Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"
Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"
Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası’nın 98. gününde, yaklaşık 19 aydır tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasını vermeye başladı. Duruşma salonunda birlik ve dayanışma vurgusu yapan İmamoğlu, "Bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağım" dedi.
Haber Giriş Tarihi: 14.10.2026 14:59
Haber Güncellenme Tarihi: 14.10.2026 15:03
Kaynak:
Haber Merkezi
https://haberdeger.com/
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi kompleksinde yürütülen ve 53’ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nın 98. oturumunda kritik bir aşamaya geçildi. 19 Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu, geniş güvenlik önlemleri altında getirildiği salonda ilk savunmasını yaptı. İmamoğlu ve avukatlarının savunma sürecinin 4 gün boyunca devam etmesi öngörülüyor. Duruşmayı İmamoğlu’nun ailesinin yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tiyatro oyuncusu İlyas Salman ve yazar Sunay Akın ile çok sayıda partili takip etti.
"Böyle bir yargılama fiziti Türk yargısı adına üzücü"
Duruşma salonunun fiziki yapısına ve yargılama koşullarına tepki göstererek savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, adil bir yargılama ortamının tesis edilmediğini savundu. İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle bugün burada, Silivri’de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75’inin, 80’inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisindeyiz. Yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri’de bir kampüste, 'Avrupa’nın en büyük salonu' diye lanse edilen duruşma salonundayız. Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil; mahkemenin bu şekilde tasarlanmasının, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Türk yargısı adına da üzücü."
"Demokrasi adına herkesi selamlıyorum"
Her zamanki gibi Silivri’deki cezaevinden duruşma salonuna nakledildiğini belirten İmamoğlu, şunları kaydetti: "Halkımıza, insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbul hemşehrilerim olmak üzere bütün ülkemize, hatta dünyada demokrasiyi, adaleti takip eden ve dünyada demokrasinin, adaletin yaşaması için mücadele edenlere; ona, o duygulara, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim. Bu yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem de dünyada bu şekilde düşünen bütün insanlığı sevgiyle, saygıyla, demokrasi adına, adalet adına selamlıyorum. Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla gerçekten tarifsiz bir tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikayelerini barındırmaktadır"
Sanık aileleri ve "ADA" vurgusu
Aylardır birlikte yargılandığı mesai arkadaşlarına ve tutuklu yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’na (ADA) özel olarak teşekkür eden İmamoğlu, cezaevi sürecinde ailelerin ve çocukların büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Duruşma salonundaki yol arkadaşlarına duyduğu güveni ifade eden İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Buradaki arkadaşların büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a, Beylikdüzü’ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımın altını çiziyorum tekrar. Onlarla da gurur duyuyorum açıkçası. Sadece ben değil, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Tarihi bir mücadele hattı kurdular: Aile Dayanışma Ağı (ADA). Burada yaşanan şey normal bir yargılama süreci olmadı, olmuyor. Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. 500-600 kilometre, Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam, elimdeki ekmeğimle, aşımla o ailelerin yanında olacağımı; sadece onların değil, bu ülkede hapislerdeki kader mahkumlarının da yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi, bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"
Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde görülen İBB Davası’nın 98. gününde, yaklaşık 19 aydır tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu savunmasını vermeye başladı. Duruşma salonunda birlik ve dayanışma vurgusu yapan İmamoğlu, "Bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağım" dedi.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi kompleksinde yürütülen ve 53’ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nın 98. oturumunda kritik bir aşamaya geçildi. 19 Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu, geniş güvenlik önlemleri altında getirildiği salonda ilk savunmasını yaptı. İmamoğlu ve avukatlarının savunma sürecinin 4 gün boyunca devam etmesi öngörülüyor. Duruşmayı İmamoğlu’nun ailesinin yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tiyatro oyuncusu İlyas Salman ve yazar Sunay Akın ile çok sayıda partili takip etti.
"Böyle bir yargılama fiziti Türk yargısı adına üzücü"
Duruşma salonunun fiziki yapısına ve yargılama koşullarına tepki göstererek savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, adil bir yargılama ortamının tesis edilmediğini savundu. İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle bugün burada, Silivri’de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75’inin, 80’inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisindeyiz. Yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri’de bir kampüste, 'Avrupa’nın en büyük salonu' diye lanse edilen duruşma salonundayız. Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil; mahkemenin bu şekilde tasarlanmasının, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Türk yargısı adına da üzücü."
"Demokrasi adına herkesi selamlıyorum"
Her zamanki gibi Silivri’deki cezaevinden duruşma salonuna nakledildiğini belirten İmamoğlu, şunları kaydetti: "Halkımıza, insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbul hemşehrilerim olmak üzere bütün ülkemize, hatta dünyada demokrasiyi, adaleti takip eden ve dünyada demokrasinin, adaletin yaşaması için mücadele edenlere; ona, o duygulara, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim. Bu yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem de dünyada bu şekilde düşünen bütün insanlığı sevgiyle, saygıyla, demokrasi adına, adalet adına selamlıyorum. Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla gerçekten tarifsiz bir tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikayelerini barındırmaktadır"
Sanık aileleri ve "ADA" vurgusu
Aylardır birlikte yargılandığı mesai arkadaşlarına ve tutuklu yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’na (ADA) özel olarak teşekkür eden İmamoğlu, cezaevi sürecinde ailelerin ve çocukların büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Duruşma salonundaki yol arkadaşlarına duyduğu güveni ifade eden İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Buradaki arkadaşların büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a, Beylikdüzü’ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımın altını çiziyorum tekrar. Onlarla da gurur duyuyorum açıkçası. Sadece ben değil, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Tarihi bir mücadele hattı kurdular: Aile Dayanışma Ağı (ADA). Burada yaşanan şey normal bir yargılama süreci olmadı, olmuyor. Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. 500-600 kilometre, Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam, elimdeki ekmeğimle, aşımla o ailelerin yanında olacağımı; sadece onların değil, bu ülkede hapislerdeki kader mahkumlarının da yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi, bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum."
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist
En Çok Okunan Haberler