yandan İran'ı müzakere masasına oturmaya zorladığı, diğer yandan ise ticari kanalları açık tutarak çift taraflı bir politika yürüttüğü öne sürüldü. ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşan Pekin ziyareti öncesinde, Çinli şirketlerin İran ordusuna fayda sağlayabilecek malzeme ihracatını sürdürmesi de bu stratejinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Körfez'de sular durulmuyor
Diplomatik trafik hızlanırken, bölgedeki askeri gerilim ekonomik dengeleri altüst etmeye devam ediyor. Şubat ayında başlayan ABD-İsrail ortak saldırıları sonrası İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari geçişlere kapatması, küresel petrol fiyatlarında yüzde 80'e varan devasa bir artışa neden olmuştu. Nisan ayında varılan ateşkesin ardından Pakistan arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerin çökmesiyle birlikte ABD, İran'a yönelik sert bir deniz ablukası başlattı. Süreç içerisinde Umman Denizi'nde ABD'nin İran ticari gemilerine el koymasına, Tahran yönetimi İsrail bağlantılı gemilere müdahale ederek karşılık verdi.
Trump o teklifi reddetti
Savaşın sonlandırılması için masaya getirilen son diplomatik çaba da şimdilik duvara çarpmış görünüyor. İran, arabulucu Pakistan üzerinden Washington'a 14 maddelik kapsamlı bir nihai müzakere taslağı iletti. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İsrail devlet televizyonuna yaptığı değerlendirmede Tahran'ın teklifine kapıları kapattı. İran'ın bir anlaşma yapmak istediğinin farkında olduğunu belirten Trump, sunulan 14 maddelik metni bizzat incelediğini vurgulayarak, "İçerisinde kabul edemeyeceğim şeyler var. Bu teklif benim için kabul edilemez" ifadelerini kullandı.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler